google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber Detayı
14 Temmuz 2020 - Salı 17:26 Bu haber 2073 kez okundu
 
İŞİNİZ GÜCÜNÜZ YIKMAK!..
GÜNDEM Haberi
İŞİNİZ GÜCÜNÜZ YIKMAK!..

İŞİNİZ GÜCÜNÜZ YIKMAK!..

 

 

Dün Mithatpaşa Tüneli Uzunkum Mevkiindeki tünel girişindeki Viyadük ayağının yıkıldığını yazmıştık. Yıkmak ne kadar kolay değil mi? Madem viyadük ayağı gereksizdi, neden yaptınız? Peki, ‘Meydana gelen maddi-manevi zararın sebep-i hikmeti’ nedir? Bari bunu açıklayın millete!’ demiştik.

Mithatpaşa Tüneli önünde ‘’Reklam’ fotoğrafları çektiren siyaset erbaplarına ‘Yıkılan Viyadük ayakları önünde resim çektirsenize’ diye seslenmiştim. ‘Tık’ yok.

‘Yeni Hastane’nin otoparkı için canım Kız Meslek Lisesi’ni yıkmak istiyor’ demek gibi basit mi bu. Bu ‘Yıkım’ kafasının gücü neden ‘Her an yıkılabilir’ raporu olan Belediye Merkez Çarşısı’nı yıkmıyor, yıkamıyor? Çok ölümlü bir ‘Çökme’ olayından kimin ne çıkarı olur?

Bu kafa, geçmişte de ‘Tarihi Zonguldak Valilik binası’nı yıkmıştı. Hızını alamamış, Liman Caddesindeki 362 m2 yapı olan ‘Tarihi TTK İşçi Müdürlüğü Binası’nı(1906 yapımı) “Cepheleri ve gabarisi aynen korunmak kaydıyla, kurulca belirlenen rotasyon projesinde belirlenen iç düzenlemesiyle yeniden yapılabileceği koşuluyla” yıkmıştı.

O Zaman Vali Merhum İsmet Metin, Belediye Başkanı Sayın İsmail Eşref’ti(1996-1999). Ankara Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’ndan izin alarak yıkmıştı. Sayın Eşref, birkaç kez koltuğa oturmasına rağmen, yıktığı binayı yapmadı.

Şimdiki ‘Yıkım’ ekibi, korkarım, ‘Yıkım’ operasyonuna yeni tarihi binalar katmaya çalışıyor. Büyük ihtimalle Liman Caddesinde Deniz Yollarının 1945-1950 yapımı, üst cephesi tarak mozayik tarihi ‘Yolcu Salonu’ var. Hazır  ‘Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nün sahil projesi çalışması var, yıkın tarihi yolcu salonunu da…

Hem, ‘Yetersiz otopark bahanesi’ gibi ‘havada bir bahane’ aramanıza gerek bile kalmaz. Ancak, yarın tarihi yolcu salonu binasını yıkıp, ‘Yerine işçi müdürlüğü binası yapacağız’ demeyin sakın. Bu ‘Rezaletin daniskası‘ olur.

Gücünüz ve aklınız yetiyorsa, Zonguldak tarihini yaşatın.

İşçi Müdürlüğü’nü yerine yapın. Yanına ‘Yolcu Salonu’nu restore edip yaşatın. Dahası, İşçi müdürlüğü altından açılmış tüneli canlandırıp, yol karşısındaki tarihi Fransız sığınağı içini temizleyin. Bu tarihi Fransız Sığınağı yukarda Kolej’in arka bahçesine çıkıyor. Bu sığınağın içinde birkaç tane oda olduğu söyleniyor. Bu odalar restore edilip, Zonguldak’ın tarihi küçük eşyaları sergilenip, iç turizmde teşhire açılır, toprak altında yatan tarih canlandırılır.

Endüstri mirası Fevkani Köprüsünü yıkmayla eline ne geçecek?

Kömürün Başkenti Zonguldak, yaşayan tarih olan Çaydamar Ocağını becerip, Maden müzesi yapamadı ya? İşte ‘Yıkım kafası’ ürünlerinden biri bu.

Bir şeyi yoketmek için illaki yıkmak gerekmiyor. Mevcudu korumayıp öldürmekte yıkmaktır, yok etmektir. Yaşayan, mekanizmaları yaşayan Çaydamar Ocağı kuyusunu çalışırken ölüme terkedildi, kimin eline ne geçti?

Bir yandan Zonguldak’ı kömüre bağımlı ekonomiden kurtarmak için alternatif sektör arayacaksın… Bir yandan da yaşayan, buram buram tarih kokan endüstri miraslarını keyfe keder parçalayıp yok edeceksin!..

 

YANAN ELEKTRİKLİ ARAÇLAR(!)

 

 

Arıza, mekanik bir sistemde bozukluk olarak tarif edilirdi eskiden. Ancak şimdilerde, müzikten, sinir sistemine, ekonomiden argoya kadar kullanılmadığı yer yok.

Lügat, aksama, bozulma ve aksaklık olarak tarif ediyor. Siyasette ‘Arıza’ yapan ‘Parlamenter Sistem’ gibi, yolda ‘Arıza’ nedeniyle yolda kalan son model araba gibi, müzikte notalardaki ton değişimini belirten işaretler gibi…

Yine de en fazla kullanıldığı alan, ‘Elektrik’ ile ilgili kullanım alanlarından gelir. Geçtiğimiz hafta, Beycuma ve havalisinde ‘Enerji’ gel-gitlerinden oluşan elektrikli araçlardaki yanmalardan bahsetmiştik. Dün de Kaleoğlu köyü Sarıosmanlar Mahallesinde trafo yandı, köylünün canı gitti.

