Haber Detayı
17 Şubat 2020 - Pazartesi 18:02 Bu haber 2393 kez okundu
 
CHP’YE, İL KONGRESİ SONRASI BAKIŞ
GÜNDEM Haberi
CHP’YE, İL KONGRESİ SONRASI BAKIŞ

CHP’YE, İL KONGRESİ SONRASI BAKIŞ

Cumhuriyet Halk Parti (CHP) Zonguldak il kongresi neticesinde ‘Kurmay ve Kurnaz’ birliği kadar sonuç itibarıyla sayısal ezici bir üstünlük yada ‘Birlik’ görüntüsü çıkmadı.

Pazar günü saat:14.00 itibarıyla ayrıldım kongre salonundan ve görüşümü dün ‘kazanan 50 farkla kazanmaz’ diyerek yansıtmıştım. Sonuç ortada. Murat Pulat:250 oy, Hakkı Güney 210 oy aldılar.

Seçim öncesi ‘Taktik’ icabı Turan Oral’ı ortaya atanlar, kongre süreci içinde, değişen şartlara göre ‘Miad’ı dolan Turan Oral’dan desteklerini çekip, ortada bıraktılar.

İşte politika böyle bir iş… Tabanda ‘Sayısal’ ve ‘Siyasal’ etkinliğin yoksa, anında, yeniden ‘İhtiyaç’ hasıl olana kadar ‘Yedekte’ tutarlar. Onun içindir ki, politika, ‘Tavlamasını bildiği gibi harcamasını bilme’ açısından, ‘Güçlülerin Siyaset sanatıdır’

‘Birlik sağlanamadı’ derken, merkez ilçe kongresinde de oylar yakın çıkmıştı. Ebru Uzun:134 oy, Sevgi Alay: 101 oy, Osman Zaimoğlu: 80 oy almıştı.

İl kongresinde, ilginç ‘Saf’ operasyonları vardı. Ebru Uzun’u destekleyen Eski Vekil Harun Akın bu kez ‘Hakkı Güney’in ‘Arkasında’ gözüktü. Eski Vekil Şerafettin Turpçu ise Murat Pulat’ın yanında oldu.

Merkez ilçe delege seçimleri esnasında, parti içi ‘Sosyalist’ grubun ileri sürdüğü isimler arasındaydı Murat Pulat. CHP eski belediye başkanlarından Nadir Pulat’ın oğlu olan Murat, ‘Yumuşak’ siyasi yapısı nedeniyle ‘Stratejik aday’ olmayı başardı. Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ile Şerafettin Turpçu’yu aynı ‘Katagori’ içinde göstermeyi başardı.

Merkez ilçeyi kaybedenler, ‘İl’ ile rövanşı aldılar. Arada40 oy fark var. ‘Tasnif ’te 40 oyu kullanılan/kullanılmayan oylardan bulmak kolay gibi…500 delege oy kullanacaktı ya?210+250= 460. Demek ki 40 kişi oy kullanmamış. Bunların 20 tanesi hazıron cetveline imza atmamış. Yani, kongreye hiç gelmemiş. Hazıron’a imza atıp oy kullanmadan gidenlerde 20 kişi. Netice de paylaşım ‘Hakça’ olmuş.

Bu matematik sonuca göre Murat ‘Sayısal’ olarak kazanmış ama bence muhalefete ‘Siyasal’ olarak  ‘Üstünlük’ kuramamış. ‘Dediğim dedik’ teranesi tutturursa, sıkıntı artar.

Görünüş o ki, mevcut iki seçilmiş vekil Deniz Yavuzyılmaz ve Ünal Demirtaş, kulisler dışında kalmış. Bu gün ‘Konge kazandım’ diyenler ‘Böbürlenmelerini sürdürürse’ CHP erimeye devam eder.

Kongre sürecinde görülen, Çaycuma ile Alaplı, kendi içinde birliktelik sağlayıp, ‘Yekün’ oluşturdu. Diğer ilçelerden ‘Yarım porsiyon’ desteklerle, dereyi geçtiler. Aslında, CHP’li belediyeler ‘Aktif rol’ üstlendi diyebiliriz. Adnan Akgün(Çatalağzı) Nuri Tekin(Alaplı)ve Bülent Kantarcı(Çaycuma)bunun delili. Bir ilginçlikte Turpçu’ya üst kurulda yer bulunamayışı. Pulat, ‘Protestoları’ demek ki böyle ‘İzole’ etmiş.

Peki sırada ne var? Elbette, temizlik var. Mesela, Hakkı Güney cephesinde görülen Kadın Kolları başkanı Merve Kır, en kısa zamanda değiştirilir. Mesela, ‘Merkez ilçe yönetiminde’ olup, gurup kararına uymayan yöneticiler ayıklanır.

Operasyon Çaycumada başladı bile.Başkan  Kantarcı , sosyal medya hesabından”Çaycuma kadın kolları başkanı vakit geçirmeden istifa etmeyi düşünmelidir “ dedi.

