google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
24 Haziran 2020 - Çarşamba 00:00 Bu yazı 1308 kez okundu
 
90’LARDA ZONGULDAKSPORLU OLMAK
Barış IŞIK
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

  14 sezon süren Süper Lig ve sonrasında peş peşe ikinci ve üçüncü lige düşüşler…

 Binlerce kişinin gittiği deplasmanlar sonrası 14 kişinin izlediği Ümraniyespor – Zonguldakspor müsabakası…

Zamanının en yüksek transfer ücretleri ödenerek şehrimize gelen futbolculardan altyapıdan ya da çevre amatör takımlardan toplanan gençler ile verilen yaşam mücadelesi…

 Sendikanın evladını terk eden babalar gibi yavrusunu sözde işadamlarının eline bıraktığı zamanlar…

Babalarımızın anlattığı efsane takımı sadece hayalinde canlandırabilen duyduğumuz hikayeler ile motive olan bir taraftar topluluğu olarak büyüdük kaderine terkedilmiş şehrimiz olan Zonguldak’da…

Üst üste alınan kötü sonuçlar ve bunu takip eden istifalar sonrası hedefsiz bir takım kalmıştı elimizde.

Zonguldakspor, madenciler gibi yerin yüzlerce metre altına inmiş ve çıkamıyordu. Yaşadığımız hayal kırıklığına rağmen ümidini asla kaybetmeyen bir avuç gençtik biz 90’larda…

1991 yılında gerçekleşen ve Türkiye siyasi tarihinin en büyük isyanı olarak kabul edilen 70 bin kişinin katıldığı büyük madenci yürüyüşünün sonumuz olduğunu bilmeyerek gurur duyduk babalarımızla.

Sokaklarda aldığımız bu başarının bedelini gün gün ödedik. Elbet bu durum Zonguldaksporumuza da yansıdı…

Şemsi Denizer’in başkanlığında yeniden devreye giren sendika ile akabinde Zonguldak ilinin önemli futbolcularının bir araya gelmesi sonucu yaşanan 3.Lig şampiyonluğu, 3 Mart 1992’de ilimizde yaşanan en büyük acı olan ve 263 madencinin ölümüyle sonuçlanan grizu patlaması ile darmadağın olan şehrimizin tek moral kaynağı olmuştu belki de.

Bir zamanlar Zonguldakspor tribünlerinde açılan ‘Bir bu kadar da yerin altında var’ pankartının temelidir o yıllarda yaşananlar.

Sonrasında sendikanın katkılarıyla çok büyük paralar harcanarak yapılan transferler ile her sezona iddialı başlayış ama bir türlü sonunu getiremediğimiz 1.Lig rüyası.

Onbaşı Hasan, Şevket Işık, Kanat Tan ve Ahmet Küçük gibi tribün abilerimizi tanımaya başladığımız onlara emanet kilometrelerce yol gidip şehrimizi savunduğumuz yıllar…

Aradan 23 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün bile sendromunu yaşamaya devam ettiğimiz Süper Lig’in direğinden döndüğümüz 1997 yılı.

Ve sonrasında yaşadığımız beyhude çırpınışlar.

Sahada tek bir başarı dahi elde edemememize rağmen tribünde inadına daha çok sarılmamız Karaelmas’a…

Ve sonunda Milenyuma girişte 1.Lig’e çıkamayınca 3.Lig’e düşen Zonguldakspor kaldı elimizde.

Şemsi Denizer’in ölümü ve ardında bizlere miras kalan yüzlerce sorun.

Her şeye rağmen inadına şehrini savunmaya kendini adamış binlerce cefakar taraftar.

Neresinden bakarsanız bakın çok zordu 90’larda Zonguldakspor’lu olmak.

 
Etiketler: 90’LARDA, ZONGULDAKSPORLU, OLMAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı