GRİZU FACİASI - ARAŞTIRMA KOMİSYONU- FAZLI UNCU- SENDİKA

GÜNDEM 22.11.2022 - 16:50, Güncelleme: 02.12.2022 - 10:21
 

GRİZU FACİASI - ARAŞTIRMA KOMİSYONU- FAZLI UNCU- SENDİKA

 GRİZU FACİASI - ARAŞTIRMA KOMİSYONU- FAZLI UNCU- SENDİKA     İktidar ile muhalefet arasında ‘bulunmaz Hint kumaşı’ gibi paylaşılamıyor Bartın/Amasra Grizu Faciası. Şehit olan 42 insanımız, tartışmalar arasında ya konuşuluyor, ya konuşulmuyor. Gündemde ‘kader-cinayet’ tartışmaları yok. Şimdilerde işçi sayısı, havalandırma, tozla mücadele, norm kadro işçi sağlığı-iş güvenliği, tatbikatlar, tesisatlar var. Konu TBMM araştırma komisyonunda elleniyor-belleniyor.   Tutanak Hizmetleri Başkanlığı’nın 336 sayfalık dökümünü (16.11.2022)bu vesile inceledim. Sırada 5 ayrı dosya daha var. Bu konu da ilginç gelişmeler var. İktidar partisi ile ana muhalefet partili vekiller ve bürokratlar, tam bir ‘savunma-saldırı’ mantalitesi ile tartışmışlar. Yakın temaslı tartışmaya ‘ramak’ kalmış. Aslında, benim konuyu irdelerken üzerinde duracağım esas, ‘grizu’ ile ‘grizu oluşumu’ sebebi. Grizu/ patlama olması için oksijen ve karbondioksit(yanıcı gaz) yeterli değil. Patlama için 3. element ‘ateş’ olması şart. Peki, tartışmaya katılanlar neden “grizu’nun birinci nedeni” üzerinde değil de, ‘havalandırma, sulandırma, tozlandırma, tesisat, tatbikat kombinezonları, norm kadro vs.’ üzerinde vakit geçiriyorlar. Önemli konulardan biri de, sendikacıların, konu ile ilgili ‘ihmali olanların en ağır cezayı alması için süreci takip ediyoruz’ açıklaması yapması. Anlaşılan o dur ki, Türk-İş Genel Başkanı Sayın Ergün Atalay’ın, ‘Grizu faciasından etkilenen tüm taraflar bir araya gelip, tartışmalı’ açıklamasını sendikacılar bile anlamamışlar. Sayın Ergün Atalay, ‘taraflar (sendikalar, hükümet, dernekler, kurum-kuruluşlar, iş insanları vs.) bir araya gelsin’ derken, ‘bir araya gelip birbirlerine saldırsınlar” demedi. Sayın Atalay, “taraflar, bir araya gelip önce özeleştiri yapmalı; sonra samimi/cesur davranışlarla çözüm aramalı’ dedi. Sendikacılar, Amasra’daki malum kazaya etki edecek maddi/manevi tutum/davranışlarda bulunmuş mudur acaba? İnanıyorum ki, inceleme sonrası olayı tartışanlara ‘boyut’ kazandıracak bir iki yorum yapmış olacağım. Mühendislik aklı ile cesaret gösterip, ocağa inenleri de… 15 maden şehidinin ocaktan çıkartılması konulu anekdotları da… Efendim, ‘araştırma komisyonu’ toplantısında gündeme gelen konulardan biri de, hiç tahmin etmeyeceksiniz ama, ‘Karadon Müessese Müdürü’nün İktidar Partisi İl Başkanı’nı ‘Araştırma Komisyonu’ toplantısından 8 gün önce parti İl Merkezinde ziyaret etmesi. Karadon Müessese Müdürü komisyona katılıp, görüş bildirenlerden biri… CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, olayı ‘liyakatsizlik’ olarak değerlendirdi. ‘Devlet memuru böyle siyasi mesaj içerikli davetlerin içinde, il başkanının yanında olmaz. 8 Kasım 2022 tarihinde, şu anda komisyonda yine görüşlerini bildiren Karadon Müessese Müdürü Sayın Fazlı Uncu, Zonguldak AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ediyor. İl Başkanı ile görüşme yapıyor. Belki de patlama ile ilgili değerlendirmeler yapılması suretiyle tekrar komisyona gelerek görüş ve ifade belirtmesi doğru değildir’ diyor. Oturum Başkanı Polat Türkmen ‘bundan sonra buna dikkat edelim, bir daha gitmesinler’ diyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Şeref Kalaycı ‘biz onu ayağa çağrılmak olarak düşünmedik’, Oturum Başkanı Muhammet Balta ‘ne zaman?’ diye soruyor. Karadon Müessese Müdürü, sendika seçimleri arifesinde, muhalif sendikacılara müdahale edip, işyerlerini değiştirdiği veya kart kullanmalarını sınırladığı’ şeklinde yerel basında eleştirilmişti. Akabinde, Boşalan Genel Müdür Yardımcılığı için adı geçmişti. Ak Parti İl Başkanlığı’na çağrılan(veya giden) sayın müessese müdürünün tavrı ‘talimat aldı’ veya ‘teşekkür aldı’ şeklinde yorumlanıp, ‘atanmak için ziyaret’ şeklinde yorumlandı yerel medya da. Gelişmelerin resmi ve gayri resmi gelişimi böyle. Sizce Karadon Müessese Müdürü, İl Başkanından teşekkür mü aldı, talimat mı? Yaptığı doğru mu?     DENİZ KENARINDA ‘KAFASI SAZ GİBİ’ OLANLAR!..     Şehir içinde gayrı resmi otopark yasak. Peki, vatandaşların araçlarını park edeceği resmi otopark yeterli mi? Yerel yönetimler, vatandaşın ihtiyacı olan otoparkları yapmamasına rağmen, halkın ihtiyacı olan otoparklar yapılmamasına rağmen… Şehrin göbeğinde mecburiyetten kaldırım ve cadde üzerine ‘bir’ dakika park ederseniz, yeni yasalara göre ceza yiyorsunuz. Ne hikmetse bu ‘ceza’ uygulaması, semt minibüslerinde ‘balık istifi’ yolcu taşıma konusunda yok. Neyse, ‘politika da en önemli unsur, iddia ve tekrardır’ şiarı gereği, sorunları tekrarlayıp, ‘sağıra yatma’ hastalığından kurtulma arayışı benim ki! Bu günkü sorun, Gazipaşa trafiğini ‘çarşı/Pazar’ yapmak değil. Balık istifi taşıma sevdalıları da keyfini çıkarsınlar… Yer, Uzunkum plajı yanındaki Kilimli yolu yancuvazı! Denize nazır manzarasının tadını, ‘ehl-i keyfler’ çıkartıyor. Çekiyorlar sahile, muhteşem Karadeniz manzarası ve dalgaların ruhları yalayan şıkırtısı yanında martıların serencamı eşliğinde, ‘kavallama’ yudumluyorlar içkilerini… Kıskanmıyorum. Gözü olanın gözü çıksın. Elbette ‘kime zararları var’ diyenler olabilir. Ancak, iyi bilirim o ‘meret’i. Şişede durduğu gibi durmaz. Biten şişenin kafadaki sorunlarla birlikte’ denize savrulduğu anda başlar ‘sisli/puslu’ bakışlar ve trafikte hengâme… Aloooo…. Otoparksız şehirde trafik kontrolü yapan veya ‘balık istifi’ taşımaya denetim yapmayı düşünenler(!) deniz kenarında demlenip, ‘kafası bir dünya’ veya ‘saz’ gibi olup, karayoluna çıkanlara da zaman ayırırlarsa ‘fena’ olmaz.   SUYA FAHİŞ ZAM VE SUYUN  BELEDİYELERE MALİYETİ NEDİR?       Geçen hafta Zonguldak Belediye Meclisi’nde Ak parti ve MHP’li üyelerin desteğiyle alınan yüzde 190 su zammının etki ve tartışmaları devam ediyor. Yüzde 190 zam, tarihe geçti. Elbette, zam yapanlarında tarihe geçmesine vesile oldu. Aslında, zammın merkezinde Metropoliten Belediyeler Birliği ortak açıklaması var. Metropoliten Belediyeler Birliği 1970’li yılların başında Zonguldak-Kilimli- Çatalağzı Belediyeleri ortak girişimi ile kuruldu. Elbette amaç, ortak şehir planlaması... Ortak şehir planlamasından işçi, elektrik ve kimyasallara gelen zamlar gerekçesiyle suya ortak zam kararı çıktı 2022’de. Metropoliten’in ortak açıklaması fahiş zam için yeterli bulunmadı. Gözlemciler, suyun barajdan çıkış, yani suyun belediyelere veriliş/maliyet fiyatı nedir, her belediyenin pompa ve personel gideri nedir, kayıp/kaçaklar nedir? Yani, her belediyenin su maliyetlerini açıklaması daha ciddi olurdu. Bir başka önemli olay daha.. Zam yapma kolaycılığı her maliyet artışında devam edecek mi? Muharrem Akdemir döneminde, Ulutan Barajı’ndan elektrik enerjisi üretme çalışması için proje hazırlanmıştı. Barajdan elektrik üretimi yapılıp, en azından ‘elektrik yükünden’ kurtulmak mümkün değil mi? Böylece seçim öncesi ‘pahalı su içiyoruz’, seçim sonrası ‘ucuz su içiyoruz’ gibi inandırıcı olmayan sözlerden de kurtulmuş olmaz mıyız? İşini bir başka ilginç yanı da, yüzde 190 fahiş zam konusunda AK Parti ve MHP il/ilçe başkanlarının ‘sağıra yatma’ konusundaki becerilerinin sürmesi.   BAŞIBOŞ HAYVANLAR VE BARINAK SORUNU       Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’ın bile ‘sokak hayvanları konusunda’ yaptığı yerel yönetimler bu işi halledecek’ açıklamaları etkili olmadı. Aslında, insani, vicdani ve medeni şartlarda çözülmesi gereken bu sorun (sokaklardaki başıboş hayvanlar), ‘başıboş tehlike’ olarak her geçen gün artıyor. Sivrilerde yapılacağı belirtilen hayvan barınağı konusunda seçilmiş ve atanmışlardan ikna edici bir açıklama yok. İl Genel Meclis yetkilileri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve belediyeler, çözüm konusunda ısrarcı olmayış yanında; adeta birbirlerine bakıyorlar. Ortada hayatın gerçekleri var. Çocuklar park ve bahçelerde sokaklarda güvenli dolaşamıyorlar. Anne ve babalar tedirgin. Yetkili ve ilgililer, politikacılar ise olaya şeş/beş bakmakta ısrarcı davranıyorlar. Sorun giderek buyuyor. İşsizlik, hayat pahalılığı, siyasi gerginlik, otopark/trafik rezaleti gibi; başıboş hayvanların tehdit unsuru olması… İnşallah, acil ve kangren olmuş sorunlar konusunda, seçilmiş ve atanmışlarımızın  takındığı ‘sağıra yatma’ hastalığı yine nüksetmez.

 GRİZU FACİASI - ARAŞTIRMA KOMİSYONU- FAZLI UNCU- SENDİKA

 

 

İktidar ile muhalefet arasında ‘bulunmaz Hint kumaşı’ gibi paylaşılamıyor Bartın/Amasra Grizu Faciası.

Şehit olan 42 insanımız, tartışmalar arasında ya konuşuluyor, ya konuşulmuyor.

Gündemde ‘kader-cinayet’ tartışmaları yok. Şimdilerde işçi sayısı, havalandırma, tozla mücadele, norm kadro işçi sağlığı-iş güvenliği, tatbikatlar, tesisatlar var.

Konu TBMM araştırma komisyonunda elleniyor-belleniyor.   Tutanak Hizmetleri Başkanlığı’nın 336 sayfalık dökümünü (16.11.2022)bu vesile inceledim. Sırada 5 ayrı dosya daha var.

Bu konu da ilginç gelişmeler var. İktidar partisi ile ana muhalefet partili vekiller ve bürokratlar, tam bir ‘savunma-saldırı’ mantalitesi ile tartışmışlar. Yakın temaslı tartışmaya ‘ramak’ kalmış.

Aslında, benim konuyu irdelerken üzerinde duracağım esas, ‘grizu’ ile ‘grizu oluşumu’ sebebi.

Grizu/ patlama olması için oksijen ve karbondioksit(yanıcı gaz) yeterli değil. Patlama için 3. element ‘ateş’ olması şart. Peki, tartışmaya katılanlar neden “grizu’nun birinci nedeni” üzerinde değil de, ‘havalandırma, sulandırma, tozlandırma, tesisat, tatbikat kombinezonları, norm kadro vs.’ üzerinde vakit geçiriyorlar.

Önemli konulardan biri de, sendikacıların, konu ile ilgili ‘ihmali olanların en ağır cezayı alması için süreci takip ediyoruz’ açıklaması yapması.

Anlaşılan o dur ki, Türk-İş Genel Başkanı Sayın Ergün Atalay’ın, ‘Grizu faciasından etkilenen tüm taraflar bir araya gelip, tartışmalı’ açıklamasını sendikacılar bile anlamamışlar.