 

Ünal Vekil Kongrede ‘Yerel seçimlerde partimiz aleyhinde çalışanlar’ diyerek, ‘Kaşıntının’ devam edeceği işaretini verdi.

Görünen o ki; kaybedilen Zonguldak-Kilimli ve Kozlu Belediye seçimlerinin ‘Sorumluları’ karşısında  kazanmak üzere bir ‘Kurgu’ yapılmış.

Ancak, ilçeler bazında bakıldığında, “Gelecek seçimlerin (2025) matematiği içinde olmak isteyenler, kendi aralarındaki hesaplaşmalar için, ‘Savaş baltalarını’ nasıl gömdüler?” sorusu geliyor ortaya.

Bülent Kantarcı, Nuri Tekin, Halil Posbıyık, Şerafettin Turpçu, Erol Sarıal, Ali İhsan Köktürk, Umut Başoğlu, Halil Furat gibi isimler; bu güne kadar politikalarını hep, ‘Parti içi adam eksiltme’ taktiği üzerine kurmuş isimler. Ancak, ‘Önseçim yapılacak’ sözü bu isimleri birleştirebilir.  ‘Önseçim’ tabanın sesine ‘Çare’ açısından bulunmaz velinimet. Ancak, ‘Genel Merkez’ dizginlerin elde tutulması açısından buna yanaşır mı? Belediye seçiminde yapılan ‘Önseçim’ neticesini biliyoruz. Genel Merkez, ‘Zonguldak’ta hata yapıldı’ diye ‘Günah’ çıkartmıştı.

 SONUÇ: Tanıdık, bildik CHP. Yine ‘Beklenen’ ötesine geçmedi. Tartışmayı bitirmedi, yarıda bıraktı.

Bu sonuç, mevcut milletvekillerini daha çok çalışmaya sevk edecek .İl kongresinin kazanılmasındaki ‘Etken’ maddeler, büyük ihtimalle törpülenecek. ‘İttifak sistemi’ ile yeni kurulacak partiler ve iktidarın dokunuşlarıyla CHP devrilmeye devam edecek…

 

ZONGULDAK’TAKİ SIĞINMACI VE GÖÇMENLER

Güney sınırımızdaki ‘Savaş’ sonrası, ülkemizde ‘Mülteci/sığınmacı’ veya başka isimlerle anılan ‘Göçmen’ tartışmaları arttı. ‘Suriye sınırı’ sürekli gündemde olduğu için, daha ziyade ‘Göçmen/mülteci/sığınmacı’ gibi akla gelen tüm yabancıları temsilen ‘Suriyeli’ yakıştırması yapılıyor.

Geçenlerde bu konuda kısa bir anektod yazmıştım. Zonguldak’taki roman vatandaş sayısı ile ‘Yabancı’ statüdeki sayı eşit ve ‘Asayiş’ açısından yabancıların topluma verdikleri “Sıkıntı’ yok” demiştim. Gerçekten de Zonguldak’ta ‘Yabancı’ statüsündeki insanların ‘Asayiş’ açısından sıkıntı piyasaya yansımadı.

Hemen belirtelim, Zonguldak’taki ‘Yabancı’ sayısı içinde mülteci, öğrenci, geçici koruma altında olanlar, uluslararası koruma kapsamındakiler, ikamet izinlilerin hepsi var.

Rakam olarak baktığımızda, Zonguldak’ta geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sayısı 624 olarak gözüküyor. İkamet izni alanların sayısı: 2. 075, Uluslararası koruma kapsamındakilerin sayısı ise 2. 700.

Üniversitedeki öğrencileri de kapsama alnına soktuğumuzda rakam 6 bin civarında seyrediyor.

Zonguldak’ta yabancı sayısı içinde Afganlıların en büyük paya sahip oldukları ileri sürülüyor. Yabancılar arasında santrallerde çalışan işçiler de bulunuyor.

OLDU OLACAK!..

MERKEZ ÇARŞISINADA BİR TABELA TAKIN

İçişleri Bakanlığı açıklama yaptı ve illerde ‘Metruk yapılar’ hedef gösterildi.

Zonguldak’ta ‘Metruk Yapılar’ konusunda, girişim/müdahale yapıldı mı bilmiyoruz. Müdahaleyi yapacak olan Emniyet ve belediyelerden böyle bir açıklama gelmedi.

Ancak, bu arada ‘Değişik’ bir çalışma şekli çıktı ortaya.

Şehir merkezinde, heyelan ve çökmesi kuvvetle muhtemel bazı yerlere tabelalar çakılmış. Bariyerler, tel örgüler yayılmış.

