KÖMÜR/BÜROKRASİ/ZONGULDAK google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
18 Haziran 2019 - Salı 17:55 Bu haber 7412 kez okundu
 
KÖMÜR/BÜROKRASİ/ZONGULDAK
GÜNDEM Haberi
KÖMÜR/BÜROKRASİ/ZONGULDAK

KÖMÜR/BÜROKRASİ/ZONGULDAK

Önceki Gün Vali Erdoğan Bektaş’ın basın toplantısında, geçirdiğim ‘Hayret’ şoklarını dün birkaç paragrafla anlatmaya çalışmıştım.

Sayın Vali, ikide bir ‘Genç çalışkan bir belediye başkanı seçildi’ dedikten sonra eklediği cümlelere bakın.

-Lavuar Alanı, Fevkani Köprüsü, Dere. Ne olacak, bakacağız.

-Şehrin imarı belediyelerde, belediye çekilirse, ne yaparız bilmem

Samimi bir şey söyleyeyim mi? Vali Bey’in önceki günkü basın toplantısı esnasında ve sonrasında düşüncem ‘Vali bey kendini emekli etmiş’ şeklinde gelişti.

Sayın Vali’nin “Zonguldak, yol işinde geç kaldı. Devlet karayollarına kaynak aktarırken bu yapılmalıydı” açıklaması ‘Tiyo’dan öte bir bakış açısı…

Karayolları Bölge Müdürü Hüsamettin Özendi’nin ‘Zonguldak’ın yol sorunu çok. On tane bölge müdürü eskitir’ açıklaması ne demek?

Şimdi… Bu şehre ‘Bürokrat bakışı’ bu halde yansıtıldı ya?

Allah aşkına ‘Zonguldak’ın seçilmişleri’ hangi dünya da ikamet ediyor ki, bu konularda ‘Tık’ yok.

Zaten, yol konusunda Türkiye’nin en geri kalmış bölgesi ve şehri Zonguldak. ‘Karayolları kaynak aktarırken yapılmalıydı’ ne demek?

Bu kaynak aktarılma işini kim halledecek/ti? Bürokrat mı, milletvekilleri mi, gazeteciler mi, tabela dernekleri mi?

Bana kalırsa bu şehir, önce ‘Özeleştiri’ yapmalı.

Protokol sırası için ‘İtiş-kakış’ yapan Milletvekilleri,  birbirini ‘Gerici-yobaz-bağnaz’ diye suçlayan eğitim camiasındaki sendikacılar mı özeleştiri yapacak?

Zonguldak merkezinde seçim kaybeden CHP bileşenleri  ‘Özeleştiri’ yapabildi mi? Seçim kazanan Ak Parti’ye, son bir aydır yapılan eleştirilere cevap verilebildi mi?

Olay’ valinin basın toplantısı ya? Aslında, olaya iki cepheden bakıldığında, işler karışıyor.

Vali Erdoğan Bektaş, dünün ‘Çaylak’ bürokratlarından değil. Tecrübeli bir yönetici...

İnanıyorum ki, basın toplantısına çıkmadan ‘Tartıp-biçmiştir’ konuları.

Kaçak ocakları yazın haber yapın’ demesini, ‘Gençler fare yuvalarında ölmesin’ demesini eleştiriyorum ya? Bana göre ‘Ben haklıyım’ Neden haklıyım? Devlet elinde, ocakların adresleri, çalışanlar, kaçak kömür satan araçlar, satıcılar belli. Elbette ‘Git bombala’ demiyorum. ‘Sosyal devlet’ ilkesi çerçevesinde, bu gün kaçak ocaklarda çalışanlar da insan. Öyle ya da böyle Zonguldak’ta 5 bin ailenin geçimini sağlıyorlar.

Yapılacak olan, kaçak/yasak olan bu işin en azından ‘Resmi’ statüdeki alanlarda yani, TTK’nın redevanslı sahalarında oluşmasını engellemek.

Efendim, ‘Kaçak ocaklar siyasilerin kontrolünde, baskı geliyor’ olabilir. ‘Kaçak ocaklar santrallere kömür veren özel işletmeleri destekliyor’ olabilir. ‘Kaçak ocaklara müdahale edilirse, bin 500 çalışan sokaklara düşer; anarşi ve uyuşturucu artar’ denebilir.

Doğrudur. Ancak, bu işin bir çözümü olmalı. “Gençler, fare yuvalarında ölmesin” demeyle, ‘Kaçak ocak ölümleri’ bitiyor mu?

Bu gün kaçak ocaklarda çalışanlar bir şekilde resmi kuruluşlarda(Devlet-özel sektör) istihdama yöneltilemiyorsa, redevanslı sahalarda bile kaçağın önüne geçilemiyorsa, ‘Sokak-işsizlik’ korkusundan ocaklar patlatılamıyorsa, kömür zengini politikacıların baskısı ile bazı işlemler yapılamıyorsa; ne yapsın şehrin valisi!..

Bir şehrin valisi, ‘Sorun’ ortada yatarken, ‘Kaçak ocakları haber yapın’ diyorsa, demek ki bu konuda sıkıntısı var.

Bu şehirde ‘YasamA-Yürütme-Yargı’ erkinin temsilcisi vali, dördüncü güç durumundaki ‘Basın’dan yardım istiyorsa, demek ki sıkıntısı var.

Sayın Vali’nin ‘Geç proje, yanlış projeden iyidir’ açıklamasını da, Zonguldak’ta yapılacak yatırım/hizmetlerin; öncelik sırasına göre yapılmasın istemekten kaynaklandığını, ‘Tasarruf tedbirleri’ gereği işlerin sarkacağını bildiğinden, ‘Proje’ tartışması ile ‘Zaman kazanmak’ istediğini düşünüyorum.

Ben Sayın Vali’ye, olayı ‘Bir şekilde’ bize anlatmaya çalıştığı için teşekkür ediyorum.

İşte Zonguldak’ın ‘629 Adımlık Şehir’ hali bu.

Milletvekilleri protokol sırasında itişirse, iktidar partisi içinde ‘Belediye Başkanıteşkilatlar’ tartışması yazılırsa, ana muhalefet partisinde herkes bir tarafa çekerse; ne yapsın ‘Bürokrat?’

Ne yapsın; ‘Yasama -Yürütme- Yargı’dan sonra 4. Kuvvet olduğu söylenen Basın!

Önce, herkes kendi içinde ‘Özeleştiri’ yapacak. Sonra, bir araya gelecek. Şahsi çıkarlar için ‘İtiş-kakış’ yapılır ancak; Zonguldak’ın Ali menfaatleri için ‘İtiş-kakış’ yapılmamalı.

Şahsi çıkarlar Zonguldak’ın çıkarları önüne geçtiği için, “Zonguldak, 629 Adımlık Şehir” durumuna gelmiş zaten.

 


ŞOFÖRLER ODASI KONGRESİ VE LİSTELER

Bu ayın otuzunda Site Kapalı Spor Salonunda, Zonguldak Şoför ve Otomobilciler Oda kongresi yapılacak.

Yapılan şikayet neticesi kongre iptal edilmiş, yönetime kayyum atanmıştı. Şu anda oda kayyum tarafından yönetiliyor.

Bu arada yapılacak kongre de ‘Aday’ olacak isimler belli. Daha önce yapılan kongrede dört aday yarışmıştı. Osman Bahar, Alaattin Toros, Engin Kızılkan, Kemal Aydın.

Ay sonu yapılacak kongre için iki aday gözüküyor. Biri Osman Bahar diğeri Alaattin Toros. Kemal Aydın ve Engin Kızılkan Toros’un listesine destek verecek.

