RAKAMLAR ‘YOKSULLUK’ DİYOR…
Haber
21 Eylül 2022 - Çarşamba 18:38 Bu haber 1249 kez okundu
 
RAKAMLAR ‘YOKSULLUK’ DİYOR…
GÜNDEM Haberi
RAKAMLAR ‘YOKSULLUK’ DİYOR…

RAKAMLAR ‘YOKSULLUK’ DİYOR…   

Artan fakir/fukaranın sayısına mı bakacağız, yoksa; fakir/fukaraya ‘sosyal devlet’ statüsüyle yapılan gıda/para yardımlarına mı? Enflasyonun yüzde 80’lere varması sonrası, Avrupa ile karşılaştırmayı mı deneyeceğiz; yoksa ‘yüksek tansiyon hastalarına’ salık verildiği gibi ‘enflasyon ile yaşamanın mutluluğuna’ mı davet edeceğiz?

Elbette hayat devam ediyor! Ancak, görüntü flu. Kimi sürünerek, aç, yarınlarından umutsuz; kimi, uçarak/coşarak/ doyarak kendi çapında mutlu.

‘Siyasi cebelleşme’ ötekine ‘tu kaka’ diyerek devam ediyor. Yaratılan gerginlik, maddi yatırım/hizmetlerin ötesinde; insanların moralini bozmanın dışında, yaşam kalitesini aşağı çekiyor.

Toplum katmanlarının tamamında bir ‘bedbaht’ bakış ve ‘beklenti’ hâkim. Daha ziyade ‘mutfak’ mahreçli yaşantının tümünde ‘öldürülmüş çare’ yanında ‘çaresizlik’ hüküm sürüyor. Seçilmiş/atanmış eskisi gibi ‘güvenilir’ değil artık.

Manzaraya bakar mısınız; önceki gün Zonguldak’ta 6 tanesi 100 lira olan palamudun tanesi 50 lira olmuş. Uzmanları ‘Kefken-Zonguldak’ arasında 500 takım(büyük balıkçı gemisi) olduğunu söylüyor. Tutulan balıklar soğuk hava depolarına basılıp, balık ‘yok’ satılıp, fiyatlar yükseltiliyor.

Anlayacağınız, her zaman dediğim gibi ‘kötü alışkanlık örf/adet/gelenek olmuş’ bu memlekette. Fırsatçılık rejimi, siyasetten ticarete, sosyal hayattan spora alışkanlığın ötesine gitmiş.

Önceki gün Zonguldak’taki 165 bin emeklinin temsilcisi olarak TÜM EMEK DER olarak siyasi iktidarın il başkanını ziyaret edip, ‘hayırlı olsun’ deyip ‘sorunlar dosyası’ verdik.

İl başkanı da bizimle aynı görüşte. ‘mutfak seçimi olacağı kesin. Bu meyanda emeklilerin dikkate alınacağına inanıyorum’ dedi.

İşsizlik, pahalılık, siyasi gerginlik insanların iliklerine kadar işlemiş. Siyasi iktidarın merkezi ve yerel yönetimler itibarıyla yaptığı yatırım/hizmetler bile olumsuzlukların gölgesinde kalıyor.

Siyasi iktidarın ‘algı’ operasyonu çerçevesinde olumsuzlukları örtme/unutturma taktiği maalesef sokakta, sofrada umutsuzluk yaratıyor. Ülke nüfusunun yüzde 54’ü açlık sınırı (6. 890 TL)altında. Asgari ücret (5.500 TL)bile açlık sınırı altında debeleniyor. Düşünebiliyor musunuz,13.5 milyon emeklinin 1/3’ü 3.500 TL maaş alıyor.

Düşünün 2022 Ağustos ayında 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 22 bin 449 TL. Asgari ücretten maaş alan bir insan bile açlık sınırının 1.390 TL altında kalıyor. Bu hesaba göre, insanımızın yüzde 54’ü, yani 45.9 milyon kişi açlık sınırı altında yaşıyor. Olayı biraz daha kaşırsak, nüfusun yüzde 42’si yani,35.7 milyonu yoksulluk sınırı altında kalıyor.

Bu rakamlara göre Amerika veya İngiltere, Avrupa da ‘enflasyon yüksek’ demenin manası yok. Türkiye de 5. 500TL olan asgari ücret 305 avroya denk geliyor. Avrupa ülkeleri içinde sadece Arnavutluk’u geride bırakıyoruz.

Ekonominin sıkıntılı görüntüsü sadece asgari ücret/açlık sınırı ile kaim/daim değil.

Ulusal Yargı Ağı(UYAP)verilerine göre icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı son bir yılda 1 milyon 250 bin artarak 24 milyon 84 bine çıkmış.

Velhasıl-ı kelam, rakamlara göre durum vahim.

BALIKÇILARIN TEZGAHI!.. 

‘YOK’ SATIP FİYAT YÜKSELTTİLER!

Yozlaşmanın bir tezahürünü daha dün itibarıyla yaşadık.                                                                            

Sokak satışına yol verilen balıkçılar, durduk yerde ‘’yok’ satarak palamut balığı fiyatlarıyla oynadılar.

Tüketicinin perakende satış mağazalarında/marketlerde sürekli şikâyet ettikleri ‘raf fiyatı ayrı/kasa fiyatı ayrı’ operasyonunun bir başka çeşidini yaşadı Zonguldak.

Gözlemcilerin ‘Kefken-Zonguldak arasında 500 takım( büyük balıkçı gemisi) var demelerine rağmen, önceki gün 5-6 tanesi 100 liradan satılan palamut balığı dün tanesi 50 liradan satışa sunuldu.

Tamam ‘serbest piyasa’ var. Ancak, tutulan balıklar kapalı kasa tırlarla şehirlerarası taşınırken Zonguldak’ta ‘yok’ diyerek fiyat arttırılması gerçekten ‘abesle iştigal’ bir durum.

Gözlemciler, tutulan balıklar soğuk hava depolarına tıkılıp, deniz bozduğunda çıkartılıp yüksek fiyatlarla alıcılara ulaştırılır’ diyor.

Denetimsiz piyasanın akıbeti de ancak bu olur.

TOPLU KONUT AÇIKLAMALARI HAYALİ Mİ?..

Ülke de ‘seçim’ tartışmaları başlamasıyla birlikte açıklanan 250 bin ucuz konut, tartışma boyutlarını arttırdı.

‘ucuz/pahalı, yapılır/yapılmaz/ihtiyaç/ihtiyaç değil’ gibi konular tartışma odağını oluşturdu.

Zonguldak ve havalisinde  Gökçebey(800 konut), Saltukova(150 konut), Karaman(63 konut), Çaydeğirmeni (317 konut), Beycuma((120 konut) olmak üzere Zonguldak ve havalisinde 1450 konut yapılacağı açıklandı.

İlk etapta arsa temini yapıp müracaat eden belediye sınırlarında yapılacak bilgisi pompalandı piyasaya. Sonra, diğer ilçeler neden yok diye aleyhte tezahürat artınca, önce Ereğli devreye sokuldu, ‘100 konut yapılacak’ dendi. Ardından merkez ilçe için ‘100 konut yapılacak’ açıklaması yapıldı.

‘Yapılacak’ açıklamaları yanında, kesin bir adres gösterilmemesi, ‘şu taraflara yapılacak’ şeklinde yorumlarla anlatılmaya başlandı.

Geçmişte de Zonguldak ve ilçelerinde konut yapılacak’ diye ortaya çıkılmış, ‘talep’ toplanmış, hatta çekiliş/kura yapılıp insanlar kağıt üzerinde daireleri bile gösterilmişti.

‘sızlanma ve aleyhte tezahüratlar başlayınca vatandaşlar konutları yerine ödedikleri paralar geri verilmişti.

Seçim vaadi gibi Türkiye de 250 bin, Zonguldak’ta 1650 konut açıklamaları, bu açıdan bakınca ‘hayal’ olarak gözüküyor.

Bu konu daha çook su kaldırır. Tartışmaların bitmesi için önce konut yapılacak yerler açıklanmalıdır. Sonra, temel atma törenleri yapılmalıdır.

Yoksa, ‘seçim yatırımı’ konuşmalarının önü kesilmez.

KİLİMLİ GÜZERGÂHINA ‘DİREKT’ MİNİBÜS

Mithatpaşa Tünellerinin açılmasıyla birlikte Zonguldak-Kilimli arası 5 dakikaya düşmesi vatandaşı mutlu etti. Ancak, Kilimliye dolmuş ile gidenler için değişen bir ey olmadı, yine eski yoldan eziyet çekerek seyahat yapıyorlar.

