google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber Detayı
01 Haziran 2020 - Pazartesi 15:46 Bu haber 2161 kez okundu
 
İNCİVEZ ‘REZALETLER KADAR’ HİZMET BEKLİYOR
GÜNDEM Haberi
İNCİVEZ ‘REZALETLER KADAR’ HİZMET BEKLİYOR

İNCİVEZ ‘REZALETLER KADAR’ HİZMET BEKLİYOR

İncivez Mahallesi uzun yıllar imara aykırı yapılaşmasıyla Zonguldak gündemine oturmuş bir mahalle. Sonra bu imara aykırı yapıların alt bodrumlarında biriken suları boşaltmak için takılan ‘otomatik su pompaları’ yer aldı medya da.

Alt bodrum kapılarına takılan ‘Kuru kafa resimleri’ ve ‘Dikkat tehlikelidir’ uyarı levhaları…

Yer altı sularının parçaladığı istinat duvarları, kayan mezarlar, bozulan yollar…

Ne hikmetse; imar ya da insani rezaletler, seçilmiş ve atanmışların dikkatini çekmeye yetmedi.

İşin ilginç olduğu kadar, abesle iştigal olan bu görüntülerin olduğu yer; üniversite’nin bulunduğu mahalle olmak itibarıyla, şehrin tanıtım yüzü durumundaydı.

‘İlim/fen’ ve her türlü bilginin sembolü olan Üniversitenin bulunduğu mahallede..

Dolayısıyla, inşaat sektörünün canhıraş kuralsızlıklarla yayıldığı bir alan…

‘Çevre düzenlemesi’ yapılmadan, binaya başlanan ‘İmar rezaleti’ boyutlarını arttıran müteahhitlerin yoğunlaştığı yer…

Bu gün itibarıyla bina ve insan yoğunluğuyla tıkanmış, yaşam kalitesine olumlu etki edecek yeşil alan eksikliğiyle de biliniyor İncivez.

Geçen hafta, genişletilen bir patika yol üzerinde 26 araçlık bir taksi durağı çalışmasından bahsetmiştik.

Sağlık Ocağından sonra, mahallenin ihtiyacı olan bir sorun daha böylece hallediliyordu.

Metropollerin alemci sokaklarında müşteri kovalayan korsan taksileri andıran görüntüler olmayacak artık…

Her ne kadar 1+1 ve 1+0’ların adından sıkça bahsedilse de…

Velhasıl-ı, bir ‘Rezalet’ bombası patlamadıktan sonra, çözüm arayışına girilmiyor. Seçilmiş ve atanmışların keyiflerini ‘Gıdıklamak’ ise çok zor.

Alın size, hizmet ötesinde, en azından bölge insanının yaşam kalitesine dokunacak bir iş…

2017’den bu yana üzerinde durduğumuz TTK’nın eski havalandırma(Vantilatör) tesisi’nde bu güne kadar bir düzenleme yapıl(a)madı.

1955 yapımı ve dıştan dışa 90 bin m2 alanı içindeki tuğla duvarlı,betonarme döşemeli iki katlı platform üzerinde çelik strüktürlü bir kule ve üzerinde çıkışı sağlayan çelik merdivenden oluşuyor bu alan. Tuğla duvarlı platformun bir bölümünden çelik kontriksiyon yapının

Karabük Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucu(23.08.2017) doğal yapısı korunmak üzere tescillendi.

Bu gün itibarıyla kullanılmaz ve gazellere karışmış bir görüntüye sahip bu alan için birçok kez ‘Değerlendirilmeli’ teklifinde bulunduk.

Ancak, ‘Gündelik işlerin telaşından’ olsa gerek, üniversiteli ve mahalle halkının çok amaçlı düzenlenmeyle rahatça kullanabileceği; üniversite çehresini değiştirecek, tanıtım yüzüne etkileri olacak bu alan için maalesef ‘Sağıra yatma’ ve ‘Görmezden gelme’  uygulaması yapılıyor.

Neler mi olur burada?

Üniversiteli yoğun olması itibarıyla bir ‘Bilim merkezi’ olabilir.

Orta ve lise seviyeli gençlere, üniversite’yi özendirmek için ‘Resim-sanat- müzik’ ağırlıklı bir ‘Çocuk sokağı’ olabilir.

