ZEKİ TOSUN, HAİNLERİ ELBETTE BULMALIDIR!..
Haber
18 Mayıs 2021 - Salı 17:09 Bu haber 1095 kez okundu
 
ZEKİ TOSUN, HAİNLERİ ELBETTE BULMALIDIR!..
GÜNDEM Haberi
ZEKİ TOSUN, HAİNLERİ ELBETTE BULMALIDIR!..

ZEKİ TOSUN, HAİNLERİ ELBETTE BULMALIDIR!..

 

‘Ak Parti Zonguldak’ta üç vekil çıkartır mı?’. Bu sorunun cevabını bilmek için ‘İstiareye yatmak’ yetmez. Kâhin olmak da yetmez.

 Çünkü, olayın tek ‘Bilicisi’ var. “Demokrasinin olmazsa olmazlarından’ biri olan Seçim/sandık uzmanı seçmen.”

Düşünebiliyor musunuz, ‘Ödediği vergi kadar yatırım alamayan’, ‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu Zonguldak’ta Ak Parti vekillerin 5’te 3’ünü almış.

‘Yaşam kalitesine dokunacak işler’ arasında olan ‘Devlet yatırımları’ başlamasına rağmen, bir vekil ve başkanın; yaşam kalitesini aşağı çeken ‘Çatışmalara’ hedef ve sebep olması; seçim sonuçlarında sıkıntı yaratabilir.

Öyle ki; bırakın iktidar aleyhindeki diğer parti tezahüratlarını, parti içindeki ‘Muhalif kalabalık’, her geçen gün artıyor.

‘Parti içi muhalefet’ deyip geçmeyin!.. Zeki Çakan’ın kazandığı 7 Haziran 2015 seçimlerini hatırlayın. Biraz sonra irdeleyeceğim.

Efendim, siyasi yozlaşmanın doruk noktalara tırmandığı, mafya babalarının gündem belirlediği bir ortamdayız. Marinalara çökülmesi, kokain gemilerinin limanlar arası turların anlatıldığı ortamın ‘Emrivaki’ dinleyicileriyiz vesselam.

İşsizlik, pahalılık, covid ve türevleri, Filistin/İsrail siyasetleri, mafya hesaplaşması vs… Gündemi ‘Sesten hızlı balistik füzeler’ bile yakalayamıyor.

Biz, yakalayabileceğimiz, yerel sorunların irdelemesine dönelim.

Son günlerin aktüel konularından biri elbette, “Cumhurbaşkanı her an gelebilir” düşüncesiyle Uzunmehmet Camii çevre düzenlemesinin yapılıp, şehir içi düzenlemelerin bırakılması. İNANIŞ’ın, ‘Cami önü Paris, Sendika önü Afrika’ manşetinin sebep-i hikmeti bu.

Peki, Zonguldak’ta gündem ile ‘Oynayan’ gelişmeler, açıklamalar neler?

Ak Parti Zonguldak Milletvekili Sayın Hamdi Uçar’ın, Emniyet, İŞKUR, TTK ve Sendika yetkililerini topa tuttuktan sonra,  AK PARTİ saflarını hedefe koydu. ‘Bürokrasi’ eleştirileri kamuoyunda geri tepti. “20 yıldır iktidardasınız, başarısızlığa kılıf aramayın’ eleştirileri, patinajda etkili oldu” denebilir.

Dostum Uçar, parti içi çekişme yada rakip eksiltme operasyonuna getirdi konuyu. Parti içinde ‘Hain/ler var’ dedi. Ve ‘Yandan çarklı’ değil,  ‘Emrivaki’ olarak, ‘Hainleri İl Başkanı temizleyecek’ diye direktif verdi.

Anlaşılan odur ki, yukarıda ittifaklar arası çekişmenin boyutları, erken seçime endeksli olarak başlamış. Dolayısıyla, yerelde de şimdiden parti içi ittifaklar ve rakip eksiltme operasyonları başladı gözüküyor.

Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak’taki iki temsilcisinden biri olan İl Başkanı Sayın Zeki Tosun’a, kamu önünde hedef göstermesi ne kadar akılcı ve ciddi tartışılır.

İl Başkanı Sayın Tosun, inanıyorum ki, ‘Hainler’ konusunu, ‘Ucundan’ değil, ‘Başından’ bilen ve tutan biri.

Sayın Vekil Hamdi Uçar’a katılıyorum. Kesinlikle bu ‘Hainler’ açıklanıp, temizlenmelidir. Adı geçen hainler(!), Zonguldak’a son yağan yağmurla birlikte inmediler. Hatta, hainliğin ‘Alışkanlık’ edildiği, bu günlere ‘Örf-adet-gelenek’ olarak taşınmasına neden olan ‘İdeoloji fidanlığı’ gibi gelişmeler vaki.

Bazıları, olayın başlangıcını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ali babacan Ahmet Davutoğlu ile ilgili yaptığı ‘Özellikle Mescit-i Aksa’da İsrail’in saldırılarının arttığı dönemde; bunlar içeride Mescid/i Aksaları yıkmak istiyorlar. İçimizdeki hainler’ sözlerini hatırlatıyorlar.

Davutoğlu’nun “Sayın Cumhurbaşkanı yüzde 45.5 halk desteği ile seçim kazanmış başarılı bir Başbakan’a, üstelik yurt dışında iken, arkadan kumpas kurmak suretiyle nasıl ihanet edileceğini, uygulamalı siyaset dersi olarak bütün Türkiye’ye öğretmiştir” sözleriyle tartışmanın yayıldığını söylüyor.

Bana göre değil.

Zonguldak’ta Secaattin Gonca’nın ikinci kez aday olduğu(29 Mart 2009) ve İsmail Eşref’in kazandığı yerel seçimleri hatırlayın. ‘Aleyhte’ çalışanları herkes tanıyor.

MHP Adayı Zeki Çakan’ın seçim kazandığı (7 Haziran 2019)seçimlerini hatırlayın. Üçüncü vekilin kaybettirilmesinde etkili ve hınçlı olanları parti tabanı ve yöneticilerinin unutması mümkün mü?

‘Alışkanlıkların örf-adet-gelenek olması’ böyle bir şey işte...

Bu işin kurnaz, kurmay ve kompetanları; parti farkı gözetmeksizin, şimdi rakip eksiltmek adına ‘Tribün Şhow’ yapıyorlar.

Evet, siyasi erk’in Zonguldak teşkilat lideri Sayın Zeki Tosun, kendisine verilen ‘Hainleri il başkanı temizleyecek’ ültimatomunu(!) ‘Bilakis’ yerine getirmelidir.

Ancak, ‘Zafiyet, zayıflık, korkaklık’ göstermeden; bu gün ‘Tatlı su kurnazlığı’ yapıp, parti içinde ‘Rakip eksiltme’ taktiğini devreye sokanları da ‘Ak Parti’nin geleceği’ için ellemelidir.

“Bu medeni, bedeni ve siyasi cesaret sahibi olmayı gerektiren’  bir icraattır” diyenlere ulvi ve kutsi selamlar olsun.

 

 

İNÖNÜ HEYKELİ KALDIRILACAK MI?..

 

CHP yöneticilerinin belediye başkanı selim Alan’a yaptıkları  ‘Siyasi mevta’ yaklaşımı gerçekten ağır olmuş. Ancak, Vilayet Önündeki İnönü Heykeli civarında yapılan park düzenlemelerine yönelik ‘Ucube’ benzetmesine katılıyorum.

Anladığım Kadarıyla, CHP İl Başkanı’nın açıklamalarını biri hazırlıyor biri nokta virgüllerine bakıyor başkan Murat Pulat’da açıklama yapıyor.

Öyle olmasa, ‘Gündeme tutunmak’ adına yapılan açıklamaların, siyasi yozlaşmaya etki edeceğini, kitleler arasındaki diyaloğu törpüleyeceğini görür.

Gelelim, İnönü Heykeli ile ilgili çevre düzenlemesine. Düzenlemeyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapıyor. Kim yaparsa yapsın. Projenin hazırlanma safhasında, devletin Cumhurbaşkanlarından birinin simgesi olan İnönü Heykeli’ne gereken değil, gereğinden fazla ‘İhtimam’ gösterilmeliydi.

Burada, bana ait olan bir sözü tekrar edeyim.

Türk Siyasetinin Everest’i Mustafa Kemal ise, Himalayalarından biride İsmet İnönü’dür. Everest’i Everest yapan Himalayalardır.

Şimdi, siz İnönü Heykeli’nin tam önüne, getirip çocuk kaydırağı koyup, saygı duruşu yapılmayı engelliyorsunuz.

İnanıyorum ki, heykelden çok, Heykelin üzerinde kaide de yazan ‘Bu memlekette insanlar, hırsızlar kadar cesur olmadıkça, bu memleket düzelmez’ sözü dikkat çekiyor.

Anladığım kadarıyla, heykel önü operasyonuyla, tartışma başlatılmak; ardından, vilayet önündeki ‘Güvercin heykeli’ gibi, İnönü Heykeli’ni de ‘Abra Kadabra´ etmek hesap ediliyor.

Allah aşkına…

Devlet eliyle de olsa, insanların yaşam kalitelerine dokunacak hizmet ve görüntüler geliyor. ‘Bedava gelen hizmeti’ bile ‘Aleyhte tezahürata’ çevirme konusundaki bu becerinize hayranım ya!..

 

 

DÜN ZONGULDAK AÇIKLARINDAN GEÇTİ BANDIRMA VAPURU…

 

19 Mayıs 1919…

İtilaf Devletleri’ne(Fransa, İngiltere, ABD, Rusya…)karşı Türk Kurtuluş Savaşı’nın başladığı tarih…

Diğer bir deyimle, Mustafa Kemal’in İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile yola çıkıp, İngiliz İşgalindeki Samsun Limanı’na girmesiyle başlayan ulvi ve kutsi tarih.

Ülkenin, gelecekte genç fikirlere ihtiyacının belirlendiği o zamanlarda, gençlere hediye/armağan edilmiş bir bayram.

Tarihçiler, insanlık tarihinde üç büyük dönüşümden bahis eder. Aristokrasiye (Soya bağlı devlet şekli)karşı kazanılan Fransız Devrimi, Oligarşiye(Birkaç kişilik yönetim) karşı kazanılan Rus Devrimi, emperyalizme(Sömürü) karşı kazanılan Türk Devrimi.

Aslında olaya böyle bakılınca, 19 Mayıs’ın mana ve muhtevasındaki derinlikte kaybolup gidiyor insan.

Olaya böyle bakın. Dün Zonguldak açıklarından, Bandırma Vapuru ile geçti Mustafa Kemal.

O zamanlar 12 milyon nüfusla, yedi düvele, emperyalizmin daniskasına kafa tutmuşuz. Cumhuriyeti kurup, misak-ı milli Sınırları heves ve hedefi ile 83 milyona çıkmışız.

Bakmayın siz, işsizlik, hayat pahalılığı, mafya dalgalanmaları, siyasi gerginlik atmosferindeki flu memleket manzaralarına.

Ne kadar flu olursa olsun, Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı günkü manzaradan kötü olamaz.

O günkü şartlarda, flu görüntüyü bozan, liderin kararlılığı olmuştur. Bu gün de, birlik ve beraberlik ruhunu olumlu tanzim edecek bir kararlı duruş, tarih sahnesinde; sadece bölgede değil, dünyada ‘Aktör Ülke’ olmamızı sağlayacaktır.

İçinde bulunduğumuz  atmosfer, maalesef siyasetçilerimizden böyle bir ‘Duruş’ ve ‘Ruh’ belirtisi alamadığımızı gösteriyor.

İnanıyorum ki, siyasi ikbal içinde koşanlar, siyasi yozlaşmaya yaptıkları katkıların vahametini görür ve ülke ikbalinin gereğini yaparlar.

 

 

GENÇLERİN HAL-İ PÜR MELALİ

 

 

Bu gün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı.

Atatürk’ün her türlü emperyalizm’e(Sömürü) karşı başlattığı Türk Kurtuluş Savaşı’nın  adım başı.

Geçenlerde konu ettiğim Zonguldak’taki 50 bin kayıtlı işsiz çocuğu aklıma düştü.

Bu gün, İnanış’ın manşetinde yer alan ‘Gençler Umutsuz’ yazısını okuyun. Yapılan istatistik, gerçekleri anlatıyor. Covid, elbette bu umutsuzluğun tetikleyicisi olmuştur. Ancak, sadece Zonguldak’taki 50 bin kayıtlı işsiz konusu çok önemlidir.

Çalışanların psiko sosyal sorunlarının irdelendiği ortamda, işsizlerin çocuklarının durumlarına ‘Öncelik’ verilmelidir. Bu çocuklar nasıl umutlu olsunlar hayattan, gelecekten!..

Elbette, tarihi dokuyu, gelişmeyi, hatıraları unutmayacağız. Ancak, olayı ‘Babalar günü’ gibi ‘Önemli(!)’ günler kategorisine koyup geçiştirmemeliyiz.

İsterdim ki, bu günün yüzü suyu hürmetine hazırlıklar yapılmalı ve gençlere yönelik istihdam-üretim-eğitim alanlarında ‘Güzellikler’ sahaya sürülmeliydi.

Velhasıl-ı Kelam;

Yine siyasilerden ‘Hamaset’ dolu sözler dinleyeceğiz.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ZEKİ, TOSUN,, HAİNLERİ, ELBETTE, BULMALIDIR!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı