‘BİR TANIDIĞIM VAR… BU KIŞ MUTLAKA ÖLÜR!’
Haber
17 Ekim 2021 - Pazar 15:48 Bu haber 1542 kez okundu
 
‘BİR TANIDIĞIM VAR… BU KIŞ MUTLAKA ÖLÜR!’
GÜNDEM Haberi
‘BİR TANIDIĞIM VAR…  BU KIŞ MUTLAKA ÖLÜR!’

BİR TANIDIĞIM VAR…

BU KIŞ MUTLAKA ÖLÜR!’

Vay canına ya hu!

Ülke de her konuda çarpık manzaraları görünce; insanın havsalası duruyor.

‘Çarpık’ kelimesi ilkönce ‘çarpık yapılaşmayı’ hatırlatıyor. Çarpık yapılaşmaya kurban olun. Çarpık/çurpukta olsa bina yapan bu ülkenin tuzu kuru insanları. Cebinde parası arkasında dayıları/ayıları olan insanlar. Kanunlara hilâfen istediklerini yapanlar.

Bu günkü konumuz, ‘çarpık manzara’ içinde yer alan ülkem insanının aç/bilaç durumundan birkaç kesit olacak.

Manzaranın içinde ‘hedef birey’ ile bu insanımızın yorumlanışına seçilmiş ve atanmışların matematik bakışını yansıtacağız.

Dün, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın, asgari ücreti( 2.825TL) savunanlara ‘bu ücretle bir ay geçinin de görelim’ açıklamasını okudum. Sayın Atalay, elbette kendi ailesi/üyelerinin savunuculuğunu, sahiplendiği sendikaların sözcülüğünü yapıyor.

Bizim derdimiz ‘asgari ücret ve açlık sınırında maaş alanlar’ değil, ‘hiç geliri olmayanlar’ ile ‘Sözde’ geliri olanlar.

Ülkedeki ‘işsiz sayısı 4 milyon üzerinde. Zonguldak’taki İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı ise 50 bin üzerinde.

Hikâye buradan başlıyor.

Geçenlerde Zonguldak’taki bürokratik kademeden birileri ile TÜM EMEK DER’de sabah kahvaltısında bir araya geldik. Etkili ve yetkili bürokrat dostuma ‘Zonguldak insanını ekonomik açıdan değerlendirir misin’ dedim.

Bürokrat dostum, ‘Zonguldak nüfusunun yarısından çoğunun evine para giriyor’ dedi, kestirmeden. ‘Nasıl?’ dedim. Ciddi ciddi anlatmaya başladı.

-140 bin çalışan, 165 bin emekli var. Toplayın 303 bin eder. Zonguldak nüfusunun yarısından çoğu…

Vay canına YA HU! Matematiğe ve ülkem insanının ‘yaşam kalitesine’ bakışına bir bakın hele…

‘Çalışan’ dediği, en azından ‘asgari ücret’ alan vatandaşımız. Sendikacı Ergün Atalay’ın beğenmediği ve ‘bir ay geçinin de görelim’ dediği asgari ücret. Bu gün aktif/piyasa açlık sınırının(3.000TL) bile altında kalmış bir asgari ücret!

Zonguldak’taki 165 bin emeklinin maalesef yarısından çoğu 1.500 TL maaş alıyor.

Peki, Zonguldak’ta İŞKUR’a kayıtlı 50 bin üzerindeki kayıtlı işsize yani ‘hiç maaşı olmayan’ insanlarımıza ne diyeceğiz?

Bir de bunların dışında olan insanlarımız var. Bu gün bu konuya giriş amacım bunlar.

Cumartesi günü simitçi dostum İbrahim, ‘Abi, bir tanıdığım var, bu kış mutlaka ölür’ dedi. ‘Hayırdır, müneccim misin veya gaipten ses mi aldın!’ diye takıldım dostuma.

