‘SİSTEM’ HİKÂYE, ASIL OLAN ‘İNSAN’
Haber
26 Ocak 2021 - Salı 16:40 Bu haber 1724 kez okundu
 
‘SİSTEM’ HİKÂYE, ASIL OLAN ‘İNSAN’
GÜNDEM Haberi
‘SİSTEM’ HİKÂYE, ASIL OLAN ‘İNSAN’

‘SİSTEM’ HİKÂYE, ASIL OLAN ‘İNSAN’

Herkesin tuttuğu parti kendine… Siyaseti bir kenara bırakalım ve ‘Dürüst’, ‘Samimi’ bir değerlendirme yapalım.

Türkiye de 12 milyon emekli var. Bunların 7 milyonu açlık sınırı(3. 100TL) altında maaş alıyor.

Türkiye de 15 ve daha yukarı yaşlardaki işsiz sayısı 4 milyon 200 civarında.

Türkiye de yoksulluk sınırı ise 8 milyon civarında. Buna göre Türkiye de 17 milyon yoksul var.

Türkiye de son iki ayda Ayçiçek yağının kilosu 33 liradan 78 liraya çıktı. Türkiye de 2 milyon mülteci var.

Örnekleri çuvalla arttırmak mümkün. Pandemi ve mevsim normali hava şartları ‘Bir şekilde’ biter.

Son günlerde ulusal medya kanallarındaki tartışmaların odağında, ‘Sistem’ tartışması var.

Milleti ‘Cambaza bak cambaza’  taktiğiyle, ‘Siyasi fanus’ içine sokup, uyutmanın sankritçesi bu…

‘Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ ile ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ cinaslı kafiyelerle yediriliyor, hem karnı aç hem kafası aç milletime.

Söylem ve eylemlere bir bakar mısınız? ‘Gerilimden nemalanma’ dediğimiz bir ‘Hitap’ var siyasilerde.

Varsayalım ki, iktidar oldum olası kutuplaşma/gerilimden nemalanma üzerinde siyaset yapıp, oy konsolide ediyor; en azından kendi tabanını tutmaya çalışıyor. Tutabildiği tartışılır.

Ancak; ana muhalefet partisi de, mevcut sorunları irdeleyip, açıp, sergileyeceği yerde, aynı ’Gerilim siyaseti’ çevresinde dolaşıyor.

Siyasi yozlaşmanın geleceği nokta, yada ‘Olacağı buydu’ demekle bitmiyor iş.

Parti sultaları, bu güne kadar birey/halk/seçmene yedirdikleri ‘Demokrasi Masalı’nı, bu sefer ‘Üç boyutlu’ kaptırıyorlar. Demokrasi havarilikleri yanında, kendi belirledikleri vekilleri, ‘İşte sandık, işte vekil adayı. Alın bunlardan birini seçin’ diye bize kaptırmıyorlar mı?

Aslında uygulanan, Amerikalıların meşhur sözü ‘Yarın iki gün sonra dün olacak’ sözünün ‘Taktik’ olarak işlenmesidir. Yani, ‘Türkler iki gün sonra başlarına geleni unuturlar’ uygulamasından başka bir şey değil bu.

Geriye doğru bir bakın bakalım. ‘Yarın’ mahreçli ‘Düşünüp konuştuğumuz’ her şey, dünde kaldı.

kardeşim, ‘Abidik kubidik’ anlatmaya gerek yok.

Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi gelirken vaat edilenlerin başında ‘Yoksulluk-Yolsuzluk-Yasaklar’ yok muydu? Bu gün de mücadele edilen sorunların başında ‘Yolsuzluk-Yasaklar-Yoksulluk’ yok mu?

Demek ki neymiş?

Sistem değişse ne yazar? Uygulayacak olan bizim insanımız değil mi?

‘Siyasi ahlâkın dip yaptığı’ bir yerde, istediğin kadar ‘İsim’ üzerinde tartış dur. ‘Ha kel Hasan, ha Hasan kel’ olur.

Her gün bir ‘Rezaletin daniskası’ çıkıyor ortaya, ‘Rezil’ yok.

Seçilmiş ve atanmışların ‘Koltuk kollama’ adı altında yaptıkları, ‘Yandaş kollama’ aslında bağlı oldukları siyasi partiye zararın ötesinde zarar veriyor. Toplum katmanlarının ’Güven/itimat’ müesseselerini bozuyor. Dolayısıyla ‘Birlik-beraberlik’ sıkıntıya düşüyor.

Halkın/seçmenin ‘Yüz’ ve ‘Ses’ ifadelerinden sıkıntılı olduğu anlaşılınca, ‘İttifak’ takımlarına yeniden ayar ve ‘Gerilim/kutuplaşma’ üzerinden ‘Oy kaydırma operasyonu’ devreye sokuluyor.

İçinde bulunduğunuz şartları ve mevcut sorunları şöyle bir kafanızdan geçirin. Sistemin değiştiğini düşünün. Yeni sistemi uygulayacak olan yozlaşmadan ‘Köküne kadar’ nasiplenmiş ‘Benim insanım’ değil mi?

Tartışılan iki sistem de hikâye.

Yapılacak olan ‘Depreme dayanıklı’, dürüst, cesur, kanunlara saygılı, devlet diliyle konuşan, karşısındakine saygı duyan, liyakatli insanlar yetiştirmek.

Benim odak noktam, vekilleri parti sultası mı seçecek, partilerin tabandaki üyelerimi?

Şimdilik, benim tasvip edeceğim sistem bu.

NAS’TAN SİYASETE DESTEK

Zonguldak, kar şokunu henüz atlatamadı.

Bu gün yarın yine kar gelecek ya? Aynı sorumsuzluklarla karşılaşmayalım diye, gündemde tutulup, önlem alınması isteniyor.

Zonguldak Muhtarlar Dernek Başkanı Şerafettin Nas, kara teslim sürecini değerlendirirken, ‘Muhtarlara, Milletvekillerini arayın’ dedim diyor.

Ancak, anladığım kadarıyla, milletvekilleri, ‘Kabahat altın kürk olsa, kimse üstüne almaz’ sözü gereği, bu serzenişlere cevap vermediler. Vekiller, belediye başkanının işine burnunu sokar mı? Ertesi gün, Ankara’ya şikâyet edilir, olmadık bir işten gambazlanırlar.

Kilimlili Başkan Dostum Nas, bu arada CHP Kilimli İlçe Başkanı Erol Sarıal’ın, Kilimli ile ilgili eleştirilerine sarmış. ‘Kendisi ile yaptığı sohbette söylemediklerini, basına söylemiş’ diyor.

‘Doğru düzgün siyaset yap’ diyor Sayın Sarıal’e.

Dostum Nas, kim doğru dürüst siyaset yapıyor? Eyvallah, Kilimli senin aday adayı olduğun ilçe.

Keşke senin dediklerini, AK Parti Kilimli İlçe Başkanın söyleseydi.

Mesela sen, ‘Ya ya ya, Şa şa şa Kilimli Belediye Başkanı çok yaşa’ deseydin, anlardım.

ENERJİSA HAKLI

Belediyelerin beceriksizliklerine, enerji şirketinin eksileri katılınca, maden havzası Zonguldak kar’a teslim oldu. Kullanılamayınca eldeki tuz, doğa da, gönüllerde oldu bumbuz.

Vatandaşların umursamazlık ve unutkanlıklarını bilen seçilmiş - atanmış ve şirket sahipleri, bana göre kabahatlerinden büyük olan ‘Özürleri’ ile piyasada ‘Arzu endam’ ettiler.

Belediye Başkanı Sayın Alan, ‘Olur böyle vakalar’ cinsinden özür diledi. Ardından ENERJİSA ‘Hava muhalefeti nedeniyle meydana gelen kesintilerden dolayı özür diler, sabır ve anlayışınız için teşekkür ederiz’ dedi.

Ardından ne oldu biliyor musunuz?

ENERJİSA “Değerli müşterimiz, sözleşme hesabınıza ait son ödeme tarihi geçmiş. Toplam borcunuzun beş iş günü içinde ödenmemesi halinde, elektriğiniz kesilecektir.” Mesajları attı müşterilere.

Bana göre haklı. Kullandığın elektriğin parasını vereceksin. Ancak, bu memlekette, elektrik kesintileri nedeniyle fabrikaların sözleşmeli işlerini yetiştiremediği zamanlar oldu. Belediye başkanları valiler konuya muttali oldular. Ne var ki,5-6 ay öncesi bu olaylar sonrası şehir elektrik sıkıntısı yaşıyorsa, kabahatli elektrik şirketi değildir. Şehrin seçilmiş ve atanmışlarıdır.

Cevap ve düzeltme hakkı için, sütunlar açık.

 

HASTA GİBİ GİTTİ HALK OTOBÜSÜ

Hasta olan bireyin boşluğu zor doldurulur, iş yerinde.

Yedeği varsa ve işinin ehli ise sıkıntı çekilmez. Az bir zaman kaybıyla doldurulur eksiklik.

Makinalar içinde böyledir hayat. Hayatın her evresine müdahale için çalıştırılırlar.

Bir hatta çalışan halk otobüsünü düşünün!.. Saatinde kalkıp gittiğinde, ihtiyaç sahipleri mutlu olur.

Ancak, yolda arıza yaptığında, durakta bekleyeni düşünün… Zamanlı/saatli işi olanın beklemesini, beklerken dokuz doğurmasını…

Sadece, bir kişi için geçerli değil sorun. Hat üzerinde bekleyen yolcuların tamamı için geçerli.

Dün, Halk Otobüsü hatta tekledi, duraktakiler umutsuz bekledi.

Çekici üzerindeki araç, hastaneye hasta getiren ambulans gibi izlendi.

 

POKERCİ RİSKİ, RESTİ GÖRME KEYFİYETİ

Varsayalım ki, ‘Her an yıkılabilir’ raporları olan Zonguldak Belediye Merkez Çarşısı, yoğun kar yağışı dönemlerini ‘Şans eseri’ atlattı. Rivayet o ki,  Haziran 2021 civarlarında yıkılacak.

Peki, o zaman kadar, içinde ticaret yapanlara müsaade edilmesinin ‘Gerekçesi’ nedir?

Köstebek usulü kömür çıkartılan kaçak ocaklarda çalışmalara nasıl ‘Göz kırpılıyorsa’ bunlara da ‘sandık/seçmen’ ilişkisi çerçevesinde göz kırpılıyor.

İnşallah, içinde yüzlerce insanın barınıp çalıştığı, ticaret yaptığı Merkez Çarşısı’nda bir ‘Kaza’ olmaz.

Gerçekten de tam bir pokerci riski, resti görme keyfiyeti…

Bu gün için fırtına ve kar yağışının beklentisi olan bir yerde…

İkinci olayı da dün yine paylaştım. Asma Mahallesi Fabrika Sokak’ta bulunan altı kaymış bina, yıllar önce Afad ve belediye yetkililerince ‘Boşaltma’ kararı alınmış.

İlginç bir konu bu. Etrafında kaçak ocaklar, resmi çalışan ocak ve tescilli kok fabrikası bacası var/mış.

Tescilli alanda, kaçak ocak ve resmi çalışan ocak nasıl oluyorsa?

Evde kalanlara ‘Çık’ denmiş ancak, nereye gidecekleri söylenmemiş. Sosyal devlet/devlet baba geleneğinin olduğu bir yer de…

Engelli çocukların olduğu bir yerde...

Konut sahibinin, moloz dökerek kaymayı engelleme çalışmasına, ‘Sit alanıdır, hafriyat dökülmez’ tabelaları ile engel olunmuş.

“İnşallah/maşallah’ ile işlerin yürüdüğü bir yerde, biz de modaya uyup, ‘İnşallah yağacak kar ile bu ev kayıp çökmez. İnşallah, bu insanların başına kötü bir şey gelmez.” diyoruz.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘SİSTEM’, HİKÂYE,, ASIL, OLAN, ‘İNSAN’,
Yorumlar
Haber Yazılımı