MONTRÖ ANLAŞMASI - İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ve KANAL İSTANBUL
Haber
05 Nisan 2021 - Pazartesi 17:23 Bu haber 1764 kez okundu
 
MONTRÖ ANLAŞMASI - İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ve KANAL İSTANBUL
GÜNDEM Haberi
MONTRÖ ANLAŞMASI - İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ve KANAL İSTANBUL

MONTRÖ ANLAŞMASI - İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ve KANAL İSTANBUL

 

 

İstanbul Sözleşmesinden sonra Montrö(Boğazlar) anlaşması konulu tartışma, tamamen suni.

Son bir aylık periyotta gelişen olaylar açısından bakarsak; değerlendirme daha sağlıklı olur.

COVİD sürecindeki en önemli konular işsizlik, hayat pahalılığı ve siyasi gerginliktir.

Siyasi aktörler (İktidar ve muhalefet) gündemdeki maddeler yanında ürettikleri konularla gündemi lehlerine çevirme gayreti içinde oluyorlar.

Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşmesi veya HDP’ye yönelik kapatma hareketi, bana göre ‘Erken seçim’ temalı bir siyaseti hızlandırma fantezisidir.

Daha doğrusu, meclisteki yüksek parmak sayısının, siyaset üzerinde kontrolü/ denetimi/vesayetidir.

Farkında mısınız? Tartışılan konularda çözüm önerileri yok. Birlik/beraberlik nutukları atılmasına rağmen, çözüm iradesi gösterilmiyor. Göz göre göre ‘Tartışma Kültürü’ giderek yok ediliyor.

Siyasette ‘Güç dengesi’ hesap ediliyor ve yarışma ‘Karşıtlık’ üzerinde oluşturuluyor.

Bu arada, millet için ‘Ciddi’ olan konularda ‘Kısır çekişmelere’ alet ediliyor.

Geçtiğimiz haftalarda malumunuz, üçüncü cinsiyeti savunan ve aile bütünlüğünü bozduğu gerekçesiyle, ‘İstanbul Sözleşmesi’ Cumhurbaşkanı kararıyla feshedildi.

Toplum katmanlarının çoğunluğu lezbiyen, gey, biseksüel, transların (LGBT)yaygınlaşmasından çok, meşrulaşmasına karşı ses yükseltmişti.

Ancak, siyasi iktidar aleyhindeki muhalif güçler, anında birleşip, ‘İstanbul Sözleşmesi’ni ‘Kadına şiddeti engelleyen’ yafta/etiket gibi tavırla sokaklara döküldüler.

Bir devlet, menfaatleri gereği sözleşmelere girer de çıkar da. Bunu yapabilmesi onun ‘İstiklal kabiliyeti’ ve ‘Gücü’ ile alakalı bir şeydir. Bağımsızlığın tarifi de tatbiki de budur.

İstanbul Sözleşmesi’ndeki aynı ‘Gürültü/muhalefet’ organizasyonunu, 103 Emekli Amiralin, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ‘Montrö/Boğazlar Sözleşmesi’yle ilgili ‘Cumhurbaşkanı teknik olarak sözleşmeyi fesih edebilir’ manasındaki açıklamasına binaen uygulamaya koydular.

Adı geçen Montrö/Boğazlar Antlaşması, 20 Temmuz 1920’de İsviçre’nin Monreuks şehrinde yapıldığı için bu adı almıştır.

Anlaşma Türkiye, Avustralya, Japonya, Büyük Britanya, Fransa, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Rusya ve Yugoslavya arasında olmuştur. 20 yıllığına yapılmış anlaşmanın içeriğinde, savaş-barış hallerinde; savaş ve ticaret gemilerinin durumlarını tanzim etmektedir. Taraf devletlerden ‘Anlaşma bozulsun’ teklifi gelmediği için bu güne kadar ellenmemiştir.

