301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
29 Mayıs 2018 - Salı 15:08 Bu yazı 766 kez okundu
 
Gizemli kız ağlıyordu!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Henüz sihirli cam olan televizyon hayatımıza girmemiş, dünyada olup biteni, radyonun bize ulaştırabildiği cızırtılı sesinden ve haftada bir memlekete gelen gazetelerden öğreniyorduk. Böyle bir zamanda “olağanüstü” olayları öğrenmek çok önemliydi. Bazen keyif verirdi, bazen de hüzün sarardı her yanımızı. O zaman da gizemli kız vardı, gizemli erkek vardı, gizemli yaşlı başlı adamlar bile vardı!

Destancılar da vardı o zamanlar…

Daktiloyla çalakalem yazılmış, çok kötü bir dil kullanılmış ve muhtemelen teksir makinasında çoğaltılmış destanlar vardı.

Destan deyince aklınıza Çakırcalı Mehmet Efe’nin maceraları aklınıza gelmesin. Diyelim bir yerde bir kaza oldu. Kazada bir aileyi kaybettik veya ailenin yarısı öldü, kalanı da yaralandı. Bundan güzel bir hikâye çıkar. Ya da yeni nişanlı bir genç kız, bir genç erkek, yeni evli bir çift, uzun zaman sonra evladına kavuşan bir çiftin hazin sonu da destanların ana temasını oluştururdu.

Acıdan para kazanmayı meslek edinen destancılar, yazdıkları A4 boyutundaki bir hikâyeyi şehir şehir, ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy dolaşarak (tanesini şimdiki parayla 1-2 liraya) satarlardı. Hikâyeyi çoğaltma şansı yoktu, çünkü fotokopi denen alet henüz icat edilmemişti. Dolayısıyla aynı sokaktaki insanlar ya bir tane alır ya da birkaç tane alırdı. Bir tane de olsa, birkaç tane de olsa mahallenin kadınları toplanır, okuma yazma bilen birisi sesli şekilde hikâyeyi okur, hep birden ağlarlardı…

Eee destan bu, ağlanacak kadar da acıklı yazılmıştı…

Bazen de bu hikâyelerin yerini efsaneler alırdı…

Dağın tepesinde belli zamanlarda beliren bir genç kız silueti mesela…

Eşi tarafından öldürülen kadının zaman zaman köye uğraması mesela…

Bir iftiraya kurban giden adamın ruhunun aldığı intikam…

Çoğu “atmasyon” diyeceğimiz uydurma hikâyelerdi. Bazısı da kimi insanların anlattıklarının kulaktan kulağa aktarılırken değişime uğramış haliydi. Ya da yeni deyimle bir şehir efsanesiydi ama efsane bu, gittikçe büyüyor, destanlaşıp üstüne katılarak anlattıkça anlatılıyor, abarttıkça abartıyorlardı…

Tabi bütün bunlar iletişimin olmadığı, insanların haberlere karşı biraz daha “cahil” olduğu, okuma yazma oranının da çok düşük olduğu bir zamandaydı. İnsanları kandırmak belki de çok kolaydı.

Aslında değişen bir şey yokmuş. Cahil, her zaman cahilmiş, yalana inanmak isteyen, her zaman inanırmış, efsane bekleyen, mırıldanan insandan bile efsane üretirmiş. Bunun çok yeni ve çok canlı birkaç örneği var. Ufo bunların başında geliyor. Birileri gökte bir cisim görüyor ve köylüler el birliğiyle taşlayıp haini geldiği yere geri gönderiyorlar.

Van Gölü Canavarı da bir diğeri…

Son marifetimiz mezarlıkta ağlayan gizemli genç kız…

Çorum’un Ulu mezarlığında geceleri ağlayan bir kız sesi duyulduğu kulaktan kulağa yayılınca en önemli yayın organlarının bir numaralı haber konusu haline geldi.

Ağlamak yasaktı belki, acı çekmenin bir sınırı vardı ve acı çekerken sağa sola soracak, ne kadar acı çekeceğinin miktarını öğrenecek ve ona göre, o dozda, o kıvamda acı çekecek, öyle mi?

Düğünde göbek atan kimseye hesap vermeyecek ama mezarda ağlayan bir genç kız bütün dünyaya hesap verecek, öyle mi?

Belki de sadece hasretine dayanamadığı bir yakınını kaybetmiş, o da ağlıyordu. Belki bunu zamansız yapıyordu, belki de kendine göre geçerli bir sebebi ve zamanı vardı.

Bunu öğrenmek için kızı bulmak ve onla konuşmak lazımdı.

Öyle yaptılar, bütün bir kent işi gücü bıraktı, gizemli genç kızın peşine düştü. Polis nöbet tuttu, jandarma nöbet tuttu, zabıta nöbet tuttu ama hiç kimse genç kızın mezarlığa geldiği anı yakalayamadı, Ağıt sesi ise gelmeye devam etti. Yoksa birileri hoparlör yerleştirdi, kızı uzaktan mı ağlatıyordu…

Tabii koca Çorum genç kızı yakalayamayınca, çevre illerden gönüllü kahramanlar desteğe geldi, hem de akın akın.

