Anayasa’nın bazı maddeleri için 12 Eylül’de Referanduma gidilecek.
Değişmesi istenen maddelerin ne getirip ne götüreceği hala uzmanlar tarafından tartışılıyor.
Hükümet ve iktidar çevrelerine bakarsanız, her şey çok daha güzel olacak.
Muhalefete bakarsanız AKP kendinden olmayanları tasfiye edecek, yargıda da kendi yandaş düzenini kuracak.
Yandaş medya AKP’nin göz boyama maddelerini, muhalefet ise hukuku AKP’leştiren maddeleri anlatıyor. Herkes kendine göre uzmanlar bulup konuşturuyor.
Açıkça görülüyor ki 12 Eylül’e kadar sürecek olan bu yönlendirme tartışmaları içinde halkamızın çok büyük bir çoğunluğu tam olarak bilgi sahibi olamadan oy kullanacak.
Sonuç olarak 12 Eylül’de AKP’yi destekleyip desteklememe konusunda karar vereceğiz.
Halinden memnun olanlar “Evet”, memnun olmayanlar “Hayır” diyecek.
Kurumları ve toplumu “bizimkiler” ve “ötekiler” diye ayrıştırmaya devam eden AKP, çıkacak oy oranına göre yeni politikalar uygulamaya devam edecek.
***
Eğer oy oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarsa, AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı dahil herkese ve her kuruma doğrudan müdahale eder duruma gelecek.
Basına daha çok yüklenecek ve köşe yazarlarını işten attırabilecek.
Parti içindeki hakimiyeti tartışmasız sürecek.
Çoğu zaman danışmanlarını dinlemeyecek ve metinsiz konuşmaları artacak. Promtırdan (camdan) yazılı metni okumak yerine doğaçlama konuşmak isteyecek.
Makamına oturan çocuğa “Astığın astık, kestiğin kestik” dediği gibi içindeki duygular dışına vuracak.
“Ananı da al git” tarzı söylemleri artacak.
***
AKP yüzde 40’ı geçerse;
-Öncelikle özelleştirme politikalarını hızlandıracak ve başta termik santraller olmak üzere diğer kamu varlıklarını satacak.
-Köylünün Ziraat Bankası, esnafın Halk Bankası ve Vakıf Bank’ın satışı hızlanacak.
-İşsizlik sorunu sorun olmaktan çıkacak ve AKP istihdam ekonomisini küçümsemeye devam edecek.
-Hayvancılık yok sayılacak, çocukları ve yandaşları hayvan ve et ithal edip köşeyi dönecekler. Bizimkiler işsizler ordusuna katılacak.
Tarım sektörü yine dışlanacak ve tohum için tamamen dışa bağımlı hale geleceğiz. Yeni işsizler doğacak.
-Çalışanların reel ücretleri gerileyecek.
-Sendikalar Yasası hemen çıkartılıp, elleri kolları tamamen bağlanacak.
-Sendikal örgütlenme engellenip, taşeron sistemi her sektöre yerleştirilecek. İnsanlar saatlik ücretlerle çalıştırılır hale getirilecek. İşçi büroları adıyla köle ticareti yapılacak.
-Emekliler daha da zor duruma düşecek, İntibak Yasası çıkmayacak.
-İthalat teşviki sürecek, başta sanayici olmak üzere tüm alanlarda yerli üretim gerileyecek. Yeni işsizler doğacak.
-Ticaret dengemiz daha da bozulacak. Üretmeden tüketen bir toplum olmaya devam edeceğiz. Dış borçlarımız daha da artacak. Hepimiz bankalar aracılığıyla tüketime yönlendirileceğimiz için bizim borçlarımız da artacak.
-Hastaneler daha çok ticarileşecek, emekliden daha fazla sağlık kesintisi yapılacak.
-Eğitim daha çok ticarileşecek, okullar yandaş vakıflara devredilecek. Velilerden daha çok para istenecek.
-Yoksulluk daha da yaygınlaşacak.
-Yandaş şirketler çoğalacak ve yolsuzluk artacak.
-Toplum daha çok ayrışacak. Kurumlar daha çok zayıflayacak. Yeteneğe, bilgiye bakılmadan yandaş kadrolaşması hızlanacak. Devlet kavramı daha da zayıflayacak.
-Zonguldak’a Filyos hikâyeleri anlatılacak. Yollar daha ağırdan yapılacak. Tren seferleri tamamen kaldırılacak. Havayolu unutulacak ve Zonguldaklı Ankara’ya gidemeyecek.
-ÇATES satılacak ve maden ocaklarına işçi alınmayacak.
Eğer bunları istemiyorsak Anayasa’ya yani AKP’ye “Hayır” diyeceğiz.
|