Haber Detayı
31 Temmuz 2019 - Çarşamba 17:13 Bu haber 4976 kez okundu
 
- Haberi

Taşkömürünün başkenti olunca, kaderinde göçük, grizu,  ölüm ve gözyaşı olması kaçınılmaz oluyor elbette.

Bulunuşundan bu yana, gözyaşı karıştırılmadan üretilemeyen taşkömürü üzerine yakılan ağıtların, bundan böyle de sürmesi kuvvetle muhtemel.

Seçilmiş ve atanmışlar, ‘Zonguldak’ın varlık sebebi’ olan taşkömürü üretim alanlarındaki ‘İş kazaları’ üzerinde düşünüp taşınırken(!); devlet, özel sektör ve kaçak ocak fark etmeden gözyaşları  sürüyor.

Zonguldak Maden Havzasında bu gün devlet (7 bin işçi), Özel Sektör (3 bin işçi) ve kaçak ocaklar(bin 500 işçi) ile yöre ve ülke ekonomisine katkı için çalışıyor, risk alıyor.

Madencilikte 170 yıllık geçmişi olan Zonguldak, her üç üretim modelinde de sıkıntılar yaşıyor ve çözümler arıyor.

Zonguldak maden havzası, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan yardımcısının katılacağı ve Türkiye Taşkömürleri Kurumunda istihdam-üretim, redevanslı sahalarda iyileştirme ve kaçak ocakların gündeme getirileceği toplantıya hazırlanırken, gündeme yine gözyaşı ve ölüm düştü.

Bu kez devlet ocağı veya kaçak ocak değildi belki ama; özel sektör ocağında olsa da ölümün adı yine göçük oldu.

Zonguldak/merkez Rat Mahallesinde, özel maden ocağında, kömür üretimi esnasında, tavan çökmesi sonucu, mahsur kalan üç işçiden Alper Kıransoy, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata tutunamadı.

Elim kazanın tek olumlu yanı göçükte kalan iki insanımızın (Volkan Kıransoy ve Mehmet Demirkurt) yaralı kurtarılmaları neticesi hayata tutunmaları haberi oldu.

Bu güne kadar atılan nutuklar, işçi sağlığı-iş güvenliği konusunda alınan önlemler, dökülen gözyaşları bir umut olmayı başaramadı.

İnşallah, bu gün dökülen gözyaşları ‘Belki’ umudu ile bir işe yarar.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ,
Yorumlar
Haber Yazılımı