google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
19 Kasım 2019 - Salı 17:28 Bu yazı 1489 kez okundu
 
ERKEN YAŞTA YAŞLANMA
Utku Baran ABAY
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

YAŞLANMA deyince, illa 70-80 yaşında olmamız gerekmez.

35 yaşında da "yaşlanmış" olabilirsiniz.

Açık konuşmak gerekirse ben 19 yaşındayım ve yaşlanmayla ilgili daha bilgi sahibi değilim.

Fakat hayatımda 35-40 yaşında olup, yaşlanmış gibi davrananlardan veya gerçekten yaşlananlardan bahsedeceğim size biraz…

Devamlı hareket halinde olan çocuklara bakıp "Nereden buluyorlar bu enerjiyi?" diye düşünmek.

Aynı volümdeki müziğin sesini her gün biraz daha yüksek bulmak.

Aşk diye bir şeyin olmadığına inanmak veya kendini inandırmak.

Kadınsanız, erkeklerden bahsetmez olmak; erkekseniz, her lafın sonunu kadınlara bağlamak.

Gittikçe canı kıymetli olmak...

En son gidilen konserin hatırlamamak...

Yaşını sorana artık bastığın değil bitirdiğin yaşı söylemek.

İnsanın doğar doğmaz 1 yaşında olamayacağı gerçeğine inanmak.

Cep telefonunun mesaj menüsüne hiç uğramamak.

Allah’ın adını daha sık anmak; "İnşallah"ı, "Maşallah"ı dilden düşürmemek.

Serin yaz akşamlarında yarı çıplak kızlara bakıp "Üşümüyor mu bunlar?" demek.

Son kozu kullanmak.

Gömlekten bir düğme daha açmak mesela.

Nasıl göründüğünle ya çok ilgilenmek ya hiç ilgilenmemek.

Kendimden hareketle, daha önce buna benzer bir yazı yazdığın konusunda şüpheye düşmek fakat doğruluğunu asla hatırlamamak.

Bunlardan birkaçı sizde de varsa "Geçmiş olsun" diyeceğim ama bunun geçeni yok!

En iyisi hiç kafaya takmayın.

Şu hayattan ne kadar erken kopabilirseniz o kadar iyi bence.

Yaşlanmanın ayıbı yoktur.

Yaşlanmayı kabul etmemek vardır.

 
Etiketler: ERKEN, YAŞTA, YAŞLANMA,
Yorumlar
Haber Yazılımı