DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ
Haber
10 Mayıs 2021 - Pazartesi 15:41 Bu haber 634 kez okundu
 
DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ
GÜNDEM Haberi
DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ

DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ

 

 

Dünya ‘can ile cüzdan arasında’ sıkışmış. Bir yanda ‘virüsten kurtulma mücadelesi’ veriliyor bir yandan ‘devam eden hayat’ çerçevesinde yaşam mücadelesi.

Dolayısıyla birçok olay, gelişme ve önemli gün; kovid yoğun, gündelik işlerin telaşından unutuluyor veya atlanıyor.

Bunlardan biride 3 Mayıs’ta kutlanan ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü.’

Kovid korkusuna tam kapanmalı(!) günler içinde, meslek kuruluşları bile ‘Kayda değer’ bulmadıkları için olsa gerek; konuyu / günü ellemediler.

Öyle ya, elleyince Zülfikâre dokunmak var. Seçilmiş ve atanmışı gücendirmek var!..

Aslında, yerel basın, covidli günler ile hem haber açısından hem de ekonomik yönden daha fazla girdaba girdi.

Ancak, bu zor günler; resmi, özel, amatör gazetecileri azaltmadı.

Resmi gazeteciler; ekmeğini bu işten kazananlar. Özel gazeteciler; sipariş üzerine kalem sallayanlar. Amatörler, sosyal medya üzerinden ‘Vatandaş gazeteciği’ adı ile kendi kendine çalıp oynayanlar…

Velhasıl-ı, meslek, her geçen gün biraz daha törpüleniyor, yozlaşıyor, zorlaşıyor.

Meslek, ‘hiçbir iş yapamayanların’ atlamaya çalıştığı bir iş kolu olmaya başladı. Bunlar, ‘Ahlaka mugayir’ çalışmalarıyla ‘Çarşı-Pazar’ olmuş tipler. Seçilmiş ve atanmışların el altında tutup ‘İhtiyaca binaen’ kullanmakta ‘Mahzur’ görmedikleri...

Bana göre, ‘Sosyal medya haberciliği’ yapanların mesleğe katkıları daha ‘Ehven-i şer’

Seçilmişler demişken...

Geçen yıl Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan,’Demokratik ve ahlaki sorumluluk bilinciyle, ilkeli çalışan gazeteciler, toplum içinde önemli işleri yerine getiriyorlar’ demişti.

Bu açıklama, altına imza atılacak açıklamadır. Bu açıklama, seçilmiş ve atanmışlar dahil, toplumun tamamına şamil bir açıklamadır.

Sayın Cumhurbaşkanı, harçlıkçı, şantajcı, sipariş yazı yazan gazete/cileri ‘Ahlaki sorumluluk bilinciyle, ilkeli çalışan gazeteciler’ dışında tutup, birilerine gösteriyor.

Ancak, mesaj’ı ‘Tersinden’ anlayanlar(!) basın mensuplarına yönelik ‘Seçme/değerlendirme’ konulu açıklamayı ‘Yok’ sayıp yamaçlarına oturtmayı ‘Yeğ’ tutuyorlar.

Siz, düzgün gazetecilik yapmaya çalışan ile piyasada yalın kılıç dolaşanların ayırt edilmesine destek olmazsanız, Sayın Cumhurbaşkanı’nın dediği ‘Demokratik ve ahlaki sorumluluk bilinci’ nasıl yaşatılıp çoğaltılacak?

Basın ahlak yasalarını hiçe sayan ve piyasada ‘Fink’ atan bu tipleri görmezden gelmek, ‘Bana dokunma da …’ demek ve onlara yol vermekten başka bir şey değil.

Yani…

Havaalanı pistinin uzaması, liman içi düzenleme, dere ıslahı, tünel-viyadük yatırımları elbette bölgede yaşam kalitesine, devlet eliyle pozitif dokunuşlardır.

Hele de ‘yiğitlerin değil sorunların harman olduğu’ ilde… Hele ki, ‘ödediği vergi kadar yatırım alamayan il’ Zonguldak’ta…

Ancak, farkında mısınız? Bu yatırımlar gelmeden önce Zonguldak üç vekil çıkartmıştı.

Bu yatırımlar gelmesine rağmen, Zonguldak’taki ‘Olumsuz gelişme ve haberler sonrası’ ivme aşağı döndü.

Demek ki neymiş? Sadece maddi gelişmeler/yatırımlar yaşam kalitesine etki etmiyor.

Manevi gelişmelerde (atamalar, ötekileştirmeler, halkın benimsemediği icraatlar) yaşam kalitesine etki ediyor.

İşsizlik, pandemi, hayat pahalılığı, her geçen gün toplum katmanlarının rengini sarartıyor.

Üstüne üstlük siyasi yozlaşmanın olumsuz katkılarıyla toplumun yaşam kalitesi daha da aşağılara çekiliyor.

Dünya Basın Özgürlüğü Günü, Covid belasının karambolunda kaynadı gitti.

Olayı istatistik olarak elleyip bitirelim.

