ÜSTÜNDAĞ’DAN GASTROENTEROLOJİ BİLİM DALI’NIN ÖYKÜSÜ
Haber
08 Mart 2021 - Pazartesi 16:30 Bu haber 4558 kez okundu
 
ÜSTÜNDAĞ’DAN GASTROENTEROLOJİ BİLİM DALI’NIN ÖYKÜSÜ
SAĞLIK Haberi
ÜSTÜNDAĞ’DAN GASTROENTEROLOJİ BİLİM DALI’NIN ÖYKÜSÜ

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı’nın öyküsü Prof. Dr. Yücel Üstündağ gözüyle sizlerle buluşturduk. İlk olarak kendisini tanıyan Prof. Dr. Yücel Üstündağ, şu ifadelere yer verdi; “ Mayıs 2001’de faaliyete başlayan gastroenteroloji ünitemizde, o zaman 3 yıllık gastroenteroloji uzmanı olan tek bir öğretim üyesi olarak bulunuyordum. O tarihten itibaren kliniğimizde gastroenteroloji endoskopisi faaliyete geçmiş, üst ve alt gastrointestinal sistem endoskopisinin yapıldığı endoskopi laboratuvarı oluşturulmuş ve her gün hasta gören bir gastroenteroloji ve karaciğer hastalıklarının üstlenildiği hepatoloji polikliniği ortak bir alanda kurulmuştur. O dönemden itibaren gittikçe artan sayıda hasta talebi bir kaç ay içinde oluşmuştur. Açıkça söylemek gerekir ki, o tarihten itibaren gastroenteroloji ve hepatoloji kliniğimiz, şehrimizin ve de çevre il ve ilçelerinin ana referans merkezi haline gelmiştir.”

“BÜYÜK ŞEHİRLERE GİDİŞE ‘DUR’ DENİLDİ”

Mayıs-Haziran 2001’den itibaren şehrimizde ilk kez tanısal karaciğer biyopsisi, batın içinde özellikle karaciğerde olan kitlelere iğne biyopsi işlemi kliniğimizde gerçekleştirilmiş, o dönemden bu yana da bölgedeki bu çok önemli karaciğer ağırlıklı işlemlerin merkezi olmuştur. Böylece, bölgemizde karaciğer hastalıklarının tanısı ve tedavisi mümkün hale gelmiştir. İşte bu şekilde, karaciğer hastalarının büyük şehirlere gidişine bir dur denilebilmiş, tedavilerinin yapılabileceği bir kliniğin olduğu kendilerine ispat edilmiştir. Eylül 2001’ den itibaren kliniğimizde yeni bir alanın sorunlarına çözüm getiren, hayati önemli bir işlemi, endoskopik retrograd kolanjio-pankreatografi (ERCP) tarafımızca başlatılmıştır. Kliniğimizde o zamandan beri etkin olarak uygulanan ve safra ve pankreas yollarına müdahale olanağı sağlayan, hayat kurtaran, birçok hastanın Ankara, İstanbul gibi diğer şehirlerdeki doktorlara muhtaciyetini ortadan kaldıran bu endoskopik cerrahi yöntemi, Zonguldak dışı şehirlere hasta taşıyan otobüslerin yolcu sayısının azalmasına, ambulansla gastroenteroloji hasta sevklerinin durmasına dahi neden olmuştur.

“SAFRA YOLLARI-PANKREAS HASTALIKLARI İÇİN İLİMİZDE ERCP YAPAN TEK MERKEZİZ”

O dönemden beri yani 20 yıldır bu bölgede ERCP yapan tek merkez kliniğimizdir ve bu durum bizim bir övünç kaynağımızdır. 2003’den itibaren kliniğimizde 2. öğretim üyesi Dr. Selim Aydemir olarak hizmet vermemiz, kliniğimizi güçlendirmiş, bu durum referans ile gelen hasta sayımızı arttırmıştır. Hepatit B ve C hastalarının tedavisi 2001’den itibaren ağırlıklı olarak bizim bölümümüzce üstlenilmiştir. Bu dönemden itibaren, sayısız hastanın siroz ve kanser olması engellenmiş, siroz ve karaciğer kanser hastalarının ise tedavileri tarafımızca üstlenilmiştir. Bu hastaların o dönemden itibaren karaciğer içine alkol enjeksiyonu veya radyofrekans (daha sonra mikrodalga) ablasyon ile yakma tedavisi, bu bölgede yine kliniğimizde tarafımızca başlatılmıştır. Birçok karaciğer kanser hastası, ameliyata ihtiyaç duymadan bu yakma tedavisi ile tarafımızca hayata döndürülmüş, bu işlemden sonra 10-15 yıldır hala hayatta ve sorunsuz yaşayan hastamız olmuştur.

“ÜLSERATİF KOLİT VE CROHN HASTALIĞI”

Kliniğimiz aynı zamanda ülseratif kolit ve Crohn hastalığı başta olmak üzere sayısız iltihabi barsak hastasının takip ve tedavi merkezidir. Referans ünitedir. Bu bölgedeki sayısız hastanın bu hastalıklara yönelik tedavisi, yine kliniğimizde yoğun olarak yapılmakta, en yeni ve en modern medikal ve endoskopik tedaviler bu hastaların hizmetine sunulmaktadır. Halen kliniğimizde düzenli takipte olan sayısız ülseratif kolit ve Crohn hastalığı tanılı hastalar mevcuttur. Kliniğimizde o zamanlar çok iyi bir Hitachi marka ultrason cihazı, çift kanal gastroskop ve çok ince 5.9-4.9 milimetrelik endoskopların varlığı, merkezimizin büyük şehirlerdeki çok daha önce kurulmuş üniversite hastanelerinde veya özel hastanelerinde olmayan bir teşhis imkanını bize sağlamıştır. Bahsedilen çift kanal gastroskop ile çok daha iyi kanama kontrolü, çoğunluğu kanser hastalarında olmak üzere yemek borusu ve mide /ince bağırsaklarda tıkanma sorunu olan hastalara çok kolay ve etkin stent yerleştirmemizi sağlamıştır. Böylece birçok hastamızın yaşam kalitesi yükseltilebilmiş, dış merkezlere olan muhtaç olma durumu ortadan kaldırılmıştır. İnce çaplı endoskoplar ile ki, bu halen Türkiye’nin bir çok üniversite hastanesinde özel hastanelerinde dahi yoktur-, bir çok nadir hastalığın tanı ve tedavi imkanı sağlanmıştır. Bu nedenle kliniğimiz en etkin, en başarılı gastroenteroloji ve hepatoloji kliniklerinden biri olarak anılmıştır.

“OBEZİTE VE ŞİŞMANLIK

” 2005’den itibaren de toplumumuzun önemli bir sorunu olan obezite yani şişmanlık için zayıflatıcı mide balonu uygulama işlemi, bu bölgede tarafımızca başlatılmıştır. Yüze yakın hastaya o dönemden beri uygulanan bu yöntemle, bir çok hastada obeziteden kurtuluş için bir imkan sunulmuştur. Yine zayıflatma tedavilerinden biri olan mide botox uygulaması ilk kez bizim kliniğimizde yapılmıştır. 2009’lardan itibaren kliniğimizde yine bir ilke imza atılmıştır.

'ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ'

Endosonografi o dönemde Türkiye’de çok az merkezde yapılan ve öncesinde yoğun bir eğitim gerektiren endoskopi ve ultrasonografi bilgisi ile kesitsel insan anatomisi bilgi donanımı gerektiren bir yöntemdir. Endoskopik ultrasonografi ünitemiz bu tarihten itibaren günümüze kadar 10 000’lere yaklaşan sayıda hastanın sorununun teşhis ve tedavisinde yoğun olarak kullanılmıştır. Bu yöntemle gereksiz ERCP işlemleri engellenmekte, birçok tümör hastasına kolayca doku tanısı konulabilmekte, pankreas psödokist/WON larının endoskopik olarak mideye veya ince barsak boşaltılması, abselerin drenajı yapılabilmektedir. Böylece yine büyük şehirlere hasta göçünün önüne geçilebilmiştir. Altını çizerek söylemek gerekmektedir ki, yapılanlar bunlarla da sınırlı olmamıştır.

“İNCE BARSAK HASTALIKLARI”

Ünitemizde yıllardır gastrointestinal kanama odağının özellikle ince barsak kaynaklı sorunların tespiti, Crohn hastalığının yaygınlığının değerlendirilmesi amaçla kapsül endoskopi yapılmaktadır. Bu konuda doğru tanı için çok iyi eğitim almış ve tecrübeli olmak gerekmektedir. Kliniğimizde bu yönde yoğun bir eğitim ve uygulama olmuş, hastalara birçok merkezde konamayan ince barsak hastalıklarının (Çölyak hastalığı, Blue Weber Bleb Nevus sendormu, Crohn hastalığı, ince barsak tüberküloz, vaskulitler, anjiodiplaziler, ağrı kesici ilişkili erozyonlar, hemanjiomlar, tümörler…) tanısı konabilmiş ve tedavileri uygulanabilmiştir. Bu konuda pekiştirici diğer bir yöntemde enteroskopi, yani ince barsak endoskopisidir.

ÇİFT BALON ENTEROSKOPİSİ

Yine endosonografide olduğu gibi üniversitemizin desteği ile ince barsakları görüntülemek için çift balon enteroskopi ünitesi 2010’lardan itibaren kliniğimizde hastalarımızın hizmetine açılmıştır. İnce barsak hastalıklarının teşhisinde nedeni bilinmeyen gastrointestinal sistem kanamalarının tespitinde ve tedavisinde, tıkanıklıkların stent ile açılmasında ve daha sayısız bir çok endikasyonda enteroskopi tarafımızca çok sayıda hastada kullanılmıştır.

“EMR/ESD İŞLEMLERİ”

Daha sonraki zamanlarda kliniğimizde endoskopik cerrahi yönteminin tüm dünyada en modern uygulama yöntemi olan EMR/ESD işlemleri, (yani gastrointestinal tümörlerin erken evre olanlarının endoskopik kazıma yöntemi) hastalarımızı birçok komplikasyonu olabilecek ciddi cerrahilerden kurtarmıştır. Özelikle bizlere katılan 3. bir öğretim üyesinin (Dr. Tarık Akar) katkıları ile bu yöntemler kliniğimizde daha sık uygulanabilmiştir.

“YEMEK BORUSU HASTALIKLARI-AKALAZYA VE POEM İŞLEMİ”

Son 2 yıldır da toplumda önemli bir sağlık sorunu olan ve yutma güçlüğü ile karakterize Akalazya hastalığının yeni bir tedavi yöntemi olan POEM (peroral endoskopik myotomi) çok sayıda sorunsuz olarak hastalarımıza uygulanmış ve yüzde 90’nın üzerinde başarılı sonuçlar elde edilebilmiştir. Şu an Türkiye’de 3-5 merkezde bu işlemin yapıldığını hatırlatmak isterim. Bu arada uzun zamandır hizmet veren bir gastrointestinal sistem motilite laboratuvarımızın olduğunu, bu sayede Akalazya dahil bir çok motilite bozukluğunun tanısının kendi ünitemizde kendi ekibimizle konulmaktadır. Ayrıca, kliniğimizden çok sayıda uluslararası ve ulusal yayın bildiri yapılmış, ulusal ve uluslararası toplantılarda birçok sunumlar yapılmış ve ödüller alınmıştır. Bu arada kliniğimizden 3 gastroenteroloji uzmanı yetişmiştir ve uzmanlarımız ülkemizin çeşitli merkezlerinde halkımıza hizmet vermektedirler. Halen 2 gastroenteroloji asistanı eğitimlerine yoğun olarak devam etmektedir.

“20 YILA YAKLAŞAN KESİNTİSİZ HİZMET”

Prof. Dr. Yücel Üstündağ, 2001-2021 arası dönemde, Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji ve Hepatoloji kliniğinde sayısız hastanın teşhis ve tedavisi yapıldığını hatırlattığı açıklamasını, şöyle tamamladı: “Yıllarca verilen emek, gece gündüz tutulan icaplar, toplantılar, ulusal ve uluslararası yapılan sunumlar, uzmanlık sınavları, cerrahi-patoloji konseyleri ile dahiliye ve gastroenteroloji uzmanlarının eğitim saatleri ile dopdolu kesintisiz 20 yıla yaklaşan bir süreç yaşamış durumdayız. Hastalarımızı başka şehirlere gitmeden, gastrointestinal sistem, safra yolları-pankreas ve karaciğer ile ilgili olarak nerdeyse tüm sorunlarının çözüldüğü çok iyi bir merkez yaratma hayali ile başlattığımız bu kliniğin, hedeflerine ulaştığını biliyoruz. Bu hayallerimizi gerçekleştirmemizi sağlayan herkese; özellikle de bize güvenen ve bize hayatlarını teslim eden hastalarımıza, hasta yakınlarımıza, bizleri yetiştiren hocalarımıza, Rektörlerimize, yardımlarını esirgemeyen meslektaşlarımıza, şu ana kadar kliniğimizi destekleyen diğer üniversite yöneticilerine, başhekimlerimize, öğretim üyesi arkadaşlarımıza ve yoğunluğu bizimle paylaşan tüm asistanlarımıza ve ailelerine en içten duygularla teşekkür ediyoruz.”

Haber Merkezi

Kaynak: Editör:
Etiketler: ÜSTÜNDAĞ’DAN GASTROENTEROLOJİ, BİLİM DALI’NIN ÖYKÜSÜ,
Yorumlar
Haber Yazılımı