Yaşlılara yönelik yine müzik, mozaik, resim ve el sanatları çalışmalarının yapılabileceği atölye düzenlemesi yapılabilir.

Velhasıl-ı Kelam; bu ‘Tescilli alan’ atıl halde bekletilmeyle ‘Koruma altına’ alınmış olmaz.

‘Koruma’ altına almak, en azından ‘Çürümeye terk’ edilmeyişin bir tarif ve tatbiki değil mi?

Efendim, bazıları bana eleştiri yapıyor. ‘Deliye taş gösterme alır kafana vurur’ diyorlar.

Yani, ‘Çok güzel bir yer. siyasi figürler, organize eder, yandaşlarına dümen tutar’ diyorlar.

Ben razıyım.

TTK’nın bu eski havalandırma(Nefeslik) alanı düzenlensin, Zonguldak’ın tanıtım yüzü İncivez ve Üniversite’ye, gençler ve yaşlılar için ‘Kullanım alanı’ haline gelsin de…

 

HAVAİ FİŞEK GÖSTERİSİ FACİAYA DÖNÜYORDU!..

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı münasebetiyle yapılan etkinliklerden biri  şehirde korku yarattı. Havada sönmeyen fişek, düştüğü ormanlık alanı tutuşturdu.

Aslında, tam da Zonguldak Belediyesi’nin işyerlerine gönderdiği tebligatla işyeri ruhsatlarının yenilenmesini istediği bir dönemde, ‘Ruhsatlı’ yapılacak işlerden biri ile ilgili ‘Sorun’ çıkması ilginç.

Bildiğim kadarıyla, resmi ve özel bayramlar ile çeşitli açılışlarda ve kutlamalarda; havai fişek denen ‘Piröteknik maddelerin artış göstermesiyle valiliklerce yasaklanmıştı. Bu maddelerden işaret ve şenlik fişekleri bazı illegal gösterilerde güvenlik güçlerine karşı kullanıldığı da görülmüştür.

19 Mayıs Bayramı çerçevesinde şehrin muhtelif yerlerinden havai fişek gösterileri yapıldı.

Ancak, nerede kimin tarafından atıldığı tespit olunamayan bir fişek, Bahçelievler Mahallesi Gültekin Kızılışık sokak’ta ormanlık alana düşüp yangına sebep oldu.

Yangını gören vatandaşların ikazı ile olay yerine giden mahalleli, çalı-çırpı ile ateşi söndürmeye çalışırken Zonguldak Belediyesi itfaiyesi arandı. Gelmeyince Orman İşletmesi İtfaiyesi arandı.On Temmuz üzerinden gelen arazöz olay yerine intikal edemeyince Gümüşhane mahallesi üzerinden mahalle mezarlığına açılan ham yol ile geldi.

Mal sahibi Turgut Kavi, “Geçen yıl mezarlığa ham yol açılmıştı. Ogan beye teşekkür ederim. Yoksa itfaiye giremez ve binlerce metrekare içindeki orman yanardı. Orman itfaiyesi hem söndürdü hem soğuttu. Teşekkür ederim” dedi. Kavi, havai fişek atanlardan şikayetçi olduğunu, 65 yaş üstü dolayısıyla sokağa çıkamadığını ve oğlunun konu ile ilgili karakol’da ifade verdiğini belirtti.

Merak edilen şu. Şehir esnafına ‘İşyeri ruhsatı’ için tebligat gönderen (Yüzde 100 haklı) Zonguldak Belediyesi’nin ‘Havai fişek atma yetkisine sahip personeli var mı? Bu havai fişek gösterisini kim organize etti. Ormanlık alana sönmemiş fişek düşürme becerisini gösteren kişinin ruhsatı (Patlayıcı madde ateşleyici yeterlilik belgesi) var mı yok mu?

Bekleyelim, görelim.

SİYASET / 4 VARDİYA ve GÜVENLİK

TTK Güvenlikçiler ile ilgili olarak yaptığımız yayınlar epeyce işe yarıyor, yarayacak.

Çünkü bu birim kurumun olmazsa olmazlarından.

TTK’nın ‘Var olmak’ üzerine yaptığı hedef çalışmaları yarım yamalak ilerliyor.