Dünya da 68 ülkeden 840 gazeteci corona virüsten ölmüş. Türkiye’den bu sayı 21 kişi. Gözlemciler “2. Dünya Savaşından bu yana, basın sektöründe en ağır kayıp” diyor.

Yine istatistiklere göre basın işkolunda çalışan sayısı 92.350. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından sahada en çok sorun yaşayan kesim yine gazeteciler.

SONUÇ:

Enflasyon, hayat pahalılığı, işsizliği tetikleyen Corona, basın’ı da olumsuz etkileyen faktörlerin başında geliyor. Basın, olaya ayakta/hayatta kalmak için maddi çıkar açısından bakıyor. Seçilmiş ve atanmış; kendisine maddi-manevi zarar vermemesi için basını yedeğinde tutmak… Ticaret erbabı ise ‘zaman ve para kazanmak’ derdinde.

Meslek kuruluşları mı? ‘Bir lokma bir hırka’ edebiyatının günümüz temsilcileri gibi.

Her gün 300 civarında insanın öldüğü açıklanıyor. Ancak, cadde ve sokaklar da ‘Covid atsan yere düşmez’ görüntüsü hakim.

Farkında değiliz; covid hem insanları hem de meslekleri göz göre göre törpüleyip tüketiyor.

Manzaraya göre, insanlarda basında özgür…

Velhasıl-ı kelam; Özgürlükleri kendilerinden menkul.

 

 

EMEKLİLERDEN DEMİRTAŞ’A TEŞEKKÜR

 

 

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, toplumun kanayan yaralarından biri, yaşam kaliteleri yerlerde sürünen emeklilerin ekonomik durumlarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gündeme getirdi araştırma önergesi verdi. Demirtaş, yıllarca çalışıp üreten, ülke ekonomisine katkı sunan insanların, emeklilikte ekonomik ve sosyal açıdan rahat, huzurlu bir hayat sürme hakkının olduğunu belirtti.

Demirtaş, emekli ile ilgili istatistikleri değerlendirdi. “Ocak 2021 itibarıyla 4 milyon 150 bin 805’i hak sahipliği, 9 milyon 126 bin 889’u yaşlılık aylığı olmak üzere toplam 13 milyon 277 bin 696 emekli var’ diyen Demirtaş, ülkemizde 8 milyon emeklinin açlık sınırı altında(2 bin 736 TL /Mart 2021/Türk-İş) maaş aldığını ileri sürdü.

Demirtaş, emeklilerin en az 3 milyonun bir işte çalışmak zorunda olduğunu belirtip, çalışan emekli sayısının artacağını ifade etti.

CHP Zonguldak Milletvekili Demirtaş, yapılan araştırmalarda, emeklilerin yüzde 91.6’sının emekli aylıklarının eşit ve adil olmadığını söylediğini belirtti. Türkiye’nin AB ülkeleri arasında, emekliler arasında gelir eşitsizliğinde yüzde 7.5’luk oranla ilk sırada olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) kayıtlarına göre; emekli aylığı alıp, aynı zamanda çalışan 3 milyon emekli arasında 65 yaş üstü çalışan sayısı 851 bin olarak belirledi.

Vekil Demirtaş, ilginç istatistiklere yer vermiş.

TÜİK tarafından yapılan açıklamaya göre yaşlı nüfus son 5 yılda yüzde 22.5 oranında artmış.2020 yılında 65 yaş üstü kişi sayısı 7 milyon 953 bin 555’e çıkmış. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise son 5 yılda yüzde 8.2’den yüzde 9.5’e yükselmiş.

İlginç bir istatistik daha.

Ülkemizde vatandaşlarımızın ortalama ömür beklentisi son derece düşük. OECD ülkeleri arasında emeklilikte ortalama ömür beklentisi yüzde 20.2 yıl iken, Türkiye’de 17.6yıldır. Türkiye 46 ülke arasında, emeklilikte ortalama yaşam beklentisi açısından 36. sırada yer almaktadır.

Zonguldak vekili Demirtaş, gerçektende kanayan bir yarayı dikkatlere sunmuş.

13 Milyon emeklinin bu davranışı unutmayacağı mutlaktır.

 

 

POLİTİKACILAR VE KENDİNLE YÜZLEŞME AYI

 

 

‘Hoş geldin mah-ı güfran’ edalarıyla karşıladığımız Ramazan Ayı bitmek üzere. İslam inancına göre, Kur’an’ın Allah tarafından Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammet’e vahiy edilmeye başlanan Kadir Gecesi’ni de idrak ettik.

Covid ortamlı Ramazan Ayı’nı, ihlaslısı(Yürekten bağlı, temiz sevgili) ile de istismarcısı ile de geride bıraktık.

‘İhlaslı’ olanlara laf yok. Kendilerine ‘Manevi yararı olur’ diye dini ritüellere(Alışkanlıklara) daha çok sarılıp, yoksullara yardım ettiler.

