Yazı Detayı
04 Nisan 2018 - Çarşamba 17:35 Bu yazı 4277 kez okundu
 
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Olaylarla hangi pencereden baktığımız, olayları nasıl algılayacağımızın da bir göstergesidir. Belki de “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” öğretisinden sonra, “bana hangi pencerede durduğunu söyle, sana hangi bakış açısına sahip olduğunu söyleyeyim” öğretisine sıra gelmiştir. Ama önce olaylara bir de bu pencereden bakın…
Kabul ediyorum, bu pek de kolay değil. Zorluğu, bu pencerenin, hiçbir siyasi partiye açılmıyor olmasındandır. Ee hepimiz de bir siyasi partiye gönülden bağlıyız, belki fanatiğiyiz, belki onsuz olamıyoruz, belki o ne derse o oluyor ve biz sadece onaylıyoruz…
Yine de evet diyorsanız, buyurun bu pencereye…
***
Öncelikle her birimiz, bir pencereyi “bize ait” biliyoruz. Diğer bütün pencerelerin camı kirlidir, pistir, buğuludur, yamuktur, eziktir, erimiştir, iç içe geçmiştir, hatta buzlu camla kaplıdır, belki de naylon geçirilmiştir. Ya da ne bileyim, aslında o pencere, pencere olmaktan çok ötedir; tiz günde yıkılmalıdır, paramparça edilmeli, un ufak olmalı, her parçası ayrı bir yere atılmalıdır.
Aslında suç pencerede değil, bunu hepimiz biliyoruz…
Suç durduğumuz yerde de değil, bunu da biliyoruz…
En azından ben, “bildiğimizi” varsayarak bu yazıyı kaleme alıyorum, bilmiyorsanız, o da sizin sorununuz…
Suç pencerede de değil, durduğumuz yerde de değil.
Suç, bakış açımızda da değil.
Yani aslında her birimizin durduğu yer, baktığı açı açısından bir sorunu yok.
Daha net anlatayım, hayata siyasi açıdan bakanların hiçbir suçu yok.
Hayata siyasi açıdan bakmayanların da bir suçu yok.
Hayata siyasi açıdan bakanların, bir siyasi partiye yakınlık duyması veya içinde olması kadar doğalı yoktur.
Kimimiz AK Partiliyiz ve doğal olarak da bütün olayları kendi siyasi görüşümüzden, kendi dünya görüşümüzden, kendi inancımızdan, kendi kültürümüzden bakıyoruz…
Kimimiz CHP’liyiz, kimimiz MHP’li, belki de başka partili…
Siyaset deyince sadece parti anlamamak gerekir. 
Kimi ırkçı, bazıları milliyetçi, bazıları dinci, bazıları mezhepçi…
Eee haliyle bazıları da menfaatçi, bazıları çok fazla benmerkezci…
Bunların hepsi doğal, hayatın içinden, hayatın akışındandır.
Daha da beteri var, bazıları hain, bazıları terörden yana, bazıları darbeci, bazıları da çok fazla yoz…
Buna ahlaki çöküşü de ekleyin, düşük karakteri de…
Çünkü bir olay olduğunda “bu olaya sadece şu görüştekiler bakacak” diye bir ferman yayınlayamayız, yayınlasak da bunun bir hükmü olmaz.
O nedenle herkesin kendi penceresinden olaylara bakması ayıplanmamalı yadırganmamalı, kınanmamalı, tu kaka edilmemelidir.
Ancak, o görüşün yanlış olduğu, o bakış açısının doğru olmadığı anlatılmalı, daha açık deyimle herkes kendi görüşünün doğruluğunu doğru dille anlatmalı, doğru üslupla bunu yapmalıdır.
Ben işin bu tarafında değilim elbet…
Hayata siyasi gözle bakanların, (aksi olsa da) “aklını kiraya vermiş” olma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu düşünürüm.
Hayata “ırkçı” gözle bakanların da aklını kiraya vermiş olma ihtimali çok daha yüksektir.
Mezhepçi olanlar da böyle, (dini bilmeden) dinci olanlar da, cemaatçi olanlar da…
Yani aslında kendi özgür iradesiyle olayları değerlendirme yetkisinde olmayan herkesin aklı kiraya vermiş, ruhları satılmıştır, kalpleri mühürlenmiş olma ihtimali o kadar yüksek ki, kendi iradeleriyle düşünme, konuşma ve yorumla imkânları sıfıra yakındır.
İşte zor olan nokta burası…
Herkes durduğu yerde durmalı ama özgür olmalı…
Hangi görüşe sahip olursak olalım, duyduğumuzu, gördüğümüzü kendi özgür irademizle değerlendirdiğimizde, bakış açısı sakatlığı yaşamayız.
Bunu yaparken inancımıza, ahlak anlayışımıza, kültürümüze, değer yargımıza göre kıyaslamak, ayıplanacak bir şey değil, gereklidir de…
Çünkü bir olayda farklı fikirlerin ortaya çıkması, herkesin olaylara kendi penceresinden bakarak değerlendirmesiyle mümkündür.
Ama gördüğünü olduğu gibi anlatacak…
Duyduğunu da olduğu gibi…
Kendisine aktarılanı da araştıracak…
Bu çok farklı bir penceredir…
Diğer bütün pencerelerden farklı…
Hepimizin durduğu ve âlemi seyrettiği pencereden farklı bir penceredir bu…
Burada insanlığımız var mesela…
Vicdanımızı bir yana atmıyoruz bu pencerede…
Merhamet süzgeci, bu pencerenin olmazsa olmazları arasında…
Saygı da, sevgi de, hoşgörü de bu pencerede…
O nedenle bu pencerenin müdavimi az, o nedenle herkes kendi penceresinde, kılını kıpırdatmadan, kendisine hazır olarak sunulan “duyu organlarının” çıktısıyla olaylara bakıyor, değerlendiriyor, yorumluyor ve sağa sola saldırıyor.
Hayata bir de bu pencereden bakabilsek, sorun çözülecek de..  Bu pencerede çok fazla filtre var, bu da bizi yoruyor!

 
Etiketler: Hayata, ‘bu, pencereden’, bakın,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1541 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
417 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
249 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1432 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
403 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1281 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
982 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1445 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
559 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
479 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2374 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
659 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
625 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1373 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
416 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
686 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
462 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
852 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
444 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
459 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
472 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
586 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
418 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
578 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
452 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
379 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
575 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
576 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
467 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
447 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
535 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4142 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
749 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
701 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
921 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
680 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
708 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
805 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
814 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
685 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
622 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
895 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
684 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
754 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
854 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
807 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1140 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
739 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
746 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
749 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
643 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
725 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
699 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
993 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
681 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
767 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
682 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
705 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
775 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
734 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
778 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
832 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
801 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
684 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
753 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
901 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
658 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
731 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
863 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
809 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
703 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
578 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
756 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
839 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
776 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
739 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
777 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1011 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
686 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
860 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1016 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
947 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
692 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
869 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
802 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
786 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
894 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
832 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
690 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
763 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
869 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
663 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
590 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
778 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
726 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
741 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
674 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
680 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
777 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
754 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
661 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
716 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
677 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
830 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
884 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
752 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
912 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
812 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
943 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
791 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
773 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
816 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
871 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
956 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
816 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
644 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
758 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
880 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
769 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
851 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
900 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
825 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
924 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
868 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
731 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
788 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
790 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
790 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
955 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
852 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
833 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
984 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
837 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
915 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1009 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
833 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
904 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
860 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1031 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
940 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
870 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
972 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
838 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
920 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1003 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
895 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1002 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
912 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
933 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
900 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
907 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
936 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
862 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
990 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
979 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1104 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
866 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1051 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
962 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1016 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
805 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
839 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1041 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
928 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
964 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1054 Okunma.
Haber Yazılımı