google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber Detayı
21 Mayıs 2020 - Perşembe 16:56 Bu haber 1531 kez okundu
 
KAÇAK OCAK: KANUNLARA DEĞİL, ALLAH’A HAVALE
GÜNDEM Haberi
KAÇAK OCAK: KANUNLARA DEĞİL, ALLAH’A HAVALE

KAÇAK OCAK: KANUNLARA DEĞİL, ALLAH’A HAVALE

Zonguldak, ‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu iller’ arasında diyoruz sürekli.

Bir de, ‘Ödediği vergi kadar yatırım alamayan illerin başında’ diyoruz.

Derdimiz, seçilmiş ve atanmışlara ‘Politikada en önemli unsur’ olan, ‘İddia ve tekrar’ın önemini anlatmak.

Ancak, ‘Sağıra yatma hastalığı’nın sardığı bünyelerin, bu yazı ve çağrılardan nasip almayacağı kesin.

Zonguldak Maden Havzası içinde, 500’e yakın kaçak ocaktan, köstebek usulü kömür çıkartma işlemi sürüyor. 1.500 civarında  vatandaş, ölüm çukurlarından çıkarttıkları tüvenan/yıkanmamış kömürü torbalı veya açık vaziyette satarak, 5 bin civarında ailelerine ‘Maddi destek’ olarak kullanıyorlar.

Zonguldak’ta yeraltındaki servet/taşkömürü (1 milyar 500 milyon ton)elbette sadece ‘Kaçak’ yolla çıkartılmıyor. Devlet ve Özel sektör de büyük sermayelerle yatırım/ istihdam ve üretim yapıyor.

Dünyanın en tehlikeli mesleklerinden olan yer altı madenciliği; birey ve devlet bütçesine yaptığı maddi katkılar yanında, ölümlü ocak kazalarıyla aile, şehir ve ülke genelini matem/gözyaşına boğdukları da oluyor.

Ancak, devlet, özel sektör ve kaçak ocaklarda ölen insanlarımızla ilgili ‘Çetele’ tutuluyor mu, bilinmiyor.

Bilinen; her kaçak ölümden sonra Türkiye’nin ilk sanayi ve endüstri vilayetlerinden biri olmanın yanında; 170 yıllık üretim kültürü olan Zonguldak’ın seçilmiş ve atanmışlarının ‘Cek-Cak’ ağırlıklı açıklamalarda bulunması, daha doğrusu ‘Timsah gözyaşı’ dökmesi…

Devlet, kendi alanında Türkiye Taşkömürleri Kurumu(TTK)aldığı üst düzey önlemlerle ‘Ölümlü iş kazalarını’ büyük çapta kontrol etti.

Redevans/kira usulü özel sektöre verdiği alanlarda, işletmelere sağladığı işçi sağlığı-iş güvenliği ve maaş konusundaki iyileştirmeler ile çözüm arayışlarını sürdürüyor.

Ancak, redevanslı alanlar  ve mücavir alanlardaki kaçak/yasa dışı kömür çıkartanlara ‘Siyasilerin koruyup kollamacılığı’ ile olsa gerek, önlem al(a)mıyor.

Yerel yönetimler ve siyasi parti yöneticilerinin bir çoğunun, siyaset harcamalarındaki parayı ‘Örtülü ödenek’ olarak ‘Kaçak/yasal olmayan’ bu yollardan temin ettiklerini herkes biliyor.

Dolayısıyla; kaçak ocaklardaki  ölümler, ölüm sonrası dökülen gözyaşları gibi kaçak ocaklarda yapıldığı söylenen denetimlerde ‘Alışılmış’ vakalardan sayılmaya başlandı.

Öyle ki, denetlenen/denetlendiği söylenen kaçak ocakta 1-2 ay sonra ölümlü kaza oluyor. Ardından yetkili(!) kameralar karşısına çıkıp yaptığı ‘Allah bize akıl-fikir versin’ açıklaması, ‘Akıl noksanlığı’ yaşandığını mı, işin ‘Allah’a havale’ edilmesini mi anlatıyor, belli değil…

COVİD-19 vaka öncesi yapılan tespitler neticesi, kaçak ocaklara devlet eliyle müdahale yapıldı. Ocakların ağzından duman çıkan resimler paylaşıldı. Ancak, Covid uygulaması safhasında maske takılması-sosyal temas ve sokağa çıkma yasaklarının uygulandıkları günlerde, kaçak ocak mahallerinde ‘Önlemlere uyulmadığını’ gösteren yazı ve resimler çıktı medya da…

‘Her şey yasak,kaçak ocak çalıştırmak serbest mi?’ manasında yazılar yayınlanıp, önlem alınması istendi.