‘Yarım yamalak’ diyorum. Mesela kurumun ayağa kalkmasına sebep olacak 4 vardiya sistemine geçiş ‘Adra kadabra’ usulü engellendi. 

Hem pandemi dolayısıyla verilen iki aylık dönem telafi edilecek, hem üretim artışı sağlanacak, böylece hem de kuruma yeni işçi alınması teklifi oluşacaktı.

Bu Ülke bu Zonguldak ne zaman kalkınma hamlesi düşünür, birilerinin bir yerlerinde kaşıntılar başlar.

Her şeye ‘Maydanoz’ olan siyaset, kalkınma hamlelerine yapılan engellere ses çıkartmaz.

Hadi, CHP İl Başkanı ‘Bu işlerden anlamaz’ diyelim.

Hani, dostum milletvekili Deniz Yavuzylmaz? Belediye yanındaki dereye paçaları sıvayıp girmekten daha mı zor bu konuda konuşmak?

Sen konuşursan, kim bilir, belki de ‘İktidar’ın Zonguldak vekilleri’ de bu konuya ‘Muttali’ olurlar…

Nerede bizim ‘Eski/Emekli sıfatları ile ahkam kesen Vali?’

Hadi, kaçak/gizli iftar programına çağrılmayan merkez ilçe başkanı Mustafa Çağlayan’ı pas geçelim…

Sayın Cumhurbaşkanı’nın siyasetteki Zonguldak temsilcisi Sayın Zeki Tosun neredesin?

Kurumun istihdam ve üretim artışı için hazırlık yaptığı 4 vardiya sistemini kim, nasıl engelledi, neden fikrinizi açıklamıyorsunuz?

Bu konu, ‘Emekli Maden İşçileri Sendikası’nın keyfine bırakılmayacak kadar önemli bir meseledir. Bu konuya ‘Covid sıkıntısı’ biraz zayıflasın ‘Homeofis’ çalışmasından kurtulalım, detaylı bakacağız inşallah…

Gelelim Güvenlikçilerin meselesine. Sayın Genel Müdür, bu işi zapt-u rapt altına almalıdır.

Mesela, edindiğim bilgilere göre Genel Müdür Yardımcısı Sayın Sefa Topuz, bölgelere ‘Kıyafet’ ile ilgili genelge (5188’e göre)yayınlamış. Takip etmiş mi?

Ayrı bir konu. Güvenlikçiler bazı bölgelerde  Müessese Müdür Yardımcısına bağlı (Armutçuk-Karadon-Amasra) Üzülmez ve Kozlu da direkt müessese müdürüne bağlı.

Üzülmez de Recep Danacıoğlu zamanı görevli Müdür Yardımcısı İlyas Kayalı’dan bu görev niye alındı?

Bu konuda, Genel Müdürlük ‘Disiplin’ ve ‘İşleyiş’ açısından değerlendirme yapıp, işin ‘çarşı-Pazar’ olmasını engellemelidir.

FİZİKİ MESAFE Mİ, SOSYAL MESAFE Mİ?

Devletler arası ilişkilerde, yardımlaşma esas. Mesela biz, pandemi başlangıcında maske için güvercin taklası yaparken, devlet bir çok ihtiyacı olan devlete, cihaz ve koruyucu malzeme gönderdi.

İçte eleştirisi yapılsa da, yapılan insanlık gereği bir iştir. Devlet, can/sağlık ile cüzdan/ekonomi arasına sıkışmış hayatı, zamana yayarak idare etti ve şükür bu günlere götürdü.

60 yaş üstüleri de mutlu sona kavuşturursa…

Son günlerin aktüel konularından biride, pandemi konulu bir slogan etrafında yoğunlaşıyor.

Efendim, korona önlemleri çerçevesinde en çok ‘Telaffuz’ edilen maddelerden Biri, ‘Sosyal Temas mesafesi sağlanacak’ cümlesi.

Sosyal temas’tan kasıt, iki kişi arasındaki uzaklık. Kimine göre 1.5 metre kimine göre 3 metre.

Kelime itibarıyla ‘Mesafe’ ara/uzaklık demek.

Peki neden “Fiziki mesafe’ dememişlerde, ‘Sosyal mesafe’ demişler?” tartışması var.