Dün İki adayla da görüştüm. Osman Bahar ‘Geçen sefer seçime girdiğim arkadaşlarla yürüyeceğim, yine’ dedi. Alaattin Toros’ta listesinde üç-dört değişiklik olabileceğini söyledi. Büyük ihtimalle Engin Kızılkan ve Kemal Aydın listeye ilave edilecek.

İstatistik verilere daha sonra bakarız. Bu gün adayların seçime girecekleri listeleri gözden geçirelim.

OSMAN BAHAR LİSTESİ/asil: Barış Bahadır, Serkan Temel, Oktay Kudu, Alpay Aşçı, Serkan Özkol, Kemal Yılmaz, Uğur Bostancı, Celal Oruç.

YÖNETİM KURULU /YEDEK: Ayhan Yazıcı, İlyas İnce, Abdurrahman Turan, Can Kurban, Arif Kalender, İsmail Demir, Hayati Alkan, Kemal Erdem, Ayhan Çevikel.

DENETİM KURULU/asil: Ömer Şahintürk, Yunus Bekar, Hakan Bayram.

Denetim Kurulu/yedek: Ali Şahintürk, Suat Kale, Hüseyin Aykut Erdoğan

ALAATTİN TOROS LİSTESİ: Çetin Karakurt, Hakan Yıldırım, Serkan Daşkıran, Şenol Harman, Murat Tatoğlu, Muhammet Kahveci, Okay Küçük.

Yönetim Kurulu Yedek: Nihat Yazıcı, Musa Aydın, Murat Sezgin, İsmet Ayvaz, Erkan Demiro, Kemal Canbaz, Halit Uzunhasan, Orhan Şen, Samet Keserci.

Denetim Kurulu/Asil: Ufuk Keskin, Azmi Kahveci, Yıldıray Erdoğan.

Denetim Kurulu/yedek: Şenol Şekerci, Mustafa Çakıcı, Aykut Yazıcı.

Şoför ve Otomobilciler Esnaf Odası Zonguldak’ın hatırı sayılır Sivil Toplum Kuruluşlarından biri.

Yapılacak olan kongre de divan başkanlığını Federasyondan yetkili gelmediği takdirde Esnaf Birlikleri Başkanı Muharrem Coşkun’un yapması bekleniyor.

 

SEYYAR REZALETİ VE

KAÇAK KÖMÜR REZALETİ

Zonguldak’ın sorunları tartışmaya açılmalı.

Hayat, İstanbul seçimleri dolayısıyla durdu ancak, şehrin sorunları bekliyor mu? Ya da, şehrin sorunları, İstanbul seçimlerinden sonra , “Sementa’nın burun oynatmasıyla(!)” hallolacak mı?..

Zonguldak lafta ‘Yiğitlerin harman olduğu yer’ ancak, hayatın gerecekleri açısından bakıldığında, ‘Sorunların harman olduğu diyar’

Yiğitlerin harman olduğu yer de, ‘Seyyar rezaleti’ gibi bir sorun olabilir mi?  Ahi edebiyatı yapan esnafın, kaldırımı dükkânın uzantısı yapma LÜKSÜ var mı?

Kendini ‘Üstün yaratık’ görenlerin, yasalara rağmen; caddeleri ‘Bedava otopark’ olarak kullanma şansı olabilir mi?

Aslında, yapılacak bir hizmetin, ‘Seçilmiş-atanmış’ arasında dağıtılması da yanlış. Mesela, ‘çalışkan/genç bir belediye başkanımız var’ cümlesi ardından yapıştırılan ‘Görev’ ağırlığına bakın hele… ‘Dere temizliğini yapar’. Belediye Başkanı ancak, dereye bağlanan kanalizasyon borularını , 22.5 milyon EURO’ya yapılan ve borcunun 18.5 milyon EURO’su duran ‘Arıtma Tesisi’ kanallarına bağlar. Birde dere etrafına çiçek diker.