Ancak, ne hikmetse, her an ‘Ölüme davetiye’ niteliğindeki köstebek usulü kömür çıkartanların oluşturduğu ‘Kaçak görüntüler’ devam etti.

Ve ‘Olacağı buydu’ dedirten bir haber, önceki gün medya bültenlerine konu oldu.

Kilimli İlçesi, Gelik Beldesi Ayiçi Mevkiinde, kaçak ocakta yapılan çalışma neticesinde meydana gelen patlama ile bir kişi ağır yaralandı.

Görülen odur ki, bu kangren olmuş soruna ‘Ciddi yaklaşılmıyor’ dan ziyade ‘Dürüst’ bakılmıyor.

Her kazadan sonra yapılan ‘Allah benzerinden saklasın’ duası bile  geçerli olmadığına göre…

‘Doğru-ciddi-sahih’ önlemler almanın zamanı gelip geçiyor.

Önemli bir konu daha var. İnsan, bedelini ödemediği bir şeyin idrakini yapmakta zorlanır. Ancak, ‘ Kaçak ocak’ olayına samimi bakıldığında (Bürokrat-siyasetçi-kaçakçı) büyük/ağır bedeller ödendi. Can/mal ve ekonomik zarar ‘çetele’ tutulduysa, görülebilir.

Bürokrat ve siyasetçilere (Kaçak ocak çalıştıranlar hariç) soruyorum, daha kaç canın gitmesini bekliyorsunuz? İç muhasebe yapmanın zamanı gelmedi mi?

Elinde yetkisi olan ilgisi olan olmayan, Allah rızası için ‘Şöyle’ elini cüzdanına değil, vicdanına koyup; ‘Suçlu Kim?’ diye bir dakika düşünsün lütfen!..

Hele hele, elinde yetki olan ilgili seçilmiş/atanmışlar iki defa düşünsün…

Son yıllarda yerel yada genel manada iktidar/koltuk sahibi olanlar; yani her türlü siyasi-ticari mevki ve rütbede olanlar; sahip oldukları maddi-manevi nimetleri ne kadar sindirdiklerini düşünmelerinin zamanı gelip geçmiyor mu?

Mübarek Ramazan Ayının yüzü suyu hürmetine soruyorum. Ortada bir hak, vebal var mı yok mu?

DEVREK İBRAHİMAĞA CAMİ İNŞAATI YENİDEN BAŞLIYOR

Bölgenin tarihi (1868)yapılarından biri Devrek İbrahimağa Camii (Yeni Cami).

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait.

1951 yılında camiye ilaveler yapılmış.Aslının kaybolması nedeniyle müftülük müracaat (2016)edip, restorasyonunu istemiş.

2017’de inşaatına söküm başlanmış. Sökümlerden sonra arşivlerden caminin eski hali tespit edilip, ona göre proje tadilatına başlanmış.

COVİD-19 sürecine gelinceye kadar, çeşitli sebeplerden inşaat tamamlanamamış.

Mart 2020 itibarıyla inşaat tamamen durmuştu. Diyar İnşaat Müteahhiti Ali Akbaş, gelişmelerden sonra  inşaat maliyetleri açısından fark talebinde bulundu ve istek kabul edildi.

Devrek ve bölgenin en eski camilerinden olan İbrahimağa camii inşaatı Haziran 2020 itibarıyla kaldığı yerden devam edeceği öğrenildi.

AK PARTİ’DEN 65 YAŞ ÜSTÜLERE SELAM ve DUA

Ne idüğü belirsiz COVİD-19 belası ile mücadele sürüyor.

Ancak, can(Sağlık) ile cüzdan(Ekonomi) arasına sıkışmış insan,  mücadelesini hiçbir sahada bırakmıyor. Toplum katmanlarını oluşturanlar, yaşamlarının geleceği ile ilgili yaptıkları programların uygulanması için her fırsat değerlendirmekten geri durmuyorlar.

İşçi-memur işinde, işsiz sokakta, 65 yaş üstü evinde…

Siyasetçi de korona belasına rağmen, tabanı ile irtibatı kopartmamak için ‘Ganimet’ bildiği fırsatı icraata çevirmeye çalışıyor.

AK Parti merkez İlçe virüs başlangıcında, vatandaşlara maske ve kolonya dağıtarak, sıkıntılı ortamı rahatlatmaya çalışmıştı.