Daha ziyade devlet dairelerinde çalışanlar ile sabah gidip akşam dönen vatandaşlarımız, Zonguldak-Kilimli arasındaki mesafenin Tüneller/yeni karayolu güzergahından yapılmasını istiyor.

Ancak, edindiğimiz bilgilere göre, ‘direkt gidiş/geliş’ için konacak minibüslerin koltuk sayılarını doldurmaları uzun süreceği için minibüsçüler yeni yolu tercih etmemektedir.

Konu ile ilgili görüştüğümüz Şoför ve Otomobilciler Odası Zonguldak Şube Başkanı Osman Bahar, konunun İl Trafik Komisyonu Alt Komisyonu’nda görüşüldüğünü, en kısa zamanda ‘yeni yoldan direkt gidiş/geliş’ seferleri’ için görüşmeler yapıldığını, bu konuda yapılan şikâyetlerin ortadan kaldırılacağını belirtti.

En azından ‘sabah-akşam’ konacak seferlerle halkın ihtiyacı karşılanır, tünellerinde hakkı verilmiş olur.

‘BU ŞEHİRE BU AYIP YETER!..’ Mİ ACABA?..

Zonguldak Kömürspor futbol takımının maçları Devrek’te oynanacak’ haberi, taraftarların moralini bozdu.

Hal bu ki, Ağustos ayının başında Zonguldak Valisi Sayın Mustafa Tutulmaz, başlayan ‘tartışmaya’ el koyup ‘stat yetişecek’ demişti.

O gün ki açıklamalara göre ‘açık tribün istinat duvarı ve tribün inşaatı, maç günleri durdurulacak, risk olan yerlere seyirci alınmayacaktı.’

Ancak, Z. Kömürspor Basın Sözcüsü Şükrü Öztürk’ün sosyal medya hesabından yaptığı ‘Maçlarımız artık Devrek’te oynanacak. Bize bu lüksü layık görenlere çok teşekkür ederim’ açıklamasıyla ‘tartışma’ yine ateşlendi.

Öztürk, TFF’ye ‘saha değişikliği müracaatı’ yaptıklarını ancak, ’tartan pistte’ engel durum olduğu için ‘izin vermeme’ durumu; dolayısıyla ‘saha hazır hale getirilmediği’ için ‘hükmen mağlup (3-0)’ sayılma durumu olabileceğini, açıklayıp, ‘bu şehre bu ayıp yeter’ dedi.

Açıklamaların ardından dün ‘Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü(ZGSİM)’ yazılı bir açıklama yaparak,  ‘ihale edilen işler çerçevesinde sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğu; iş yapımının tamamlanmasına müteakip, maçların tekrar Karaelmas Kemal Köksal Stadyumu’nda oynanacağını belirtti.

Akabinde, belediye başkanı sosyal medya hesabından önümüzdeki ilk iki maçın Karaelmas Kemal Köksal Stadyumunda oynanacağını açıkladı.

ZGSİM, ‘risk var’ diyor. Belediye başkanı ‘risk yok’ diyor. İnşallah ‘risk’ olmaz. Yüklenici firma ‘maç oynatılma’ zaptını nasıl imzaladı?

Ne biçim şehir bu ya? Seçilmiş ve atanmışların kaçıncı kez karşı karşıya gelişi bu? Neyi hesaplaşması neyin pay edilememesi bu?

Gelişmeleri okuyunca, ünlü Türk Sanat Müzik Sanatçısı Merhum Zeki Müren’in ‘ah bu şarkıların gözü kör olsun’ şarkısı aklıma geldi.

Şarkının bir kaç sözünün yerini değiştirip  ‘ah bu hesaplaşmaların gözü kör olsun’ diye mırıldanmaya başladım.

Sonuç:

‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu’ bir şehirde, ‘bunca ayıp’ bu şehre yetmedi…

Şükrü Öztürk kardeşim; daha ne ayıplar göreceğiz sayelerinde

Kaynak: Editör:
Etiketler: RAKAMLAR, ‘YOKSULLUK’, DİYOR…, , , ,
Yorumlar
Haber Yazılımı