Derenin ıslahını, ‘DSİ’ yani ‘Hükümetin bir kolu’ yapar.

Mesela; Kaçak ocaklar konusu… Herkes kendi mıntıkasını temizleyecek. Herkes kendi mıntıkasını temizlemezse, Sayın Vali çıkar ‘basın kaçak ocakları resimlesin yazsın’ der…

Ne demek bu? TTK Kendi resmi alanlarında çalıştığı ya da redevans /kira karşılığı verdiği alanlardaki ‘kaçak/köçek’ işleri tespit edecek. Orman aynı şekilde, Jandarma aynı şekilde… Herkes kendi işini yaparsa; işler ‘tıkırında’ yürür. Yapmazsa, ‘Şekil A’da görüldüğü gibi ‘Bahane üretimler’ başlar…

Sayın Vali ‘Herkes kafasına göre takılıyor’ demek istiyor ‘Yazın’ demekle…

Şimdi… Zonguldak’ın sorunları deyince aklımıza hemen Bürokrasi ve seçilmişler/politikacılar gelmesin. Koca koca tabela dernekleri, sendikalar var bu şehirde. Attıkları vakit, mangalda kül bırakmayan…

Varsa yoksa, kendi tabela çıkarları. Lafa geldi mi Zonguldak…

Meselâ GMİS. Varsa yoksa ‘TTK’ya işçi alınsın’ diyor. İşçi alındığında ne olacak, sendika kasasına para girecek. ‘Üretim artışı için, işçi istiyoruz’ diyorsan, TTK’nın diğer sorunları ile de ilgileneceksin kardeşim. Mesela; Lojman saltanatına son diyeceksin. Mesela ‘bu kadar daire başkanı nedir?’ Diyeceksin. Mesela,  sana göre taşkömürü stratejik ya?  “Koklaşabilir taşkömürü yakacak olarak işçiye de ‘fakir-fukara’ya da verilmesin” diyeceksin.

Hani ses?

Ben üyemin hakkını savunurum. Valilikler dağıtmasın kardeşim’ deme hakkın yok. Kömür dağıtmak zorunda mısın, parasını iste toplu Sözleşme görüşmelerinde…

Bu konuda, “Kamu kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılması Hakkın Kanun’ ile ilgili değerlendirmeler yapacağım. Bilgi dağarcığını biraz doldurayım. Çünkü, bu kanunun son satırında ‘Her hangi bir kişi veya kuruma, ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz’ diyor.

Neyse… Sayın Vali başarılı bir şekilde sorunları  ‘Pas’ geçerek, asıl sorunu ‘Şehirde birlik yok’ sorununu ‘Dolaylı’ olarak aktarmaya çalıştı.

Sayın Vali Erdoğan Bektaş, ‘Anlayana sivrisinek saz…’ dedi bana göre…

 

ŞEHRİN MERKEZİ

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar ‘Dünyanın merkezi neresidir?’ diye…

Hoca merhem hemen yapıştırmış cevabı ‘Atımın ayaklarının bastığı yerdir’ demiş.

Soruyu soran ekip ‘Hoca amma attın haa’ deyince hoca Nasrettin yine cevabı patlatmış, Osmanlı Şamarı gibi ‘Ölçte bak o zaman

Ölçecek hallerimi var. Mecbur kabul etmişler, ‘Dünyanın merkezini’

Önceki gün, Sayın Vali’nin toplantısında, ‘Zonguldak’ın merkezi’ gündeme geldi.

Zonguldak’a gelenler soruyormuş ‘Bu şehrin merkezi neresi’ diye…

Aslında verilecek cevap hazır.

-Bu şehrin merkezi, yıllardır eşek ölüsü gibi şehrin ortasında yatan Lavuar Alanıdır.

Bunda alınacak-utanacak-gücenecek ne var yani?

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: KÖMÜR/BÜROKRASİ/ZONGULDAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı