google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
24 Nisan 2020 - Cuma 00:00 Bu yazı 1362 kez okundu
 
HEYET-İ TEMSİLİYE’DEN MİLLET MECLİSİ’NE
Veysel ÇITLAK
 
 

Atatürk, Mustafa Kemal olarak Samsun’a çıktığında tarihler 19 Mayıs 1919’u göstermektedir. Devamında yaptığı çeşitli görüşmeler ve katıldığı kongreler neticesinde oluşan “milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı” ve “manda ve himayenin kabul edilemeyeceği” fikirlerine istinaden ve milletin istikbali için yapacağı mücadeleye rehberlik etmek için Heyet-i Temsiliye’nin içinde yer alır. Milletin aynı hedefe topyekûn yönelmesini sağlamak için hareket geçen Heyet-i Temsiliye’nin nihai durağı ise Ankara’dır ve bu yapı daha sonra Kurtuluş Savaşı’nı hedefe ulaştırmak için canla başla mücadele edecek olan Büyük Millet Meclisi’ne dönüşür.

Elbette Ankara’nın merkez olarak seçilmesinde pek çok etken vardır. Bunları, Akdeniz ve Karadeniz limanlarına olan eşit mesafe, işgal kuvvetlerine uzak oluşu, merkezi konum vb. şeklinde ifade edebiliriz, fakat bunun ötesinde çok dana önemli bir sebep vardır. O da Atatürk’ün Ankara halkının Milli Mücadele’ye vereceği desteğe olan inancıdır. Nitekim bu inancın sadece bir his olmadığı, aksine bir hakikati işaret ettiği, Heyet-i Temsiliye’nin karşılanışı esnasında kendini belli eder. Bu anların bir kısmına birlikte okuyalım:

“… Toplanan ahali arasında bir dalgalanma oldu. Otomobil yaklaşınca heyecan son haddine varmıştı. Davullar çok daha coşkuyla vuruyor.

Mustafa Kemal Paşa Kızılyokuş’a geldikleri zaman seymenlerin önünde duran otomobilden indi ve onlara doğru ağır ağır yürüdü. Hepsi bir anda esas duruşa geçtiler. Her soluk tek can olmuştu. Bütün gözler, onun gözlerinde düğümlüydü. Vakur ve sert bir sesle:

- Merhaba efendiler! dedi.

- Sağol Paşa Hazretleri...

- Arkadaşlar! Buraya neden geldiniz?

 - Millet yolunda can vermeye geldik!

- Fikrinizde sabit misiniz?

- And olsun.

- Var olunuz.” *

Seymenler ve Ankara halkı, Mustafa Kemal’e ve Heyet-i Temsiliye’ye büyük bir hürmet göstermiş ve sonuna kadar yanlarında olduğunu belirtmişlerdir. Bu duygu, o günden sonra yurdun pek çok yerine yayılacak, zamanla yurt çapındaki direniş artacak, düşmana karşı yürütülecek mücadelede bu insanların her zaman yoğun ve samimi desteğini yanlarında hissedeceklerdir. İşte Büyük Millet Meclisi de o günlerin bu ruhu içerisinde açılacak ve milletin istiklali yolunda önemli bir adım olacaktır.

Öyle ki devam eden süreçte düşman yurttan atılmış, Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleştirilmiş, tarımda, eğitimde, ekonomide planlamalar yapılarak ileri adımlar atılmış ve Türk modernleşme hamlesi için gerekli yapıyı oluşturmak için ciddi emek harcanmıştır. Atatürk, bu süreçte gençlere olan inancını hep vurgulamış, çocukları ise yarınların büyükleri olarak görmüştür. Onlara bir bayram hediye etmesi de geleceğin müreffeh Türkiye’sinin onların ellerinde şekilleneceğine olan inancındandır. Bu sebeple, bu günü hem milli egemenlik hem de milli kalkınma yolunda çok önemli bir adım olarak görmek, Türkiye Cumhuriyeti’ni ileriye taşıyacak bugünün çocuklarını, bu şuurla yetiştirmek önemlidir. Onlar, bizim hem bugünümüz hem de yarınlarımızdır.

Bu vesile ile Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran ve hamleleri ile devletin varlığını berkiten başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere herkesi rahmetle anıyor; devletimizin hür ve müstakilliğinin devamını, çocuklarımızın huzur ve refah içinde büyümesini temenni ediyorum.

 

 

 

 

 
Etiketler: HEYET-İ, TEMSİLİYE’DEN, MİLLET, MECLİSİ’NE,
Yorumlar
Haber Yazılımı