İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇÖPE ATILMALI google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
03 Ağustos 2020 - Pazartesi 15:31 Bu haber 2014 kez okundu
 
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇÖPE ATILMALI
GÜNDEM Haberi
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇÖPE ATILMALI

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇÖPE ATILMALI

 

 

Ayasofya’nın ibadete açılmasından sonra gözler, 2011’de İstanbul da imzalanan ‘Her türlü kimlik ve yönelimleri (gey, biseksüel, lezbiyen, trans/GBLT) güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’ne çevrildi.

Ne hikmetse, iş siyasetin ‘iktidar/muhalefet çekişmesi’ ötesine gitti ve her çeşit / çaşıtlar ‘Kadına şiddete hayır’ sloganı çerçevesinde ‘İstanbul Sözleşmesi’ne dümen tutmaya başladılar.

İstanbul Sözleşmesi neresinden bakılırsa bakılsın, düzeltilme şansı yoktur. Toptan reddedilmelidir.

‘Kadına şiddete hayır’ sloganlarıyla ‘İstanbul Sözleşmesi’ni bilerek/bilmeyerek savunanlar, dolaylı olarak aile yapımızı bozmaya çalışanlara yol açmaktadır.

‘Kadına yönelik şiddet’ elbette ülkemizin sorunlarından biridir. Ancak, kadına yönelik şiddet’in(Aile içi şiddet) kurtuluş reçetesi İstanbul Sözlemesi değildir. Bu sözleşme, kadın’ı cins olarak korumadan ziyade, insanı cinsiyetsizleştirme gayreti içindedir.

Sözleşmenin 3. Maddesinde yer alan ‘Aile’ kavramı’ içine ‘’Birlikte yaşayan bireyler’ de dahil edilmektedir. ‘Aile içi’ ile ‘Ev içi’ birbirine karıştırılıyor. Yani, bizim anlayışımızda ‘Aile’ olmanın temelinde ‘Evlilik’ yatmaktadır; evi birlikte/ortak kullanmak değil. Karşı çıktığımız ‘şiddetin cezalandırılması’ değil, aile kavramının korunmasıdır.

4. maddede ‘Cinsel yönelim’ ifadesi kapsamına ise kadın-erkek ve diğer yönelimler girmektedir. Ki, bu cinsiyetsizlik içermektedir.

Bu sözleşmeyi imzalayanlar, ‘Ev içi’ ile ‘Aile içi’ kavramlarını nasıl karıştırıp imzaladıysa, şimdide ‘Bir şekilde’ ya doğrudan reddedip yada mecliste tekrar oylatıp, kurtulmalılar.

Bu konuda (Kadına şiddet) gerçekten eksiklerimiz var. Ancak, siyasiler ile siyasete dümen tutacak kadın kuruluşlarının (Aile Bakanlığı ve KADEM başta olmak üzere) çok eksiği var. Çözüm bulunmayan sorunlar giderek büyüyor ve düşman devletlerin elinde maşa ve silah olarak karşımıza geliyor.

Ortada ‘Kadın hakları’ adı altında ‘Masum’ bir saldırı vardır. Kadın-erkek dışında yeni bir ‘cinsiyetsiz insan’ ile fıtrata savaş vardır. ‘Ailesiz bir toplum’ fikri ile devlet anlayışımıza musallat olunmaktadır. Çünkü, anlayışımızda ‘Milletin en küçük birimi ailedir’. Milletin örgütlenmiş hali ise devlettir.

İstanbul Sözleşmesi, neresinden bakarsanız bakın, kirli bir içerik taşımaktadır.

Bu sözleşme, bu millete reva görülemez. Sözleşmenin imzalanması yanlıştır. Yanlıştan dönmekte bir erdemdir.

İmzalandığı tarih itibarıyla, içinde bulunulan halet-i ruhiye ve şartlar neyse; her hâlükârda, bir şekilde reddedilmeli, çöpe atılmalıdır.

 

 

PİYANGO GİBİ İHALE(Parke)

 

 

Zonguldak Belediyesi’nin büyük meblağlı ihalelerinden biri parke ihalesi.

Yoğun şikâyetlerin olduğu halk otobüsü ihalesi ile asfalt ihalesi de ‘Büyük parçalı’ akçeli işler çerçevesindeki ihalelerden.

Bayram öncesi kulisleri uzun süren bir çalışma neticesi ihalesi yapıldı. Teklifler alındı ancak, ‘Adamını bul’ çalışmaları yapılıyor yine. ‘Adamanı bulma’ işinden kasıt, ‘İhale ayarı’ değil. Bu saatten sonra, ihalenin değerlendirmesi yapılacak. Ya da ‘Rekabet şartları oluşmadı’ gerekçesiyle iptal edilecek.

İhaleyi yapan kurum(Belediye) işi yapacak olan imalatçı mı, tedarikçi mi olmasına bakmıyor. İhale ile taahhüt edilen işin yapılacağını varsayıyor. Birde, ihaleye katılanlar Zonguldak ve havalisinden.

Görünen o ki, ihaleye katılanlar, derslerine iyi çalışmış, verilen fiyatlar makul. Elbette, yapılacak işlerin denetimiyle ‘Kâr-zarar’ belirlenir.

İhaleye teklif verenlerin merak ettiği konu, ihalenin en az verende mi, ortalama fiyat üzerinden mi değerlendirileceği. En az veren belli: 2 milyon 135 bin lira. En fazla verende 4 milyon 537 lira vermiş.

En az veren firma ile ortalama hesap üzerinden kalması kuvvetle muhtemel olan firma ismi belli.

Ne hikmetse, ihaleye katılanlar kendilerine göre yorum yapıyorlar. Ancak, şartnamede durum belli.

Bedeli büyük ihale dedik ya? 3 milyon 798 küsur liralık bir iş. İhaleli işlere katılan müteahhitlerin ‘Kaymaklı kadayıf’ olarak yorumladıkları işlerden olan Parke ihalesine katılanlar bir dünya… Tam on bir (11) kişi katılmış. Mert Ramiz Acar, Efkan Özcoşkunlar, , Gülşen Grup, Turyap, Erol Özel-Yakışık İnşaat ortaklığı, Devrek Akyapı-Çakırlar Ltd, , Feza İnşaat İbrahim Akkuşu, Acarel Ticaret, Yalçınlar Beton, Çelepçiler.

İhaleyi kazanan Beş kalem iş yapacak.8’lik kilit parke, 6’lık kilit parke, Belediye tipi bordür, Bahçe Bordürü, yağmur oluğu.

 

YİNE KARAYOLU YİNE ŞİST

 

 

‘Yol’ konusu Zonguldak’ın kangren sorunlarından biri. Ne hikmetse başlanan bitmiyor, biten de sıkıntı çıkıyor.

Zonguldak/Kozlu ilçesinde dere üzerinde yapılan köprü bağlantılarında asfalt altı ve çevresinde TTK Atıkları kullanılması yine gündeme ‘Acaba’ sorusunu getirdi.

Bir çok devlet (ABD-İngiltere) killi-karbonlu malzeme kullanma standardını kaldırdığı öne sürülürken, bölgemizde yapılan bazı yollarda yüksek maliyetli zararlar çekildiği öne sürüldü.

Gözlemciler, Fatih Sitesi Kavşağı’nda yapılan asfaltın  alt dolgu malzemesinin sürekli oturduğu, Kozlu Nazar Büfe önü ve Üniversite Hastane Kavşağı’ndaki dolguda kullanılan malzeme dolayısıyla jeo. Nebranların sürekli patladığını yolun oturduğunu; Günbatımı önünde de aynı hataların yapıldığını belirtiyorlar.

Gözlemciler, Standartlara uygun olmayan küllü-karbonlu malzemelerin kullanılmaması gerektiğini belirterek, “Yapılan yollar bittikten kısa süre sonra bozulmalar oluyor ve yol maliyeti kadar tamir-onarım parası veriliyor” diyerek, Karayolları Kastamonu Araştırma Baş Mühendisliği’nin  konu ile ilgilenmesini istediler.

 

 

“YÜZDE 5 Y” BÜROKRAT MI OLUYOR?

 

 

Zonguldak’ın tanınmış yüzde beşçilerinden.

Aslında, siyasetin beş benzemezlerinden olarak tanınır. Renksiz, kokusuz ve saydam. Yemeği ve yemeyi  sever. İngiliz somunu gibi her cıvataya uyar. Yani karizma (!) o biçim.

Bayram arifesi caddeleri süsleyen ‘Mahşerin üç atlısı’ resimleriyle birlikte bomba patladı. Rivayet o ki, Türkçe yapım, renkli sinemaskop ‘Mahşerin üç atlısı’ filminin tanıtım afişleri maddi karşılığı ‘Zati alilerince’ karşılanmış.

Yine, rivayet o ki, ‘Münhal’ bir ‘Boş kadro’ için yoğun gayret var. Münhal kadro bulunmuş bile.

Rivayet o ki, ‘Oy birliği’ için ilk etap geçilmiş. Diğer etaplar masada. ‘Gelecekte bir gün gelecek’ varsayımı üzerinden ‘Seçmen tasnifi’ tartışma konusu. Üçüncü etap, ‘Çerez’ niteliğinde, teras’ta ‘Kuvvetli’ bir akşam yemeği.

‘Karizma’ya takviye bir ‘Maroken masa’ ve…

Neresinden bakarsan bak. Kovid, bayram, işsizlik, pahalılık, hava sıcaklığı bir tarafa…

‘Muktedir olmak’ işte bu…

 

ÇÖP KATIRLARI KALDIRILIYOR MU?

Mithatpaşa Mahallesi 706 sokak sakinlerinin dertlenmesiyle gündeme girdi konu.

Zonguldak’a insanların taktıkları isimlerden biri de  ‘Merdivenli şehir’.  Zonguldak, dik yamaçlar üzerinde kurulduğu için ulaşım daha ziyade merdivenler ile olmaktadır.

Birçok mahallede modern yapılaşma sağlanmadığından, insanlar ihtiyaçlarını hayvanlarla sağlamaktadır.

Kömür, ev eşyası, gıda malzemesi ve katı atıkları yaya veya hayvanlarla taşımaktadırlar.

Mithatpaşa 706 sokak sakinlerini düşündüren konulardan biri de bu.

Belediye yetkilileri, mahalle içinde araç geçmeyen sokaklarda bulunan çöp bidonlarının kaldırılacağını belirtmişler. Mahalleli, ‘Ne olacak halimiz, çöpler nasıl kaldırılacak, kaldırılmayacak mı? diyor.

Mahalleden arayan bir dostum, ‘İki kardeş aynı evde oturuyoruz. İkimiz de koah hastasıyız. Sokakta oturanlar  genelde yaşlı ve kronik hastalar. Araba yolu sokağımıza çok uzak. Çöp kutuları kaldırılırsa Çöpler nasıl toplanacak?’ diyor.

Zonguldak Belediye yetkilileri bu konuda bir açıklama yapar her hal de?

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: İSTANBUL, SÖZLEŞMESİ, ÇÖPE, ATILMALI,
Yorumlar
Haber Yazılımı