Diğer bir bakışla, Lozan Antlaşmasını (24 Temmuz 1923)tamamlayan, tasarruf haklarımızı daraltan/hükümlerden kurtulduğumuz, egemenlik haklarımıza kavuştuğumuz anlaşmadır.

Yani, boğazlar anlaşması, Lozan’a göre haklarımızın alınması açısından iyi, ancak; boğazlar üzerinde ‘Mutlak egemenlik haklarımızın kullanılması’ açısından ideal değildir.

Karadeniz’de kıyısı olan ülkeler kafasına göre, diğer devletler belli süre için boğazları ‘yolgeçen hanı’ yapmış durumdadır.

Anlaşılan odur ki, Montrö’nün fesih edilmesine karşı çıkışın arkasında, dünya ticaretinin yeni kalbi olabilecek, Süveyş Kanalı’na alternatif gösterilen ‘Kanal İstanbul’ vardır.

Kanal İstanbul, otonom/akıllı gemi/cilik yanında, seyrüsefer sistemi ile dünyanın güvenilir lojistik geçişi olmaya adaydır. İpek Yolu’na denizden takviye olacak ‘Kanal İstanbul’ için ‘Kazma vurulma’ süresinin yaklaşması, ‘Birilerini’ hazımsızlığa itmesi, Türkiye’nin ali menfaatlerine parmak sallamasının görüntüsüdür bu.

Konu ile ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun “Geçen yıl Çin’e gönderilen ilk ihracat treni iki kıta, iki deniz ve beş ülke geçerek 10 günde ulaştı. Kanal İstanbul ile açılacak ‘Orta koridor’ ile mesafe 2 bin Km kısalacak, iklim şartları ekarte edilecek’ sözlerine kulak verelim.

Devletin ‘Orta koridor’ için yaptığı lojistik altyapı yatırımlarını da unutmayalım.

Bu arada, İstanbul Boğazı’nın virajlı ve köprülü olmasından kaynaklanan sorunları olduğu, Kanal İstanbul’un düz rota da, açılır-kapanır köprüleriyle Gürcistan’dan çıkacak dev gemilere ve 350 metre boya kadar konteynır gemilerinin geçebileceğini hatırlayalım.

Velhasıl-ı, Meclis aritmetiği içinde ‘Tartışma Kültürü’ çerçevesinde çözüm üretmek ayrı; güç dengelerini ‘karşıtlık’ üzerinden bozmaya çalışmak ayrı.

Halka hizmet için seçim yarışında olmak ayrı, memleketin ortak paydalarını unutup zedelemek ayrı.

Montrö/Boğazlar anlaşmasına, Gezi Olayları ve İstanbul Sözleşmesi’ne tavır koyanlar açısından bakın hele…

 

 

ASANSÖR DENETİMLERİ BAŞLADI

 

 

Asansör binalarda yaşam kalitesine etki eden faktörlerden biri.

Asansörlerle ilgili şikayetlerin başında düzenli bakımlarının olmadığı gelir.

Asansörlere yapıştırılan renkler(Kırmızı-Sarı-Mavi-Yeşil), asansörün kullanıma müsait olup olmadığını gösterir. Kırmızı- kullanımında yüksek risk var’ demekti. Sarı-Can ve mal güvenliği olan asansör demektir.

14 Mart’ta Kulis’te yaptığımız yorumda, detaylar değinmiştik. Zonguldak’ta kentte 4 bin 29 asansör var. Yapılan denetimler neticesi 536 tanesinin sarı ve kırmızı etiketli olduğu açıklanmıştı. Kent merkezindeki bin25 asansörden 417 tanesinin ise alarm verdiği açıklanmıştı.

Zonguldak Belediye Başkanı Selim Alan, yaptığı açıklamada, kentte bulunan 145 asansörün denetlendiğini 30 tanesinin mühürlendiğini belirtti. Alan, mühürlü asansörlerin mühürlerinin sökülüp kullanıldığının tespiti halında daha büyük cezaların geleceğini açıkladı.

Alan, mühürlü asansör sahipleri asansörlerini tamir ettirsin hem kendilerini hem de vatandaşları kurtarsın’ dedi.

 

 

80 BİN İSTİHDAM - FİLYOSA FERİBOT SEFERİ!..

 

 

Siyaset sıkışınca, yerel de politikacılar gündem belirlemeye çalışıyorlar.

629 Adımlık Şehir Zonguldak’ta, oturduğu yerden haber yapma alışkanlığı kazanmış meslektaşlar, üç adımda yakaladıklarına veya ulaştıklarına reklam yollarını açarken, sayfalarındaki haber kontenjanlarını da dolduruyorlar. Farkında mısınız, yerel gazetelerin tümü aynı haberlerle doluyor. Öyle ki, çoğu zaman, haber içeriğindeki yanlışlar bile aynı.

Geçtiğimiz hafta MHP il Başkanı Filyos Projesi’ni köpürtüp, Ereğli tersaneleriyle birlikte 50 bin istihdam yapılacağını ileri sürüp, Zonguldak’taki 50 bin kayıtlı işsiz üzerinden parsa toplamayı denedi.

Deva Partisi İl Başkanı’da  amiyane tabirle ‘Parti içinde güreş tutmaktan…’ diyerek eleştirdi açıklamayı.

Diğer taraftan, iktidar partisi Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar’da ‘Laf olsun torba dolsun’ cinsinden bir açıklama yapmış. ‘Filyos ile Zonguldak arasında deniz seferi başlayabilir’ demiş.

Eskiler bilir, Denizyolları, İstanbul-Rize arasında Feribot seferleri koymuştu. Ancak, hırçın Karadeniz yaz aylarında bile feribot yolcularını yatırıp kaldırıp, seyahat etiklerine pişmen etti. Nihayetinde feribot seferleri kaldırıldı.

Kilimli-Filyos arasındaki köprülü, kavşaklı, tünelli karayolunun uzaması sonrası, ulaşıma bulunan ‘Karikatürize’ bir çözüm kurnazlığı bu.

Politikamızın pür melal hali ortada olunca, politikacımızın hali de böyle oluyor vesselam.

Yeter ki gazeteci haber için gelsin.

 

 

KİLİMLİ’YE VARMAYA ÇALIŞIYORUZ

 

 

Zonguldak’ın ulaşım sorununu rahatlatacak, trafik keşmekeşini bir nebze olsun düzenleyecek Mithatpaşa T1-T2 tünelleri ile Uzurkum-Kilimli arasındaki trafik akışını düzenleyecek T0 tünelleri yapımına devam ediliyor.

Çalışmalar daha ziyade Uzunkum mıntıkasında T0 Tüneli çıkışı ile Kilimli yolu sahil kısmında sürüyor.

Uzunkum-Kilimli arasındaki sahil yolu çalışmaları hızlandı. Sahil yolu yan duvarları yapılıyor.

Duvarların yapımından sonra, deniz kenarına büyük kayalarla bent yapılacağı öğrenildi.

Gözlemciler, çalışmaların bu hızla devam etmesi halinde, yılsonu itibarıyla bu kısmın hizmete sokulmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürüyor.

Diğer taraftan, Filyos Projesi kapsamında çalışmalar sürerken, Zonguldak-Filyos Karayolu’nun Kilimli-Filyos etabı konusunda ihale süreci belli olmadı.

Yerel politikacılar ise Filyos’la ulaşım bağlantısının tren yoluyla yapılmasının daha doğru olacağı konusunda bilgiler paylaşıyorlar.

Vatandaşlar ise, Bartın’ın bile Filyos’la karayolu bağlantısını tamamladığını belirtip, Zonguldak’lı siyasilerden;, Kilimli-Filyos arası karayolu ihalesinin gerçekleştirilmesi için yoğun gayret sarf etmelerini beklediler.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: MONTRÖ, ANLAŞMASI, -, İSTANBUL, SÖZLEŞMESİ, ve, KANAL, İSTANBUL,
Yorumlar
Haber Yazılımı