google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
14 Nisan 2020 - Salı 00:01 Bu yazı 1450 kez okundu
 
İŞÇİ’NİN Mİ MİLLİ TAKIMISIN?
Barış IŞIK
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

'Madencilere sakın yalan konuşma. Onlar karanlıkta çalıştıkları için herşeyi görürler' / Chernobly TV series

Zonguldak işçilerin ve madencilerin şehridir.

Bu şehirde yaşayanların birçok ortak değeri vardır.

Dayanışma bunların başında gelir.

Emek vermek ve çalışmak da aynı şekilde değerlidir.

Zonguldakspor 1.ligde oynadığı yıllarda başarı bu şekilde geldi.

Zonguldakspor her şeyden önce şehirde yaşayan işçilere yani halka aitti.

 Kulübe değer katan çok önemli oyuncuları vardı.

O muhteşem günlerden günümüze bu Misyon bizlere miras kaldı.

Dün olduğu gibi bugünde halk takımın arkasında en büyük güç.

Her ne kadar 40 bin Madenci üyesinin bulunduğu günler kadar resmi üyesi olmasa da Zonguldakspor İşçinin Şerefidir.

Dünya üzerinde birçok ülkede futbolun doğuşunda önemli bir rol üstlenen İşçi kesiminin ülkemizdeki en anlamlı temsilcisidir Zonguldakspor.

Yer altının derinliklerinden yeryüzüne seslenir maden işçisi Zonguldakspor vesilesi ile. 1945’te Kömürspor’un kuruluşu hatta daha da geriye gidersek 1924 Maden Mektebi futbol takımına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir Maden İşçisinin futbol ile olan bağı.

Cumhuriyet’in ilk ili olan Zonguldak o günlerden bu günlere bu misyonu taşımaya çalışmıştır.

İşçi’nin Milli Takımı olarak anılır.

Anılır anılmasına da gerçekte de bu böyle midir?

Bu sorunun cevabı ne evettir ne de hayırdır. Çünkü elde edilmesi gereken birçok eksiklik mevcuttur.

Bunların örnekleri dünya futbol tarihinde saklıdır.

Öncelikle bir misyon üstlenecek ve İşçi’nin Milli takımı olacaksan sahada olup bitenle ilgilenmeyeceksin.

Yani skoru umursamayacaksın.

Sahaya çıkarken futbolcuların bu takımın özünde maden işçilerine ait olduğunu hissedecek bir yoldan yürüyerek çıkacaklar sahaya.

Takımın başında her zaman bir madenci olacak başında bareti elinde bayrağı ile.

Fonda Edip Akbayram’dan ‘Çocuklar İnanın’ çalacak. Taraftar rakip takıma asla kötü bir söylemde bulunmayacak.

Emeğin ve emekçinin yanında olacak.

Takıma transfer olan futbolcular bu bilinçle gelecekler.

Üzerinde arma olan forma gururla taşınacak yenilse de yense de.

İçinde kupalar dolu olmasa da bir müzesi mutlaka olacak.

Sonuçta Cumhuriyetten günümüze içinde bir çok önemli hikaye barındıran anılara sahip.

Sahada mücadele edebilmek için gerekli ekonomik adımları atmaktan çok daha önemli bu kulübün işçi kimliğini koruyabilmek.

Tescilli kulüp logomuzun birçok yerde kullanılmasını bile doğru kullanamadık maalesef.

En güzel örnek sanırım Pink Floyd’un ‘The Wall’ albümü. Günümüzde şahısların tekelinde kalması ve bundan kurtulamaması inanın bana bizlerin suçu.

Zamanında bu misyonu düzgün kullanamamamızın suçu.

Bir felsefemiz olmalıydı. Hangi ligde kiminle oynadığımıza değil bu felsefeyi nasıl koruruz konumuzun başlığı özünde bu olmalıydı.

Bir zamanlar kale arkasında açılan o madenci pankartı gibi Geçit Yok olmalıydı felsefemizin temeli.

Kimliğimizden var oluş nedenimizden asla ödün vermemeliydik. İnanın o zaman kaçıncı ligde olduğumuz kimsenin umurunda olmazdı.

 
Etiketler: İŞÇİ’NİN, Mİ, MİLLİ, TAKIMISIN?,
Yorumlar
Haber Yazılımı