Elektrik Şirketi yetkilileri, konu ile ilgili şikâyetleri değerlendirmiş ‘Tespit edilen arıza yok’ diyor. Halbuki köylünün elektrikli araçları ortadan kalktı.

Beni ilgilendiren işin ‘Emekli’ tarafı. Emeklinin çoğu zaten asgari ücret ve açlık sınırı altında maaş alıyor. Köyünde bağında ekip biçtiği ürününü soğutucuya doldurup kışın eritiyor. Elektrikler kesilince, soğutucuların motoru yanınca ‘yandı gülüm keten helva’

Aslında, bu işten ‘Muzdarip’ olmayan yok. Şikayet merci yerlerden biride ‘Sahne-i Siyaset’. ‘Özele geçtikten sonra arızalar arttı’ diyorlar.

‘Tespit edilen elektrik arızası yok’ demek kolay.

 

 

AK PARTİ DE KADIN KOLLARI TEYAKUZDA

 

Pandemi dönemi duraklamasını atlatan siyasi partiler, kontrollü yeni yaşama, örgütlerini kontrol ile başladılar. 29 Ağustos’ta yapılacak olan Merkez ilçe kongresi öncesi Zonguldak’ta hareketlenme başladı. Partiyi kuşatmak isteyenler, belli tipleri ortaya atıyor. Partiyi kuşatmak isteyenler İl Başkanı Zeki Tosun, Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan ve Ereğli İlçe Başkanı Fatih Çakır’dan sıkıntılı.

Bu arada, kadın kolları ile ilgili gelimeler netleşmeye başladı. İl Kadın Kolları Başkanı Züleyha Arıman, genel merkeze başvurup, dinleneceğini iletmişti. Dolayısıyla, genel merkez yarın il kadın kollarını Ankara’ya çağırdı. Züleyha Arıman, Ayşe Erbay, Sariye Eryiğit ve Hasret Uzun Yörük ile görüşme yapılacak, daha sonra Zonguldak başkanı atanacak. Atanan başkan, il başkanı ile çalışacak.

Bu arada, Kilimli ve Kozlu da  göreve atanan ilçe başkanlarıda; ilçe Kadın Kolları başkanları ile çalışmak istemedikleri, kendi yönetimlerini oluşturmak istedikleri öğrenildi... Bu konu da Ankara da gündeme gelecek.

 

VALİ TUTULMAZ’DAN TÜM EMEK DER’E ZİYARET

 

Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, Zonguldak’ı hızlı tanımak için ziyaretlerini sürdürüyor. Dün öğleden sonra Zonguldak Gaziler Derneği, il göç idaresi ve TÜM EMEK DER Zonguldak Şubesini ziyaret etti.

TÜM EMEK DER Şube başkanı Mustafa Sarıoğlu ve bendeniz sayın valiyi karşıladık.

Başkan Sarıoğlu, derneğin çalışmaları ve şubeleriyle alakalı detaylı bilgi verdi.

Vali Tutulmaz, geniş bir zamanda detaylı görüş alış-verişinde bulunma sözü verdi.

 

 

MASKE FABRİKASI ENFLASYONU

 

Kovid 19 salgını dünyayı öttürünce, ciddi veya gayri ciddi yatırımcılar hemen devreye girdi.

Elbette ticari zeka bunu gerektirir. ‘Fırsatı paraya çevirmek’. Argo tarifiyle ‘Selden kütük kapmak…’

Endüstriyel ve cerrahi maske yapıp para kazanmak moda oldu birden bire.

Dün ‘Dünyanın en büyük maske fabrikası’ başlıklı haberi okuyunca, ‘Yandık, ömrü billah bu maskeyi takacağız her hal de!’ diye düşündüm.

100 milyon lira yatırım 400 kişiye istihdam ve günlük 7 milyon cerrahi maske üretmek için kolları sıvamış İş İnsanı Enis Çizmeci.

Zonguldak’taki Maske üzerine medarı iftiharımız ‘MFA Maske’den dostum Murat Uzun’u aradım. Konuştukça rahatladım. ‘Eylül ayında yeni bir COVİD Salgını beklentisinin bu gibi yatırımları tetiklediğini belirten dostum, şu anda Türkiye de 500 maske üreticisinin olduğunu söyledi.

Elbette, cerrahi maskelerin kutusunun 300 liradan 30 liraya düşmesinde bu fabrika enflasyonunun faydası var. Kalitenin düştüğü de bir gerçek. İlerleyen dönemde, ülkenin maske fabrikası/makinası çöplüğü olacağı da…

Temeli sağlam, ciddi kuruluşlar yollarına yavaş ve emin adımlarla ilerliyorlar.

Bölgemizdeki MFA bunlardan biri. 200 bin günlük endüstriyel maske ile MFA ürün çeşitliliği-kapasitesi açısından Avrupa’nın en iyisi durumunda.

Allah maskeye muhtaç etmesin, pandemi zamanlarında da maskesiz bırakmasın. Amin.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: İŞİNİZ, GÜCÜNÜZ, YIKMAK!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı