TTK-SENDİKA-SİYASİLER KONUŞMALI!..

GÜNDEM 04.09.2022 - 14:51, Güncelleme: 02.12.2022 - 10:20
 

TTK-SENDİKA-SİYASİLER KONUŞMALI!..

TTK-SENDİKA-SİYASİLER KONUŞMALI!.. Geçtiğimiz hafta Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) Gelik İşletme Müdürlüğü’ne bağlı ocaklarda ‘hafif Oksidasyon’ denen bir olağanüstü hal yaşandı. Hafif Oksidasyon’un madencilik veya kimyasal tarifi, ‘ocakta oksjen ile kömürün birleşmesi halinde meydana gelen kısmi yanma.’ şeklinde.                                                                                                                              Tam da sendika delege seçimleri öncesi ve Amele Birliği’nde(AB)  yapılacak ‘yönetmelik değişikliği’ arifesi olduğu için sendikacılar ‘fırsat-ı ganimet bilip, ‘kısmi yanma’ dolayısıyla bakıma alınan ocakları ileri sürülüp, Amele Birliği yönetmelik değişikliği ile her zaman ki terane ‘işçi açığı’ üzerinden seslerini yükselttiler. Oluşturulan ses/gürültü yoğunluğunda, seçimlere etki ettiği söylenen bürokratları da unutturmaktı…                                                                                                                                            Bu karambol de ‘yandaş troller’ de piyasaya ‘Karadon ve Merkez Şube kapatıldı. Üretim durdu’ şeklinde şayia ve şaibeler yaydı. Hal bu ki ne şubeler kapatılmış nede üretim durmuştu. Üretim, diğer ayaklara kaydırılıp, eksik kapatılmıştı.                                                          Bir başka ‘ajitasyon’ da “yangın mekanik ayaklarda, klasik ayaklarda üretim sürüyor” şeklindeydi.                                                                                                                                                           TTK’da üretim daha ziyade mekanik sisteme döndü. Önceleri klasik sistem yani  pazu gücüne dayalı üretim yapılıyordu. Kurumun çalıştıracağı personel de (norm kadro)buna göre belirleniyordu.  Mekanik sistem devreye girince norm kadro da yarı yarıya düştü. ‘Mekanik Sistem’ ile birlikte kurumda ‘işçi sağlığı ve iş güvenliği’ konularında büyük mesafe alındı.(Ölüm ve yaralanmalı iş kazaları ortadan kalktı.) Klasik ayakta 40 işçinin yaptığı işi mekanik sistem de 16 işçi yapıyor. Dolayısıyla işçi sayısı azaldı; sendika kasasına giren üye aidatı da düştü. ‘Yangın mekanik ayaklarda…’ göndermesinin sebebi bu…                                                                                                                                                               Aslında, olayın hızlı büyümesinin nedeni, basının ‘sipariş haber’ üzerinden ‘yanlı bilgilendirme’ yapmasıydı. Kamuoyuna pompalanan ‘Amele birliği ve kısmi yanma’ konularında birinci dereceden muhataplar (AB Başkanı ve TTK Genel Müdürü)öne çıkartılsaydı, ‘sisli/puslu’ hava oluşmazdı. Burada basının eksikliği kadar AB ve TTK üst yönetiminin de kabahati var.                                                                                                                                 AB Başkanı Şenol Yücel’in olaydan iki gün sonra yaptığı ‘alınan kararları; amacını aşan, yalan yanlış bilgilerle farklı taraflara çekerek, şahsi menfaatleri için kullananları kınıyoruz’ açıklaması bile işe yaradı.                                                                                                                             Yeterli mi, elbette yetersiz…                                                                                                                                    Hele, yazılı/görsel medya da çıkan bazı ‘ürkütücü’ haberler var ki!                                                     Meydana gelen ‘kısmi yanma’ konusundaki ‘maddi zarar’, olay mahallinde üretime geçildikten sonra açıklanacaktır elbette.                                                                                                       Ancak, bir konu daha var ki; iş disiplini, üretim, işçi hakkının engellenmesi, seçme/seçilme hakkına muhalefet açısından açıklanmalı. Bu konuda işçilerin ortak paydalarında yer alan TTK, Sendika, AB yetkilileri inceleme başlatıp, olayın sosyal, hukuki konularında açıklama yapmalıdır. Son günlerin aktüel konularından biri de Karadon Müessese Müdürü Fazıl Uncu’nun sendikal çekişme içinde gösterilmesidir. Olay, şehrimizde münteşir ‘Susma’ gazetesinde yer aldı ve ilgi çekti. Bir kurumda bir bürokratın hedefi üst yönetimlerde görev almak olabilir. Ancak, bürokrat, iş disiplini açısından kurumdaki sendikal/siyasal gelişmeler dışında olması gerekir.                                 Susma’nın tespitlerine göre, ‘GMİS Eski Genel Başkanı Eyüp Alabaş’ın önümüzdeki sendika seçimlerinde yeniden genel başkanlığa adaylığı düşündüğü, işte bu nedenle Alabaş’ın idarenin yardımı ile yemekhanede görevlendirildiği; yine Amele birliği yöneticisi Adem Aydeniz’in servisi değiştirilip, kart hareketlerinin 4’den 2’ye düşürüldüğü’ ileri sürüldü. Gerçekten de ilginç ve inanılmaz bir durum. Bir bürokrat, iş başarısı/liyakati değil, böyle ilginç operasyonlar neticesi üst yönetime gelmesi, taşkömürünün ‘amiral gemisi’ kurum için ‘şık’ olmaz. İlgili sendika da basın da yer alan bu gelişmeler hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirmelidir. ‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu şehir Zonguldak’ta maalesef, yapılan tüm maddi yatırım/hizmetlere karşın; böyle şahsi çıkarlara yönelik sorunlar nedeniyle ‘yaşam kalitesi’ aşağı çekilmektedir. Siyasi iktidar başta olmak üzere tüm siyaset/sendikal çevreler ve bürokrasi konuda ‘hassas’ olmalıdır.     ORMAN BÖLGEYE BAĞLI İŞLETME SAYISI 15 OLACAK Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’nü bağlı işletme sayısı artacak. Zonguldak Bölge Müdürlüğü’ne Bartın, Devrek, Dirgine, Ereğli, Karabük, Safranbolu, Ulus, Zonguldak, Yenice Orman İşletme Müdürlükleri ile Gökçebey Orman Fidanlık Müdürlüğü oluşturuyordu. Ankara’dan ayrılan Eskipazar işletme müdürlüğü ve Karabük’ten ayrılan Ovacık işletme Müdürlüğü ile Safranbolu’dan ayrılan Eflani İşletme Müdürlüğü’nün katılımı ile  teşkilat şemasındaki sayı 12’ye yükselmişti. Geçtiğimiz hafta tamamlanan çalışmalar ile Gökçebey ve Çaycuma fidanlıkları birleştirilip Çaycuma Orman İşletmesi; Ereğli’ye bağlı Alaplı Orman Fidanlığı da  Alaplı Orman İşletmesi olarak belirlenip bakanlık onayına sunuldu. Son iki teklifinde onaydan geçmesi ve resmi gazete yayınlanması halinde Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı işletme sayısı 15’e yükselecek. Yetkililer, işletme sayılarının artması, denetim ve hizmetin hızlanması için gerekli olduğunu ileri sürdüler.     ANKARA KÖPRÜBAŞI YANINDAKİ ÇADIR PAZARYERİ’DE YIKILIYOR… Siyasetin Zonguldak’ta başlattığı ‘yıkım’ operasyonları devam ediyor. Bilindiği gibi bazı okullar, şehirdeki endüstri mirası Fevkani Köprüsü yanında Tarihi Ankara Köprübaşı yanındaki çadır pazaryeri de yıkılacak envanter içine girdi. Bilindiği gibi şehrimizde daha önceki iktidarlar döneminde Tarihi Vilayet Konağı ile tarihi TK İşçi Müdürlük Binası da yıkılmıştı. Ankara Köprübaşı yanındaki çadır pazaryeri içindeki 12 esnafa, Zonguldak Belediyesi tarafından 15 Eylül’e kadar ‘boşalt’ talimatı iletildi. Esnaf ise ‘fevkani Köprü altı esnafına yapılacak olan muameleyi bekliyor. Zonguldak Belediyesi, dere üzerinde, çevre yoluna geçecek bir köprü yapmak için ‘Çadır Pazar Yeri’ni yıkmaya çalıştığı öğrenildi. Yeni yapılacak köprü, İstasyon tarafından gelen araç ve yayaların şehir dışına çıkış istikametinde gitmesi için trafiği rahatlatmak’ için yapıldığı öğrenildi.     VELİLER HUZURSUZ- İKİLİ EĞİTİM ŞAŞIRTTI Okulların yeni öğretim yılı başlamasına bir hafta kala…                                                                          Yıkılmak veya güçlendirme tespiti nedeniyle boşaltılacak okullar nedeniyle öğrenci velileri tam bir kaos yaşıyor. Konu ile ilgili geçtiğimiz hafta Zonguldak Valisi Sayın Mustafa Tutulmaz ve İl Milli Eğitim Müdürü Okul yöneticileriyle birlikte bir değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantı güzel başladı, gergin bitti. Vali Mustafa Tutulmaz, en yaşlı yönetici olarak çiçek verdiği Tarihi Kız Meslek Lisesi Müdiresi Nadire Çebi’ye birkaç dakika sonra sert eleştirilerde bulundu. Diğer taraftan son dakikada çocuklarını başka okullara yönlendiren milli eğitim yetkililerine karşı eleştiriler artmaya başladı. Veliler, şehrin yetkililerini CİMER başta olmak üzere bakanlık yetkililerine şikâyet ediyor. Daha ziyade tekli eğitimden ikili eğitime döndürülen küçük öğrencilerin velileri, ‘öğlenci’ yapılmalarını ‘Çalışan veliler olarak mustaribiz. Çocuğu evde bırakıp işe gideceğiz, öğlen nasıl döneceğiz? Bu andan itibaren nasıl çocuk bakıcısı bulacağız’ diyorlar. Sadece Yayla Okulundan Fenere giden 300 civarında alt sınıf öğrencisi olduğu söyleniyor.. Bilindiği gibi; Yıkılması gündeme gelen Yayla Orta Okulu’nda 8 sınıf, Saime Toptan Sosyal Bilimler Lisesi’ne; 5-6-7 sınıflar Fener İlköğretim Okulu’na; Güçlendirme çalışması yapılacak Tarihi Kız Meslek Lisesi öğrencileri Karaelmas Meslek Lisesi’ne, yine yıkımı gündemde olan Topbaşı İHL, Fener Anadolu Lisesi’ne gidecekler.                                                                                             Bu arada Rat ve Üzülmez Cumhuriyet Okullarının da yıkılacak binalar arasında olduğu öğrenildi. Yerleri değiştirilen öğrenciler ile birlikte şehrimizde ‘tekli eğitim’ yapan okul sayıları birden arttı. Siyasi iktidarın eğitimde en büyük hedeflerinden biri olan ‘tekli eğitim’ okullarını arttırmaktı.      

TTK-SENDİKA-SİYASİLER KONUŞMALI!..

Geçtiğimiz hafta Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) Gelik İşletme Müdürlüğü’ne bağlı ocaklarda ‘hafif Oksidasyon’ denen bir olağanüstü hal yaşandı. Hafif Oksidasyon’un madencilik veya kimyasal tarifi, ‘ocakta oksjen ile kömürün birleşmesi halinde meydana gelen kısmi yanma.’ şeklinde.                                                                                                                             

Tam da sendika delege seçimleri öncesi ve Amele Birliği’nde(AB)  yapılacak ‘yönetmelik değişikliği’ arifesi olduğu için sendikacılar ‘fırsat-ı ganimet bilip, ‘kısmi yanma’ dolayısıyla bakıma alınan ocakları ileri sürülüp, Amele Birliği yönetmelik değişikliği ile her zaman ki terane ‘işçi açığı’ üzerinden seslerini yükselttiler. Oluşturulan ses/gürültü yoğunluğunda, seçimlere etki ettiği söylenen bürokratları da unutturmaktı…                                                                                                                                           

Bu karambol de ‘yandaş troller’ de piyasaya ‘Karadon ve Merkez Şube kapatıldı. Üretim durdu’ şeklinde şayia ve şaibeler yaydı. Hal bu ki ne şubeler kapatılmış nede üretim durmuştu. Üretim, diğer ayaklara kaydırılıp, eksik kapatılmıştı.                                                         

Bir başka ‘ajitasyon’ da “yangın mekanik ayaklarda, klasik ayaklarda üretim sürüyor” şeklindeydi.                                                                                                                                                          

TTK’da üretim daha ziyade mekanik sisteme döndü. Önceleri klasik sistem yani  pazu gücüne dayalı üretim yapılıyordu. Kurumun çalıştıracağı personel de (norm kadro)buna göre belirleniyordu.  Mekanik sistem devreye girince norm kadro da yarı yarıya düştü. ‘Mekanik Sistem’ ile birlikte kurumda ‘işçi sağlığı ve iş güvenliği’ konularında büyük mesafe alındı.(Ölüm ve yaralanmalı iş kazaları ortadan kalktı.) Klasik ayakta 40 işçinin yaptığı işi mekanik sistem de 16 işçi yapıyor. Dolayısıyla işçi sayısı azaldı; sendika kasasına giren üye aidatı da düştü. ‘Yangın mekanik ayaklarda…’ göndermesinin sebebi bu…                                                                                                                                                             

 Aslında, olayın hızlı büyümesinin nedeni, basının ‘sipariş haber’ üzerinden ‘yanlı bilgilendirme’ yapmasıydı. Kamuoyuna pompalanan ‘Amele birliği ve kısmi yanma’ konularında birinci dereceden muhataplar (AB Başkanı ve TTK Genel Müdürü)öne çıkartılsaydı, ‘sisli/puslu’ hava oluşmazdı. Burada basının eksikliği kadar AB ve TTK üst yönetiminin de kabahati var.                                                                                                                                

AB Başkanı Şenol Yücel’in olaydan iki gün sonra yaptığı ‘alınan kararları; amacını aşan, yalan yanlış bilgilerle farklı taraflara çekerek, şahsi menfaatleri için kullananları kınıyoruz’ açıklaması bile işe yaradı.                                                                                                                            

Yeterli mi, elbette yetersiz…                                                                                                                                   

Hele, yazılı/görsel medya da çıkan bazı ‘ürkütücü’ haberler var ki!                                                    

Meydana gelen ‘kısmi yanma’ konusundaki ‘maddi zarar’, olay mahallinde üretime geçildikten sonra açıklanacaktır elbette.                                                                                                      

Ancak, bir konu daha var ki; iş disiplini, üretim, işçi hakkının engellenmesi, seçme/seçilme hakkına muhalefet açısından açıklanmalı. Bu konuda işçilerin ortak paydalarında yer alan TTK, Sendika, AB yetkilileri inceleme başlatıp, olayın sosyal, hukuki konularında açıklama yapmalıdır.

Son günlerin aktüel konularından biri de Karadon Müessese Müdürü Fazıl Uncu’nun sendikal çekişme içinde gösterilmesidir.

Olay, şehrimizde münteşir ‘Susma’ gazetesinde yer aldı ve ilgi çekti. Bir kurumda bir bürokratın hedefi üst yönetimlerde görev almak olabilir. Ancak, bürokrat, iş disiplini açısından kurumdaki sendikal/siyasal gelişmeler dışında olması gerekir.                                 Susma’nın tespitlerine göre, ‘GMİS Eski Genel Başkanı Eyüp Alabaş’ın önümüzdeki sendika seçimlerinde yeniden genel başkanlığa adaylığı düşündüğü, işte bu nedenle Alabaş’ın idarenin yardımı ile yemekhanede görevlendirildiği; yine Amele birliği yöneticisi Adem Aydeniz’in servisi değiştirilip, kart hareketlerinin 4’den 2’ye düşürüldüğü’ ileri sürüldü.

Gerçekten de ilginç ve inanılmaz bir durum. Bir bürokrat, iş başarısı/liyakati değil, böyle ilginç operasyonlar neticesi üst yönetime gelmesi, taşkömürünün ‘amiral gemisi’ kurum için ‘şık’ olmaz. İlgili sendika da basın da yer alan bu gelişmeler hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirmelidir.

‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu şehir Zonguldak’ta maalesef, yapılan tüm maddi yatırım/hizmetlere karşın; böyle şahsi çıkarlara yönelik sorunlar nedeniyle ‘yaşam kalitesi’ aşağı çekilmektedir. Siyasi iktidar başta olmak üzere tüm siyaset/sendikal çevreler ve bürokrasi konuda ‘hassas’ olmalıdır.

 

 

ORMAN BÖLGEYE BAĞLI

İŞLETME SAYISI 15 OLACAK

Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’nü bağlı işletme sayısı artacak. Zonguldak Bölge Müdürlüğü’ne Bartın, Devrek, Dirgine, Ereğli, Karabük, Safranbolu, Ulus, Zonguldak, Yenice Orman İşletme Müdürlükleri ile Gökçebey Orman Fidanlık Müdürlüğü oluşturuyordu. Ankara’dan ayrılan Eskipazar işletme müdürlüğü ve Karabük’ten ayrılan Ovacık işletme Müdürlüğü ile Safranbolu’dan ayrılan Eflani İşletme Müdürlüğü’nün katılımı ile  teşkilat şemasındaki sayı 12’ye yükselmişti.

Geçtiğimiz hafta tamamlanan çalışmalar ile Gökçebey ve Çaycuma fidanlıkları birleştirilip Çaycuma Orman İşletmesi; Ereğli’ye bağlı Alaplı Orman Fidanlığı da  Alaplı Orman İşletmesi olarak belirlenip bakanlık onayına sunuldu. Son iki teklifinde onaydan geçmesi ve resmi gazete yayınlanması halinde Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı işletme sayısı 15’e yükselecek.

Yetkililer, işletme sayılarının artması, denetim ve hizmetin hızlanması için gerekli olduğunu ileri sürdüler.

 

 

ANKARA KÖPRÜBAŞI YANINDAKİ

ÇADIR PAZARYERİ’DE YIKILIYOR…

Siyasetin Zonguldak’ta başlattığı ‘yıkım’ operasyonları devam ediyor.

Bilindiği gibi bazı okullar, şehirdeki endüstri mirası Fevkani Köprüsü yanında Tarihi Ankara Köprübaşı yanındaki çadır pazaryeri de yıkılacak envanter içine girdi.

Bilindiği gibi şehrimizde daha önceki iktidarlar döneminde Tarihi Vilayet Konağı ile tarihi TK İşçi Müdürlük Binası da yıkılmıştı.

Ankara Köprübaşı yanındaki çadır pazaryeri içindeki 12 esnafa, Zonguldak Belediyesi tarafından 15 Eylül’e kadar ‘boşalt’ talimatı iletildi. Esnaf ise ‘fevkani Köprü altı esnafına yapılacak olan muameleyi bekliyor.

Zonguldak Belediyesi, dere üzerinde, çevre yoluna geçecek bir köprü yapmak için ‘Çadır Pazar Yeri’ni yıkmaya çalıştığı öğrenildi. Yeni yapılacak köprü, İstasyon tarafından gelen araç ve yayaların şehir dışına çıkış istikametinde gitmesi için trafiği rahatlatmak’ için yapıldığı öğrenildi.

 

 

VELİLER HUZURSUZ- İKİLİ EĞİTİM ŞAŞIRTTI

Okulların yeni öğretim yılı başlamasına bir hafta kala…                                                                         

Yıkılmak veya güçlendirme tespiti nedeniyle boşaltılacak okullar nedeniyle öğrenci velileri tam bir kaos yaşıyor.

Konu ile ilgili geçtiğimiz hafta Zonguldak Valisi Sayın Mustafa Tutulmaz ve İl Milli Eğitim Müdürü Okul yöneticileriyle birlikte bir değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantı güzel başladı, gergin bitti. Vali Mustafa Tutulmaz, en yaşlı yönetici olarak çiçek verdiği Tarihi Kız Meslek Lisesi Müdiresi Nadire Çebi’ye birkaç dakika sonra sert eleştirilerde bulundu.

Diğer taraftan son dakikada çocuklarını başka okullara yönlendiren milli eğitim yetkililerine karşı eleştiriler artmaya başladı. Veliler, şehrin yetkililerini CİMER başta olmak üzere bakanlık yetkililerine şikâyet ediyor.

Daha ziyade tekli eğitimden ikili eğitime döndürülen küçük öğrencilerin velileri, ‘öğlenci’ yapılmalarını ‘Çalışan veliler olarak mustaribiz. Çocuğu evde bırakıp işe gideceğiz, öğlen nasıl döneceğiz? Bu andan itibaren nasıl çocuk bakıcısı bulacağız’ diyorlar. Sadece Yayla Okulundan Fenere giden 300 civarında alt sınıf öğrencisi olduğu söyleniyor..

Bilindiği gibi; Yıkılması gündeme gelen Yayla Orta Okulu’nda 8 sınıf, Saime Toptan Sosyal Bilimler Lisesi’ne; 5-6-7 sınıflar Fener İlköğretim Okulu’na; Güçlendirme çalışması yapılacak Tarihi Kız Meslek Lisesi öğrencileri Karaelmas Meslek Lisesi’ne, yine yıkımı gündemde olan Topbaşı İHL, Fener Anadolu Lisesi’ne gidecekler.                                                                                             Bu arada Rat ve Üzülmez Cumhuriyet Okullarının da yıkılacak binalar arasında olduğu öğrenildi. Yerleri değiştirilen öğrenciler ile birlikte şehrimizde ‘tekli eğitim’ yapan okul sayıları birden arttı.

Siyasi iktidarın eğitimde en büyük hedeflerinden biri olan ‘tekli eğitim’ okullarını arttırmaktı.

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inanisgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.