Durumu özetledi. Yola koyulduk. Baştarla Mahallesi Rat 2. durak No: 102 nolu yere gittik. Üstü yağmur geçiren eski tek kat, akrabasına ait bir bina. İçinde tavan patlamış, duvarlarından küf akıyor. Elektrik yok Yerde çarşafsız, yorgansız bir yatak Soba yok. Vatandaşın adı: İBRAHİM ÇOBAN… Erişkinler için yüzde 77 engelli sağlık kurulu raporu var. Başka bir geliri yok. Bir tas çorba bile gelmiyor. Başvurduğu yerlerden aldığı cevap aynı ‘senin gelirin var’ deniyor. Geliri bin lira engelli maaşı. ENGELLİ MAAŞI OLAN BİN LİRA İLE GEÇİNİYOR?

Bürokratın/atanmışın ‘Zonguldak’ın yüzde ellisinin evine para giriyor’ diye tanımladığı binlerce insanın ‘ahval-i vaziyeti’ bu.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı’na kesinlikle katılıyorum ‘Asgari ücretle bir ay geçinin de görelim’ dediği bana göre ‘kötünün iyisi’ kesiminden…

 

 

FİLYOS KONGRESİ’NDE ‘REKTÖRLÜK SEÇİMİ’ KULİSİ

Geçen hafta sonu üniversitede (BEÜ) ‘Filyos Kongresi’ konulu bir toplantı vardı.

Filyos Projesi gelişimi çerçevesinde ‘Yatırım-üretim/istihdam’ ağırlıklı 56 bildiri katılımının olduğu kongre, bir saat geç başladı. Kongre açılış ve takdim konuşmaları dışında Zoom üzerinden yapıldı.

Toplantıda Zonguldak BEÜ Rektörü Prof. Mustafa Çufalı, Bartın Üniversitesi Rektörü Orhan Uzun, Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz ve Köksal Toptan konuştu.

Toplantıya katılım akademik ağırlıklı oldu. Öğrenci sayısı da azdı. Siyaset i ise TBMM eski başkanlarından ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Köksal Toptan yaptı.

Toptan, Türkiye’nin medar-ı iftiharı bir projenin kongresinde Zonguldaklı siyasetçilerin olmayışını eleştirdi. Toptan, Filyos Projesi kapsamında hatıralarını nakletti.

Kürsüdeki konuşmalar sürerken Toplantıya katılan öğretim üyesi ve görevlilerinin tartışma konusu ise ‘üniversite yönetimi, üniversitenin durumu, rektörlük seçimi ve adaylar’ üzerinde yoğunlaştı. Eski Rektör ve şimdiki Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer’in Zonguldak BEÜ’nün maddi-manevi gelişmesine yoğun ilgi gösterdiği ve gelişimine katkı yapacağı üzerinde duruldu.

 

GONCA DÖNEMİ YAPILAN 3 MİLYONLUK

İMAR PROJE BEDELİ MASRAFI GİTTİ Mİ?

Geçen haftanın ‘İlginç’ tartışmalarından biride Zonguldak Belediyesi’nin imar planlarının revizyonu, ilavesi ve kentsel dönüşüm işinin ihale edilmesi.

Tartışma konusu, imar palanlarında yapılan revizyonun sebeplerinden ziyade Zonguldak’taki konu ile ilgili kuruluşların haberdar edilmemesi.

Eleştirilerdeki haklılık payı, ilgili kişi ve kuruluşların haberdar edilmemesi… Aslında, ‘Zonguldak 40 senedir hizmet almadı’ açıklaması yapanların, böyle bir ‘Ciddi’ konuda ilgilileri haberdar etmesi beklenmiyor.

Zonguldak’ta adı geçen imar planlarında revizyon çalışmaları (1/1000 ve 1/1500)2007’de AK Partili Belediye Başkanı Secaattin Gonca zamanında yapıldı. 19 mahallede 17 etap/kısmi imar iskan planları ileriye dönük hazırlandı.

Şimdi sorulan sorulardan biri, ’Bu planların akıbeti ne oldu ki, yeni planlama ihale edildi?

AK Partili belediye Başkanı Secaattin Gonca döneminde yapılan planların sonucu ne oldu?

En önemlisi Gonca döneminde, dönemin rayiç bedellerine göre yapılan 3 milyon lira ihale bedeli masraf gitti mi?