Çorum, yeni bir turistik kazanç elde etmişti. Seyyar satıcılar hatırı sayılır satış yapıyor, lokantacılar kazanıyor, çaycıların keyfi yerinde. Taksicisi kazanıyor, otelcisi kazanıyor, köşedeki leblebici bile kazanıyor hem de Çorum leblebisi, boru değil ya…

Sonra bir haber okudum, gizemli genç kız yakalanmış. Dikkat edin “bulunmuş” değil, “yakalanmış”. Bir suçlu gibi, bir cani gibi, bir kaçkın ruh gibi…

Peki kız yakalanmış, ne demiş, hiç; “Bırakın da gideyim

Koca koca adamlar zavallı genç kızı karga tulumba yakalamış, neredeyse boğacaklar. Ciddi ciddi kızı oracıkta öldürecekler.

Ama sonra öldürmeyeceklerini anladım.

Haberi okuduğunuzda olayın kimin/kimlerin veya “hangi amacın” başının altından çıktığını da öğreniyorsunuz. Biraz saksıyı çalıştıran, gizemli kızın sırrını çözer.

Yani düşünün koca bir kent, bir mezarlıkta ve yeri belli mezarda ağlayan kızı bulamıyor. Yetmiyor güvenlik kuvvetleri devreye giriyor, hainleri ininden çıkaran emniyet teşkilatımız açık alanda, adası belli, parseli belli, mezar taşında yazan “Fatma Çiftçi” adı apaçık ortada olan mezarın yanında ağlayan o gizemli kızı bulmakta aciz kalıyor. Yine olmuyor 7/24 kayıt tutan bir kamera koyuyorlar, o bile bulamıyor. Pes yani!

Yok böyle bir şey…

Zaten yok öyle bir şey…

Zira dilinin altındaki baklayı çıkaran Çorum İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ömer Arslan, "Bu tür efsanelerin, yaşandığı bölgede turizme büyük katkısı bulunmaktadır. İlimizin tanıtımında da bir efsane araştırırken bir anda da bu konu gelişmiştir. Sadece sosyal medyanın yazdığı hikâyelerden efsane geliştireceğiz. Çalışmayı onay için bakanlığa ileteceğiz"

İşe bak sen…

Tam da Çorum’un tanıtımına katkı sağlayacak bir efsane ararken, kucaklarında taptaze, yepyeni, canlı, capcanlı bir efsane bulmuşlar.

O bakanlık böylesine “kurgulanmış” efsaneye onay verir mi bilmem ama verse de vermese de, akın akın insanlar Çorum’a gidecek, Çorum’u gezecek, oradan alışveriş edecek, karnını doyuracak, ihtiyaçlarını giderecek, (muhtemeldir ki) kısa zamanda inşa edilecek “Ağlayan Kız Anıtı”nda fotoğraf çektirecek, sosyal medyada bile paylaşacak…

Eee hazır gelmişken bir birinden leziz Çorum leblebisi almamak da olmaz…

Bu efsaneyi “ilin tanıtımına” ve “turizm gelirine” ihtiyaç duyan her kente tavsiye ederim. Ama hikâye acıklı olsun, gizemli olsun, sırlarla dolu olsun ve illa da şöyle başlasın;

Gizemli kız ağlıyordu, mezarlık inliyordu, her kabri farklı bir hüzün kaplıyordu. Gizemli kız ağlıyordu, insanlar onu dinliyordu, inliyordu diller, dinmiyordu acılar, burkuluveriyordu yürekler…

Kuruyan gözler ıslanıyordu, şarıl şarıl akıyordu yaşlar, sel olup bendini aşıyordu, taşıyordu sular seller. Katılaşmış kalpler yumuşuyordu, bir gizemli kız ağlıyordu ve bütün bir âlem ona yanıyordu…

Gizemli kız ağlıyordu…

 

 
Etiketler: Gizemli, kız, ağlıyordu!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
184 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
394 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
223 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
388 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
670 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
795 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
559 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
551 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
336 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2331 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
670 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
863 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
603 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
503 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
553 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
395 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
425 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
336 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1205 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
809 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4699 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1952 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
830 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
634 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1816 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
758 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1689 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1426 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1806 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
914 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
903 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2790 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1024 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
944 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1697 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
784 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1022 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
788 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1214 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
857 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
803 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
830 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
938 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
827 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
979 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
801 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
738 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
969 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
965 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
788 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
823 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
904 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4500 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1122 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1124 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1365 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1071 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1080 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1229 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1180 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1054 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
987 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1352 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
992 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1149 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1248 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1239 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1701 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1115 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1184 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1174 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
917 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1069 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1061 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1401 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1024 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1203 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1051 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1080 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1102 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1117 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1131 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1197 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1149 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1014 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1051 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1309 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1044 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1088 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1247 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1134 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1083 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
926 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1082 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1269 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1131 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1101 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1085 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1377 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1036 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1206 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1449 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1340 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1080 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1251 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1166 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1117 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1212 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1176 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1019 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1136 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1228 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1044 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
855 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1203 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1055 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1075 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1003 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1032 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1171 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1095 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
971 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1055 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
975 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1163 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1191 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1140 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1236 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1179 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1332 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1112 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1100 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1237 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1207 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1432 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1124 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
976 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1144 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1245 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1106 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1179 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1337 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1183 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1348 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1203 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1106 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1113 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1103 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1117 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1278 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1221 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1170 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1317 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1197 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1269 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1417 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1160 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1224 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1177 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1432 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1314 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1178 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1331 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1164 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1317 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1362 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1215 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1409 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1248 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1272 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1246 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1227 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1259 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1186 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1331 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1323 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1451 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1216 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1363 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1333 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1400 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1091 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1174 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1404 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1235 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1275 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1376 Okunma.
Haber Yazılımı