Efendim, ‘Sosyal mesafe’ diyerek, ‘insanların ayrıştırılması’, birbirlerinden soğutulması, kopartılması sağlanmak isteniyormuş. Yani, ‘Samimi’ hava olan ‘Tokalaşmak’ ve ‘Kucaklaşmak’ engelleniyormuş.

‘Yeni normal’ hayata dönerken, ‘Eski normal’in devre dışı bırakılmasının, ‘Birlik-beraberliğe’ darbe vurması kadar ‘normal’ bir şey olabilir mi? En azından, huy edinilmiş alışkanlıklardan çoğu, kümeye gitti. Yeni alışkanlıklar huy edinilip, yeni örf ve adet-gelenekler yaratılacak.

Sadece, ‘Dostluk- Birlik’ tema’sına, icraatına mı darbe vuracak.

İster ‘Fiziki’ deyin ister ‘Sosyal temas’; ulaşımın her türlüsünde ‘Ekonomik’ ve ‘sosyal’ bir ‘zarar’ oluşacak.

‘Sosyalleşmenin, dijital ortam üzerinden yapılması’ çalışmalarından biri bu ‘Tartışma’.

Oturduğu yerden ‘Fikir’ üretme kolaycılığının en basit örneği. Ancak, tartışma yeni. İcraattaki sonuç, katılımcıların etkisiyle şekillenecek.

Demek ki, yeni dönemin en büyük silahı, ‘Algı yönetimi’ olacak.

COVİD RAKAMLARI VE ANDAVALLAR

Zonguldak’ta ‘Eski’ değil, ‘Yeni normalleşme’ süreci başladı.

Yani, 2019 yılının son günlerindeki yaşam tarzlarından farklı bir sosyal ve ekonomik hayat.

Çok şükür, ‘Sağlık çalışanları, kedilerini korumadılar, pozitif oldular’ açıklamaları geride kaldı ve önceki gün itibarıyla süren test çalışmaları sonrası tespit edilen ‘Vaka sayısı’ yok, ‘Vefat eden sayı’ yok.

Elbette entübe/ cihaza takılan hasta ve yoğun bakımda yatan hasta sayılarımız sıfır değil. Ancak, bir elin parmaklarını geçmiyor.

Resmi İzinli ve kaçamaklı olmak üzere üç ayı aşkın süredir sokağa çıktığım süre beş saati geçmez.Elbette ekonomik ve sağlık açısından bir ‘Şikayet’ olmayınca, ‘Esaret’ kabul edildi, elhamdülillah.

Elbette, ‘Yeni Normalleşme’ sürecini yazılı ve resimli olarak izliyorum. Yine de, ‘Maskeyi başına değil kıçına takanlar(!)’ görüyorum.

65 yaş üstü olarak, hak etmediğimiz bir ‘Evde kal’ uygulamasına tabi olan biri olarak,maske takmayan ve maskeyi oralarına buralarına takan ‘Vandal’ ve Andavallara ‘Allah sizi istediği gibi yapsın’ diyorum.

Yöresel istatistik bilgilerin ‘Güzel’ olması, hayatın böyle ‘Güzel’ gideceği manasına gelmez. Yapılacak olan, üç aylık bir COVİD-19 sürecinde sağladığımız tecrübeyi bundan sonraki hayatımıza eklemektir.

Bir şey söyleyeyim mi?

Covid sürecinin ‘Cicim’ aylarında heyecanla beklediğimiz Sağlık Bakanı’nın konuşmaları ve açıkladığı ‘Ölüm’, ‘Vaka’ ve ‘Entübe’ sayıları artık tarihe karıştı. Kimse, ‘Son gün Covid’ istatistiklerini’ beklemiyor bile.

İki ay önce pozitif vakalara üzülüyorduk. Bundan böyle ‘Maskesiz’ dolaşıp, ‘fiziki mesafe’ye uymayıp, ‘Pozitif olana’ ‘Şahsen’ ben üzülmem.

Maskeni tak, kurallara uy.

Kaynak: Editör:
Etiketler: İNCİVEZ, ‘REZALETLER, KADAR’, HİZMET, BEKLİYOR,
Yorumlar
Haber Yazılımı