İşte size iki örnek...  Biri Zonguldak Otobüs terminali yanı.. ‘Araç park etmek yasaktır’ tabelasının üstündeki evde ‘İskan’ var. Tabelaya bakılırsa, araç candan daha kıymetli…

Bir görüntü de Mehmet Çelikel Lisesi yanında, yıkılan eski Öğretmenevi inşaat kalıntılarının olduğu kısım. “Çevre ve Şehircilik il müdürlüğü 15199 sayılı kararıyla istinat duvarı yıkılma tehlikesi bulunduğundan araç ve yaya girişi yasaktır” tabelası çakılmış.

Dünyanın hangi ülkesinde, ‘Olması kuvvetle muhtemel’ böyle ‘Tehlikeli ortamlar’ için, bu kadar ‘Basit’ önlemler(!) alınabilir ki?

Sayın Vali Erdoğan Bektaş’ın, ölümlü ‘Kaçak ocak’ olayından sonra yaptığı ‘Allah, akıl fikir versin bize’ açıklaması geldi aklıma.

Köstebek usulü kömür çıkartılan kaçak ölüm çukurlarını, insanlarımız Allah’ın verdiği akıllar ile açmıyor mu? Akılsız olsalar, ölümü göze alıp, çıkarttıkları kömürlerle, ailelerini geçindirebilirler mi?

Şimdi… Üzerinde iskânlı bina bulunan bu uçurum altındaki heyelan mıntıkası üzerine ‘Araç park etmeyin’ demek ne demek? Varsayalım ki, vatandaş aracını çekerken heyelan oldu ve vatandaş ‘Sizlere ömür’ gitti.

Ne diyeceğiz? ‘Allah akıl fikir vermediyse ben ne yapayım?’ mı diyeceğiz! Yoksa, ‘Biz oraya tabela çaktık kardeşim, çekmeseydi!’ mi diyeceğiz?

Bu açıdan bakıldığında, ‘Her an yıkılabilir’ raporu olan ve içinde yüz üzerinde esnafın ticaret yaptığı Belediye merkez çarşısına da bir ‘TABELA’ çakılsın.

Sorumluluktan kurtarılsın!...

BALIK TEZGÂHLARI NİYE BOŞ?

Son beş yıldır ‘Denizlerde katliam var’ diye yazıp çiziyoruz. Müdahale olmadı ve gelinen yer ortada. Balıkhanelerde tablalar/tezgâhlar boş. Avlanmak için denize açılanlar, ‘Avuçlarını yalayıp’ dönüyorlar. Ağ bakım ve tayfa paralarını çıkartamıyorlar.

Samimi söylüyorum, ‘Gırgır’ takımları açısından hiç acımıyorum. Balık neslini kuruturcasına, hiçbir yazılı deniz kuralına uymadan, hamsi-istavrit-palamut, sardalya gibi göçmen balıklar başta olmak üzere; barbun, lüfer, çinekop gibi ‘Karadeniz’e has balıkların nesillerini bitirirken attıkları kahkahaları şimdi atsınlar da görelim.

Hamsi ve istavriti ‘Trol’ ile süpürüp, Gürcistan’a balık yemi/unu fabrikalarına taşımanın sonu budur elbette. Türkiye deki balık istihsali yarı yarıya düşmüş.500-600 bin tonlardan 300 bin tonlara gerilemiş istihsal.

Siyasilerin kolladığı balıkçılık sektörünün büyükleri ‘Cırlamaya’ başladılar. ‘Oturup yeni bir yol haritası çizelim’ diyorlar.

Geçen hafta Bolu’da balıkhaneye gittim. Deniz balıkları daha ziyade İzmir civarının balıkları. Daha çok, deniz ve sahil havuzlarının balıkları vardı tablalarda.

Dünyaya ‘Balık ürünleri ihraç eden’ bir ülkeden; neredeyse ‘Balık ithal eden’ ülke durumuna geldik.

Havaların düzelmesiyle birlikte ‘Hamsi’ önce ağlara sonra ‘Tezgâhlara’ gelir mi?

Soruyu ‘Ters açıdan’ soralım. “Yarı yarıya düşen istihsal ve kaybolan balık nesilleri; balıkçılarımızın aklını başına getirmiş midir?”

CHP’Lİ VEKİL DEMİRTAŞ’TAN

AK PARTİLİ VEKİLLERE SORU

Zonguldak, ödediği vergi kadar yatırım alamayan illerin başında geliyor.

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, İl Kongresi’nde önemli açıklamalar yaptı.

Demirtaş, ‘Zonguldak 3’üncü derece yatırım teşvik bölgesinde. Sınır komşusu Düzce ve Bartın ise 4’üncü derece bölgede. Zonguldak’a yatırımcılar gelmediği gibi mevcut yatırımcılarda teşviklerden faydalanmak için Düzce ve Bartın’ı tercih ediyorlar. Zonguldak’ın yatırım teşvik derecesinin yükseltilmesi düşünülmekte midir?

Alooo… Duyuyor musunuz, İktidarın Zonguldak vekilleri?

Kaynak: Editör:
Etiketler: CHP’YE,, İL, KONGRESİ, SONRASI, BAKIŞ,
Yorumlar
Haber Yazılımı