Önlemlerin azaltılıp, yasakların gevşetilmeye başladığı günümüzde,  AK Parti Merkez İlçe iki ayı aşkın süredir evlerinde izolasyon gereği kapalı kalanları unutmadı.

Hazırlanan bir sepet içinde buzdolabı süsü kuru çiçek, bayram şekeri ve kaliteli cerrahi maske tespit edilen 65 yaş üzeri insanların kapılarına bırakılıp hatırlandı.

Merkez İlçe Başkanı, Mustafa çağlayan, ‘Gönderdiğimiz sadece maddi değerli bir sepet değil, manevi değerini düşündük; selam ve dualarımızı ilettik sayın büyüklerimize’ dedi.

Çağlayan, “Sayı olarak düşünmedik.Bir yandan bir çok kanaldan tespit yapıyor , bir yandan da  bayrama kadar firmanın yetiştirdiği kadar dağıtmaya devam edeceğiz’ dedi.

PROF. ÇOBAN’DAN ‘2. DALGA’ UYARISI

BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürü Prof. Şenay Özdolap Çoban, COVİD ile ilgili merak edilen sorulara cevap verip ‘İlk raundu kazandık’ dedi.

Korona ile ilgili mücadeleye 25 Şubat’ta başlandığını belirten Prof. 29 Mart itibarıyla Zonguldak ve Bartın illerinin testlerinin yapıldığını belirtti.

Üniversite’de 4 plazma bağışçısından 4 hastanın plazma bağışçısı olduğunu belirten Prof. Çoban, üçünde beaşarılı olunduğunu bir hastanın kaybedildiğini işaret etti.

Prof. Çoban, Zonguldak’ın akciğer ve kronik hastalıklar konusunda ölüm oranlarının çok yüksek. Maden ocakları, santraller ve hava kirliliği bu hastalıkları arttırıyor. Zonguldak’ın bu zorlukları Bakanlık tarafından da fark edildi’ dedi.

Prof. Çoban, ‘Karamsar’ konuştu. ‘Eski hayata dönmek riskli.Üniversite olarak normalleşmek için çok erken. İkinci dalga gelebilir’ uyarısında bulundu.

Prof. Çoban’ın toplantısına Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Mustafa Çufalı’da katıldı.

COVİD-19  İŞ KAZASI ve MESLEK HASTALIĞI MI?

Covid mücadele sürerken, Covid’li hayat ile ilgili mücadelede sürüyor.

Son tartışmalardan biri de, ‘Covid-19 meslek hastalığı mı?’

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir, tespit ettikleri iş dünyası sorunlarını Video konferans sistemiyle Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a iletti.

Bakan Albayrak’tan istenen 7 istek arasında ‘Covid-19’un iş kazası ve meslek hastalığı kapsamından çıkartılması’da bulunuyor.

Covid-19’un iş kazası ve meslek hastalığı kapsamında olması için,Türk Tabibler Birliği Merkez Konseyi “Başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm çalışanların, COVID-19 şüpheli ya da tanılı hasta ile temaslarında, hastadan kendilerinin solunum yollarına, göz mukozasına ya da açık yaralarına olan öksürük, hapşırık ve diğer vücut sıvılarının sıçraması ya da bulaşması veya bunlarla kontamine olmuş kesici delici malzemelerle yaralanma olaylarının tamamı iş kazası olarak değerlendirilmeli ve kayıt altına alınmalıdır.” Şeklinde bir teklifte bulunmuştu.

TSO başkanı Metin Demir’de TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı’nın ortak toplantısında, ‘COVİD-19’un iş kazası ve meslek hastalığı sayılmaması’ teklifini iletti.

Dün konuyu TSO Başkanı Demir’e sordum.

-“Malumunuz bu salgın tek başına işverenlerin alacağı tedbirler yada iş yerindeki uygulamalarla önlenecek bir yapıda değil.

Salgından etkilenecek çalışanlar, yada onların yakınları tarafından, bu hastalığı iş yerinden kaptığı iddiasıyla davalar açılma ihtimali var.

Böylesi bir senaryo da hiçbir işverenin bu mali yükün altından kalkması ihtimali yok.

Bu küresel salgın sebebiyle,, ortaya çıkabilecek böylesi durumların önüne geçmek için bir yasal  düzenleme talebimiz var’ dedi.

Valla, iki tarafın teklifinde de ‘Haklı’ yanlar var.

Bakalım karar nasıl çıkacak?

Kaynak: Editör:
Etiketler: KAÇAK, OCAK:, KANUNLARA, DEĞİL,, ALLAH’A, HAVALE,
Yorumlar
Haber Yazılımı