Zonguldak Belediye Başkanı Sayın Selim Alan, Gonca dönemi yapılan imar plan revizyonlarının akıbetini Zonguldaklılara açıklamalıdır.

Ak Parti il ve merkez ilçe başkanlığı da, yapılan son ihale önceki gelişmeleri hakkında Zonguldaklıları bilgilendirmelidir.

Yeni yapılacak planlarda ve değişikliklerde hizmetlerin kişilere mi, topluma mı olduğunu; trafik, otopark, yeşil alanların durumu ,spor alanlarının varlığı, sosyal ve kültürel alanların tespitini sonra tartışırız.

Ancak, ‘yapılanlar neden rafa kaldırıldı?’ sorusunun cevabı verilmeli.

 

AKARYAKITI TUTABİLENE AŞK OLSUN!

Son günlerin ‘siyasi gerginlik’ ve ‘işsizlik’ dışında iki ‘kötü’ tarifli iki konusu var.

1)Pandemi sürecinin iyi yönetilememesi. Yani, vaka ve ölüm sayılarının yükselmesi. Dolayısıyla, okulların açılmasıyla birlikte covid konulu sıkıntıların moral bozması.

2) hayat pahalılığı denince akla gelen çarşı/Pazar fiyat artışları yanında; tüm girdilere olumsuz yansıyan akaryakıt zammının yine başrole çıkması.

Geçen hafta benzin ve motorine yapılan zamlar, her iki yakıtı da 8 liraya taşıdı.

Ancak, Mazota yapılan 41 kuruş zammın ateş ve korkusu geçmeden yarın itibarıyla 23 kuruşluk yeni bir zam dalgasının geleceği ileri sürüldü.

Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası(PÜİS), yaptığı açıklamaya göre, pazartesi akşamından geçerli olmak üzere; motorin gurubunda 23 kuruşluk zam bekleniyor. Açıklamada benzin gurubunda zam beklenmediği belirtildi.

Ne denir?

KAYKAY/MÜHENDİSLER LOKALİ/GENÇLİĞE HİTABE

İsmet İnönü Anıtı çevresinde kaykay ile epeyce vakit geçirdi muhalefet ve siyasette alacağını aldı.

Kaykay yapılan yer, toplum nazarında  görüntü kirliliği ve Cumhuriyet’in kurucularından İnönü’ye yapılan haksızlık olarak görüldü, yıkımı sağlandı. Puan muhalefetin.

Ardından, Liman içi düzenleme projesi kapsamında, TTK’ya ait bir binada yeni düzenleme gündeme sokuldu. Maden Mühendisleri Odası’nın kiracı olarak bilindiği bina tartışmaya açılınca, müdavimler ses çıkardı. Aslında yapılacak olan binanın şehre yeni bir aktivite katmasının sağlanmasıydı.  Yani, mühendislerin lokali yerine şehrin kitap okuma salonu haline getirilmesiydi. Maden Mühendislerinin, çalıştıkları kuruma ait bir binada oturması gerekmiyor elbette.

 Dolayısıyla, müdavimlerin ‘lokal’ diye çıkarttıkları gürültü, mutlu sona ulaşacakları ve karşı tarafı ürkütecek bir gürültü değil. Müdavimlerin ve yandaşlarının kullandıkları ‘Hainlik’ filan hiç değil. Bu konudan bir şey çıkmaz.

Muhalefetin, Zonguldak’ta üçüncü atraksiyonu, vilayet duvarına ‘porsuk ağacı’ figürü konması dolayısıyla kaldırılan ‘Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ yazılarının akıbeti üzerinde oldu.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin kaldırılmasını bende eleştirdim. Ancak, sökülen ‘hitabenin yazıları öteye beriye atılmış’ gibi ‘bahane’ çok basit. Duvardan sökülen yazı panosunu ‘ayet’ yapmanın manası var mı?

Vilayet duvarından ‘Gençliğe Hitabe’nin sökülmesi kurgulansa, muhalefet daha çok prim yapardı. Bu da ‘sıradan bir atraksiyon.’

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘BİR, TANIDIĞIM, VAR…, , BU, KIŞ, MUTLAKA, ÖLÜR!’,
Yorumlar
Haber Yazılımı