Yazı Detayı
29 Mayıs 2018 - Salı 15:08 Bu yazı 592 kez okundu
 
Gizemli kız ağlıyordu!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Henüz sihirli cam olan televizyon hayatımıza girmemiş, dünyada olup biteni, radyonun bize ulaştırabildiği cızırtılı sesinden ve haftada bir memlekete gelen gazetelerden öğreniyorduk. Böyle bir zamanda “olağanüstü” olayları öğrenmek çok önemliydi. Bazen keyif verirdi, bazen de hüzün sarardı her yanımızı. O zaman da gizemli kız vardı, gizemli erkek vardı, gizemli yaşlı başlı adamlar bile vardı!

Destancılar da vardı o zamanlar…

Daktiloyla çalakalem yazılmış, çok kötü bir dil kullanılmış ve muhtemelen teksir makinasında çoğaltılmış destanlar vardı.

Destan deyince aklınıza Çakırcalı Mehmet Efe’nin maceraları aklınıza gelmesin. Diyelim bir yerde bir kaza oldu. Kazada bir aileyi kaybettik veya ailenin yarısı öldü, kalanı da yaralandı. Bundan güzel bir hikâye çıkar. Ya da yeni nişanlı bir genç kız, bir genç erkek, yeni evli bir çift, uzun zaman sonra evladına kavuşan bir çiftin hazin sonu da destanların ana temasını oluştururdu.

Acıdan para kazanmayı meslek edinen destancılar, yazdıkları A4 boyutundaki bir hikâyeyi şehir şehir, ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy dolaşarak (tanesini şimdiki parayla 1-2 liraya) satarlardı. Hikâyeyi çoğaltma şansı yoktu, çünkü fotokopi denen alet henüz icat edilmemişti. Dolayısıyla aynı sokaktaki insanlar ya bir tane alır ya da birkaç tane alırdı. Bir tane de olsa, birkaç tane de olsa mahallenin kadınları toplanır, okuma yazma bilen birisi sesli şekilde hikâyeyi okur, hep birden ağlarlardı…

Eee destan bu, ağlanacak kadar da acıklı yazılmıştı…

Bazen de bu hikâyelerin yerini efsaneler alırdı…

Dağın tepesinde belli zamanlarda beliren bir genç kız silueti mesela…

Eşi tarafından öldürülen kadının zaman zaman köye uğraması mesela…

Bir iftiraya kurban giden adamın ruhunun aldığı intikam…

Çoğu “atmasyon” diyeceğimiz uydurma hikâyelerdi. Bazısı da kimi insanların anlattıklarının kulaktan kulağa aktarılırken değişime uğramış haliydi. Ya da yeni deyimle bir şehir efsanesiydi ama efsane bu, gittikçe büyüyor, destanlaşıp üstüne katılarak anlattıkça anlatılıyor, abarttıkça abartıyorlardı…

Tabi bütün bunlar iletişimin olmadığı, insanların haberlere karşı biraz daha “cahil” olduğu, okuma yazma oranının da çok düşük olduğu bir zamandaydı. İnsanları kandırmak belki de çok kolaydı.

Aslında değişen bir şey yokmuş. Cahil, her zaman cahilmiş, yalana inanmak isteyen, her zaman inanırmış, efsane bekleyen, mırıldanan insandan bile efsane üretirmiş. Bunun çok yeni ve çok canlı birkaç örneği var. Ufo bunların başında geliyor. Birileri gökte bir cisim görüyor ve köylüler el birliğiyle taşlayıp haini geldiği yere geri gönderiyorlar.

Van Gölü Canavarı da bir diğeri…

Son marifetimiz mezarlıkta ağlayan gizemli genç kız…

Çorum’un Ulu mezarlığında geceleri ağlayan bir kız sesi duyulduğu kulaktan kulağa yayılınca en önemli yayın organlarının bir numaralı haber konusu haline geldi.

Ağlamak yasaktı belki, acı çekmenin bir sınırı vardı ve acı çekerken sağa sola soracak, ne kadar acı çekeceğinin miktarını öğrenecek ve ona göre, o dozda, o kıvamda acı çekecek, öyle mi?

Düğünde göbek atan kimseye hesap vermeyecek ama mezarda ağlayan bir genç kız bütün dünyaya hesap verecek, öyle mi?

Belki de sadece hasretine dayanamadığı bir yakınını kaybetmiş, o da ağlıyordu. Belki bunu zamansız yapıyordu, belki de kendine göre geçerli bir sebebi ve zamanı vardı.

Bunu öğrenmek için kızı bulmak ve onla konuşmak lazımdı.

Öyle yaptılar, bütün bir kent işi gücü bıraktı, gizemli genç kızın peşine düştü. Polis nöbet tuttu, jandarma nöbet tuttu, zabıta nöbet tuttu ama hiç kimse genç kızın mezarlığa geldiği anı yakalayamadı, Ağıt sesi ise gelmeye devam etti. Yoksa birileri hoparlör yerleştirdi, kızı uzaktan mı ağlatıyordu…

Tabii koca Çorum genç kızı yakalayamayınca, çevre illerden gönüllü kahramanlar desteğe geldi, hem de akın akın.