Sayın Ergün Atalay, ‘taraflar (sendikalar, hükümet, dernekler, kurum-kuruluşlar, iş insanları vs.) bir araya gelsin’ derken, ‘bir araya gelip birbirlerine saldırsınlar” demedi.

Sayın Atalay, “taraflar, bir araya gelip önce özeleştiri yapmalı; sonra samimi/cesur davranışlarla çözüm aramalı’ dedi.

Sendikacılar, Amasra’daki malum kazaya etki edecek maddi/manevi tutum/davranışlarda bulunmuş mudur acaba?

İnanıyorum ki, inceleme sonrası olayı tartışanlara ‘boyut’ kazandıracak bir iki yorum yapmış olacağım. Mühendislik aklı ile cesaret gösterip, ocağa inenleri de… 15 maden şehidinin ocaktan çıkartılması konulu anekdotları da…

Efendim, ‘araştırma komisyonu’ toplantısında gündeme gelen konulardan biri de, hiç tahmin etmeyeceksiniz ama, ‘Karadon Müessese Müdürü’nün İktidar Partisi İl Başkanı’nı ‘Araştırma Komisyonu’ toplantısından 8 gün önce parti İl Merkezinde ziyaret etmesi. Karadon Müessese Müdürü komisyona katılıp, görüş bildirenlerden biri…

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, olayı ‘liyakatsizlik’ olarak değerlendirdi. ‘Devlet memuru böyle siyasi mesaj içerikli davetlerin içinde, il başkanının yanında olmaz. 8 Kasım 2022 tarihinde, şu anda komisyonda yine görüşlerini bildiren Karadon Müessese Müdürü Sayın Fazlı Uncu, Zonguldak AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ediyor. İl Başkanı ile görüşme yapıyor. Belki de patlama ile ilgili değerlendirmeler yapılması suretiyle tekrar komisyona gelerek görüş ve ifade belirtmesi doğru değildir’ diyor.

Oturum Başkanı Polat Türkmen ‘bundan sonra buna dikkat edelim, bir daha gitmesinler’ diyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Şeref Kalaycı ‘biz onu ayağa çağrılmak olarak düşünmedik’, Oturum Başkanı Muhammet Balta ‘ne zaman?’ diye soruyor.

Karadon Müessese Müdürü, sendika seçimleri arifesinde, muhalif sendikacılara müdahale edip, işyerlerini değiştirdiği veya kart kullanmalarını sınırladığı’ şeklinde yerel basında eleştirilmişti. Akabinde, Boşalan Genel Müdür Yardımcılığı için adı geçmişti.

Ak Parti İl Başkanlığı’na çağrılan(veya giden) sayın müessese müdürünün tavrı ‘talimat aldı’ veya ‘teşekkür aldı’ şeklinde yorumlanıp, ‘atanmak için ziyaret’ şeklinde yorumlandı yerel medya da.

Gelişmelerin resmi ve gayri resmi gelişimi böyle. Sizce Karadon Müessese Müdürü, İl Başkanından teşekkür mü aldı, talimat mı? Yaptığı doğru mu?

 

 

DENİZ KENARINDA ‘KAFASI SAZ GİBİ’ OLANLAR!..

 

 

Şehir içinde gayrı resmi otopark yasak.

Peki, vatandaşların araçlarını park edeceği resmi otopark yeterli mi?

Yerel yönetimler, vatandaşın ihtiyacı olan otoparkları yapmamasına rağmen, halkın ihtiyacı olan otoparklar yapılmamasına rağmen… Şehrin göbeğinde mecburiyetten kaldırım ve cadde üzerine ‘bir’ dakika park ederseniz, yeni yasalara göre ceza yiyorsunuz.

Ne hikmetse bu ‘ceza’ uygulaması, semt minibüslerinde ‘balık istifi’ yolcu taşıma konusunda yok.

Neyse, ‘politika da en önemli unsur, iddia ve tekrardır’ şiarı gereği, sorunları tekrarlayıp, ‘sağıra yatma’ hastalığından kurtulma arayışı benim ki!

Bu günkü sorun, Gazipaşa trafiğini ‘çarşı/Pazar’ yapmak değil. Balık istifi taşıma sevdalıları da keyfini çıkarsınlar…

Yer, Uzunkum plajı yanındaki Kilimli yolu yancuvazı!

Denize nazır manzarasının tadını, ‘ehl-i keyfler’ çıkartıyor. Çekiyorlar sahile, muhteşem Karadeniz manzarası ve dalgaların ruhları yalayan şıkırtısı yanında martıların serencamı eşliğinde, ‘kavallama’ yudumluyorlar içkilerini… Kıskanmıyorum. Gözü olanın gözü çıksın.

Elbette ‘kime zararları var’ diyenler olabilir.

Ancak, iyi bilirim o ‘meret’i. Şişede durduğu gibi durmaz. Biten şişenin kafadaki sorunlarla birlikte’ denize savrulduğu anda başlar ‘sisli/puslu’ bakışlar ve trafikte hengâme…

Aloooo….

Otoparksız şehirde trafik kontrolü yapan veya ‘balık istifi’ taşımaya denetim yapmayı düşünenler(!) deniz kenarında demlenip, ‘kafası bir dünya’ veya ‘saz’ gibi olup, karayoluna çıkanlara da zaman ayırırlarsa ‘fena’ olmaz.

 

SUYA FAHİŞ ZAM VE SUYUN  BELEDİYELERE MALİYETİ NEDİR?

 

 

 

Geçen hafta Zonguldak Belediye Meclisi’nde Ak parti ve MHP’li üyelerin desteğiyle alınan yüzde 190 su zammının etki ve tartışmaları devam ediyor.

Yüzde 190 zam, tarihe geçti. Elbette, zam yapanlarında tarihe geçmesine vesile oldu.

Aslında, zammın merkezinde Metropoliten Belediyeler Birliği ortak açıklaması var. Metropoliten Belediyeler Birliği 1970’li yılların başında Zonguldak-Kilimli- Çatalağzı Belediyeleri ortak girişimi ile kuruldu. Elbette amaç, ortak şehir planlaması...

Ortak şehir planlamasından işçi, elektrik ve kimyasallara gelen zamlar gerekçesiyle suya ortak zam kararı çıktı 2022’de.

Metropoliten’in ortak açıklaması fahiş zam için yeterli bulunmadı.

Gözlemciler, suyun barajdan çıkış, yani suyun belediyelere veriliş/maliyet fiyatı nedir, her belediyenin pompa ve personel gideri nedir, kayıp/kaçaklar nedir?

Yani, her belediyenin su maliyetlerini açıklaması daha ciddi olurdu.

Bir başka önemli olay daha.. Zam yapma kolaycılığı her maliyet artışında devam edecek mi?

Muharrem Akdemir döneminde, Ulutan Barajı’ndan elektrik enerjisi üretme çalışması için proje hazırlanmıştı. Barajdan elektrik üretimi yapılıp, en azından ‘elektrik yükünden’ kurtulmak mümkün değil mi?

Böylece seçim öncesi ‘pahalı su içiyoruz’, seçim sonrası ‘ucuz su içiyoruz’ gibi inandırıcı olmayan sözlerden de kurtulmuş olmaz mıyız?

İşini bir başka ilginç yanı da, yüzde 190 fahiş zam konusunda AK Parti ve MHP il/ilçe başkanlarının ‘sağıra yatma’ konusundaki becerilerinin sürmesi.

 

BAŞIBOŞ HAYVANLAR VE BARINAK SORUNU

 

 

 

Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’ın bile ‘sokak hayvanları konusunda’ yaptığı yerel yönetimler bu işi halledecek’ açıklamaları etkili olmadı.

Aslında, insani, vicdani ve medeni şartlarda çözülmesi gereken bu sorun (sokaklardaki başıboş hayvanlar), ‘başıboş tehlike’ olarak her geçen gün artıyor.

Sivrilerde yapılacağı belirtilen hayvan barınağı konusunda seçilmiş ve atanmışlardan ikna edici bir açıklama yok.

İl Genel Meclis yetkilileri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve belediyeler, çözüm konusunda ısrarcı olmayış yanında; adeta birbirlerine bakıyorlar.

Ortada hayatın gerçekleri var. Çocuklar park ve bahçelerde sokaklarda güvenli dolaşamıyorlar. Anne ve babalar tedirgin. Yetkili ve ilgililer, politikacılar ise olaya şeş/beş bakmakta ısrarcı davranıyorlar.

Sorun giderek buyuyor. İşsizlik, hayat pahalılığı, siyasi gerginlik, otopark/trafik rezaleti gibi; başıboş hayvanların tehdit unsuru olması…

İnşallah, acil ve kangren olmuş sorunlar konusunda, seçilmiş ve atanmışlarımızın  takındığı ‘sağıra yatma’ hastalığı yine nüksetmez.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inanisgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.