Yazı Detayı
14 Mart 2018 - Çarşamba 18:19 Bu yazı 9059 kez okundu
 
14 MART...
Dr.Ferruh N. AYOĞLU
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

1919… İstanbul… sokaklarda havalı İngiliz askerleri… askeri denetim için diyorlardı ama… düpedüz işgaldi bu…
 1919… 3 Şubat… İngiliz askerleri Tıbbiye’nin Haydarpaşa’daki binasını işgal ettiler… Tıbbiyeliler söyleniyordu… kaynayan bir kazana benziyordu Tıbbiye… korktular… gözdağı vermek gerekiyordu… saat kulelerine ağır makineli tüfekler koydular…
   Akil Muhtar Özden, uzun uzun konuştu İngilizlerle. Binanın bir kısmında tıp eğitiminin devam etmesine izin verildi… İngilizler, dershanelerden birini sinema ve kiliseye çevirdi… İngilizlerin baskısı ile 4 Fransız doktor Tıbbiye’nin hoca kadrosuna girdi…
   İşgalciler… Tıbbiye öğrencilerinin karyolalarını askerlere verdiler, Tıbbiyeliler yer yataklarında yatıyordu… Yetmedi… tuvaletleri gece askerlere tahsis ettiler… Tıbbiyeliler yatakhaneye ve koridora idrar kovaları koydular… Yetmedi… askeri öğrencilerin üniforma giymeleri yasaklandı…
   Kaynayan kazana benziyordu Tıbbiye… Tıbbiyeliler söyleniyordu…
   Birşeyler yapmak gerekiyordu… Tıbbiyeliler gecelik entarileri ve pijamalarıyla derse girdi… Fizyoloji hocası Dr. Kemal Cenap (Berksoy) Bey kızdı… söylendi… “bu ne kıyafet?”… kolay mı hocaya laf söylemek… Tıbbiye öğrencisi İbrahim kalktı ayağa… “Efendim bu halimize Sefalet-i Fizyolociya derler. Bir memleket işgal edilir, düşman çizmesi altına girerse varlıkları ile beraber kılık ve kıyafetleri bu hale gelir”… Hoca durdu… öğrencisine baktı… “Hayatımda fizyolojiyi senin kadar anlamış kimse görmedim, tebrik ederim”…
   1919… İstanbul… sokaklarda havalı İngiliz askerleri… toplantı yapmak yasak… Tıbbiye kaynayan kazana benziyor… Tıbbiyeliler söyleniyor… Biraraya gelmenin bir yolunu bulmak gerekiyor… memleketin haline deva bulmak gerekiyor… kimi silah kaçırıyor Anadolu’ya, kimi Anadolu’ya gitmenin yollarına bakıyor…
   Tıbbiyenin kuruluş tarihi 14 Mart 1827… Bugün 191. yıldönümünü kutluyoruz… Akıllarına bir fikir geldi Tıbbiyelilerin… Tıp Fakültesi Öğrenci Cemiyeti, Tıbbiyenin açılış gününü kutlamak için “bilimsel” bir toplantı düzenledi… Hocaların da araya girmesiyle izin alındı toplantıya…
   14 Mart 1919… Darilfünun Konferans Salonu… Hocalar… İngiliz, Amerikan, Fransız Kızılhaç temsilcileri… Fransız Sıhhiye Genel Müfettişi… İnas Darülfununu’ndan öğrenciler… ve Tıbbiyeliler… Salonun bir tarafında Tıbbiye öğrencileri, diğer tarafında İnas Darülfünunu’ndan kız öğrenciler… Son konuşmayı Dr. Besim Ömer Paşa yaptı… “Eğer şimdi burada bulunduğunuz gibi Türk gençliği bir tarafta, Türk kadınlığı bir tarafta ayrı ayrı çalışacak olursak yükselemeyiz”… 
   Şimdi 99. yıldönümünü kutluyoruz 14 Mart 1919’un…
   Çok şey yaşadı, çok şey yaptı Tıbbiye… anlatılacaklar, aktarılacaklar çok… öykülerdeki isimlerin de önemi yok… Açık olan bir şey varsa, o da “tıbbiye ruhu”… Dünyada başka bir örneği var mı, başka bir ülkenin, vatan sevgisiyle bunca yoğrulmuş başka bir Tıbbiyesi var mı, bilmiyorum… sanmıyorum…
   Bir alıntıyla bitirelim bu 14 Mart yazısını… Sözlerin sahibi İsmet İnönü… “Hekimlik mesleğinin Türkiye’de başlaması bir çeşit Rönesans’a geçmek demektir. Türkiye’de medeniyet, iyi insanlık anlayışı, tıbbiye okulunun açılmasıyla başlamıştır. Bu tarih Türkiye’de fikir ve medeniyet cereyanlarının başlangıcı sayılır. Hekim, bize hayat sırrını öğretmiş ve hürriyet fikrini getirmiştir.”
   Hekimlik mesleğinin ve tıbbiyelilik ruhunun onurunu yılmadan taşıyan tüm meslektaşlarımın ve yarınlarda aramıza katılarak bu onurlu yükü paylaşacak tüm genç tıbbiyelilerin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum… 

 

 
Etiketler: 14, MART...,
Yorumlar
Haber Yazılımı