Çorum, yeni bir turistik kazanç elde etmişti. Seyyar satıcılar hatırı sayılır satış yapıyor, lokantacılar kazanıyor, çaycıların keyfi yerinde. Taksicisi kazanıyor, otelcisi kazanıyor, köşedeki leblebici bile kazanıyor hem de Çorum leblebisi, boru değil ya…

Sonra bir haber okudum, gizemli genç kız yakalanmış. Dikkat edin “bulunmuş” değil, “yakalanmış”. Bir suçlu gibi, bir cani gibi, bir kaçkın ruh gibi…

Peki kız yakalanmış, ne demiş, hiç; “Bırakın da gideyim

Koca koca adamlar zavallı genç kızı karga tulumba yakalamış, neredeyse boğacaklar. Ciddi ciddi kızı oracıkta öldürecekler.

Ama sonra öldürmeyeceklerini anladım.

Haberi okuduğunuzda olayın kimin/kimlerin veya “hangi amacın” başının altından çıktığını da öğreniyorsunuz. Biraz saksıyı çalıştıran, gizemli kızın sırrını çözer.

Yani düşünün koca bir kent, bir mezarlıkta ve yeri belli mezarda ağlayan kızı bulamıyor. Yetmiyor güvenlik kuvvetleri devreye giriyor, hainleri ininden çıkaran emniyet teşkilatımız açık alanda, adası belli, parseli belli, mezar taşında yazan “Fatma Çiftçi” adı apaçık ortada olan mezarın yanında ağlayan o gizemli kızı bulmakta aciz kalıyor. Yine olmuyor 7/24 kayıt tutan bir kamera koyuyorlar, o bile bulamıyor. Pes yani!

Yok böyle bir şey…

Zaten yok öyle bir şey…

Zira dilinin altındaki baklayı çıkaran Çorum İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ömer Arslan, "Bu tür efsanelerin, yaşandığı bölgede turizme büyük katkısı bulunmaktadır. İlimizin tanıtımında da bir efsane araştırırken bir anda da bu konu gelişmiştir. Sadece sosyal medyanın yazdığı hikâyelerden efsane geliştireceğiz. Çalışmayı onay için bakanlığa ileteceğiz"

İşe bak sen…

Tam da Çorum’un tanıtımına katkı sağlayacak bir efsane ararken, kucaklarında taptaze, yepyeni, canlı, capcanlı bir efsane bulmuşlar.

O bakanlık böylesine “kurgulanmış” efsaneye onay verir mi bilmem ama verse de vermese de, akın akın insanlar Çorum’a gidecek, Çorum’u gezecek, oradan alışveriş edecek, karnını doyuracak, ihtiyaçlarını giderecek, (muhtemeldir ki) kısa zamanda inşa edilecek “Ağlayan Kız Anıtı”nda fotoğraf çektirecek, sosyal medyada bile paylaşacak…

Eee hazır gelmişken bir birinden leziz Çorum leblebisi almamak da olmaz…

Bu efsaneyi “ilin tanıtımına” ve “turizm gelirine” ihtiyaç duyan her kente tavsiye ederim. Ama hikâye acıklı olsun, gizemli olsun, sırlarla dolu olsun ve illa da şöyle başlasın;

Gizemli kız ağlıyordu, mezarlık inliyordu, her kabri farklı bir hüzün kaplıyordu. Gizemli kız ağlıyordu, insanlar onu dinliyordu, inliyordu diller, dinmiyordu acılar, burkuluveriyordu yürekler…

Kuruyan gözler ıslanıyordu, şarıl şarıl akıyordu yaşlar, sel olup bendini aşıyordu, taşıyordu sular seller. Katılaşmış kalpler yumuşuyordu, bir gizemli kız ağlıyordu ve bütün bir âlem ona yanıyordu…

Gizemli kız ağlıyordu…

 

 
Etiketler: Gizemli, kız, ağlıyordu!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2019 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
502 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
678 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
464 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
340 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
419 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
235 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
281 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
180 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1029 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
656 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4529 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1767 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
643 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
453 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1659 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
598 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1497 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1223 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1648 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
771 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
732 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2620 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
874 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
810 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1533 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
623 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
881 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
651 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1050 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
697 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
653 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
664 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
793 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
642 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
796 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
654 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
574 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
781 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
789 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
635 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
653 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
735 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4347 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
960 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
941 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1210 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
897 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
901 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1050 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1011 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
873 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
807 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1152 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
852 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
974 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1086 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1062 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1472 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
944 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
965 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
990 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
788 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
917 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
893 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1226 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
880 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1007 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
890 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
901 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
962 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
948 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
993 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1036 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
994 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
872 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
922 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1149 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
867 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
927 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1081 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
989 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
897 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
760 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
940 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1082 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
983 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
936 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
941 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1215 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
885 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1048 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1276 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1190 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
934 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1106 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1002 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
976 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1079 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1028 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
872 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
963 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1075 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
885 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
735 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1011 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
929 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
925 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
856 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
875 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
987 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
937 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
844 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
904 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
845 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1032 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1064 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
982 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1089 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1023 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1169 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
979 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
954 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1074 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1059 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1234 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
976 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
826 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
976 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1079 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
967 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1033 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1152 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1019 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1163 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1066 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
915 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
977 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
968 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
975 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1139 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1063 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1024 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1158 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1036 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1113 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1268 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1003 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1078 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1044 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1266 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1161 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1045 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1167 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1030 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1157 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1232 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1079 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1216 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1114 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1113 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1089 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1079 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1103 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1038 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1170 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1176 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1298 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1049 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1212 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1178 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1226 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
962 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1016 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1253 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1112 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1130 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1216 Okunma.
Haber Yazılımı