‘İstismarcılar’ mı? Daha ziyade ‘İyilik’ reklamlarıyla yine ‘Arzu endam’ ettiler. Medya üzerinden kutlama mesajlarıyla gündeme tutundular.

İnsanlara iyilik etmek için bir fırsat olan ramazan ayının sorgulama ve tefekkür(Düşünme) ayı olduğunu unutup, fırsatı ganimet bildiler.

Kendinle yüzleşme ve kendini hesaba çekme ne kadar büyük bir erdem. ‘Medeni cesaret’ yani; girişken ve haksızlıklar karşısında dik olmak… ‘Her türlü insan’a hizmet etme mutluluğunun dik alası bu.

Her türlü insan (Parti içi rakibin, karşı partili politip, akçe ve siyasi ranta muhatap) yani siyasi yandaş veya siyasi rantiye dışındakiler…

Ortama bakın. Siyasi arenadaki yolsuzluk, hukuksuzluk, din adamlarının bilgisizliği, işsizlik, pahalılık, yoksulluğa, siyasi gerginliğe bir bakın hele…

Bunların ‘Sebeb-i hikmeti’ görülen ve sayılan politikacıların, ramazan münasebeti ile ortaya çıkıp yaptıkları dini ritüeller ne kadar geçerli olur dersiniz?

Allah bilir elbette.

Ne mutlu kendini hesaba çekip, kendi ile yüzleşenlere.

 

 

ZONGULDAK’TA, 3 GÜZEL SPOR GELİŞMESİ

 

Hele de ‘Covid, işsizlik, hayat pahalılığının el ele olduğu’ günlerde…

İnsanların dünya ile birlikte ‘Tam kapanma’ tarif, ‘Covid’den kaçma’ tatbiki çerçevesinde ‘Saklambaç’ oynama hüneri gösterdiği ortamda…

Halet-i ruhiyelerinin bozulduğu, karamsarlığa kapıldıkları  zaman diliminde; insanoğlu ‘Hızır’ gibi yetişen ‘Güzel’ bir haberden ‘Nemalanma, mutlu olma’ keyfi yaşarlar.

İşte bu mutlu, keyifli haberlere örnek üç gelişme yaşadı Zonguldak. Daha ziyade spor/futbolla ilgilenenler.

1) 2. Lig beyaz Grup ekiplerinden Zonguldak Kömürspor, bu yıl da küme düşmedi. Son maçta aldığı üç puanla kurtuldu.

Böylece, sezon başında ‘Hedef küme düşmemek’ üzerine çıkılan yol da, verilen sözler yerine getirilmiş oldu. İnşallah, önümüzdeki sezona ‘Hedef ligde kalmak ‘olmaz.

2) TFF 2.Lig Kırmızı Grup’ta Şampiyon olup TFF 1.Lige çıkan Eyüp spor’un teknik direktörü Zonguldaklı spor adamı Zafer Turan.

3) TFF 3. Lig 1. Grup’ta Şampiyon olan Diyerbekirspor , 8 yıl aradan sonra 28 lig maçında yenilgi almadan 68 puanla şampiyon oldu. Diyerbekirspor teknik Direktörü ise Zonguldaklı spor adamı Şenol Demir.

Covid’le köşe kapmaca oynadığımız bir ortamda, spor kamuoyunda olsa da bir nebze güler yüzlü bir ortam yaratan bu haberlerin muhataplarına teşekkürler.

 

 

CORONA DA UMUTLU GÜNLERE DOĞRU

 

 

Corona belasından kurtulmak için ‘Yetersiz aşı-kısıtlı test-kısmi ya da tam kapanma’ tartışmaları içinde geçiyor günlerimiz.

Gerçektende ‘Sürekli evde kapalı kalmak’, ‘korunma’ maksatlı olsa da, psikolojik bunalımın yolunu açmaktan başka işe yaramıyor.

İstediğiniz kadar kendinize ‘Moral/motivasyon’ yapın. Dünyaya küçük bir pencereden bakmak, umut değil, umutsuzluğun göstergesi.

‘18 günlük kapanma’ çare olmayacaksa, gerçektende ‘Toplumsal sıkıntı’ olacağı şüphesiz.

Ancak, sağlık Bakanı’nın yaptığı 100 bin nüfusa göre vaka haritası okumasında rakamlar olumlu. Zonguldak ile ilgili 332.37 rakamı, vaka sayılarının düştüğünü gösteriyor.

Buna göre, yapılacak olan, alınan resmi tedbirler ötesinde, sorumlu yurttaş olarak kendi önlemlerimizi alıp, ‘Tam kapanma’ süresinin ötelenmesini engellemektir.

18 günlük tam kapanmalı günlerde, Ankara-İstanbul-İzmir gibi büyükşehirlerdeki vaka sayılarının da azalması, yaz aylarına yönelik umutları arttırıyor.

Kaynak: Editör:
Etiketler: DÜNYA, BASIN, ÖZGÜRLÜĞÜ, GÜNÜ,
Yorumlar
Haber Yazılımı