ZONGULDAK’TA 50 BİN İŞSİZ ÇOCUĞU
Haber
16 Mayıs 2021 - Pazar 16:25 Bu haber 1147 kez okundu
 
ZONGULDAK’TA 50 BİN İŞSİZ ÇOCUĞU
GÜNDEM Haberi
ZONGULDAK’TA 50 BİN İŞSİZ ÇOCUĞU

ZONGULDAK’TA 50 BİN İŞSİZ ÇOCUĞU

 

 

15 gün önce ‘Zonguldak’ta Madencinin Psiko Sosyal Sorunları’nın irdelendiği toplantıları analiz etmiştim.

Aslında ‘Maden Havzası’ için gerçekten ‘Önemli’ konulardan biri ‘Üretim.’

Yani, taşkömürünün devlet, özel sektör veya kaçak ocak işletmeleri eliyle çıkartılması…

Üretimin devlet, istihdamın bölge ekonomisi açısından önemi büyük...

Bölge insanının yaşam kalitesinin yükselmesi ikisine de bağlı.

Ancak, ‘Çalışan işçi sayısı’ ve ‘Satılabilir kömür miktarının kıymeti’, çalışma şartlarının iyiliği ile ‘Doğru orantılı’ olunca; yeni değerlendirme aciliyeti ortaya çıktı.

Zira maden ocaklarında meydana gelen ölümlü kazalar, kazanılan para kadar, yaşam kalitesini aşağı çeken faktörler arasında yer alıyor.

İşte, maden havzasında, çalışma şartlarının ‘İşçi Sağlığı-İş Güvenliği’ açısından değerlendirilmesi, ‘Madencinin Psiko Sosyal Sorunlarının İncelenmesi’ toplantıları, bunun için düzenlendi.

Konu sadece maden işçisini değil; paydaşları olan devlet, özel sektör ve kaçak ocak işletmelerini, işçi sendikasını, işveren temsilcisi odaları ile işyeri hekimlerini direkt ilgilendiriyor.

Böylece, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği(AB) tarafından finanse edilen, İstanbul Bilgi Üniversitesi (İBÜ) tarafından yürütülen, 400 çalışma arasından desteğe değer görülen 37 proje arasında yer alan ve 300 işyeri hekimine ulaşacak proje için saha çalışmaları başlatıldı.

Çalışmalar devam ediyor.

İnşallah, maden sektöründe çalışanların yaşam kalitelerine olumlu katkılar sağlanacak.

‘İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kanunu(6331)’ sonrası, ‘Psiko Sosyal Faktörlerle İlgili Yönetmelik’ çıkartılması bile büyük kazanç olur.

Bu konular çerçevesinde ‘Bilgilenme’ çalışması yaparken; aklıma Zonguldak’taki İŞKUR’a kayıtlı 50 BİN İŞSİZ geldi, dolayısıyla çocukları…

Bu gün itibarıyla, Zonguldak’taki kayıtlı işsizlerin, dezavantajlı çocuklarının durumu, siyaset bezirgânlarınca görmezden gelinse de çok önemli. Kanayan yara, kangrene dönüyor.

Türkiye de çocuk nüfus sayısı, 83 milyona göre 22 milyon (27). Türkiye’deki işsiz sayısı: 4 milyon 261 bin. Bunun içinden Sosyal ve Ekonomik Destek Programından (SED)faydalanan çocuk sayısı 2020 itibarıyla 220 bin.

Buna göre, ‘Yatağa aç giren çocuk sayısı’, gayri resmi istatistiklere göre 3 milyon civarında.

TÜİK-2020 değerlendirmelerinde, ‘Aile Reisinin İşsiz Olduğu’ hanelerdeki çocuk sayısını 1 milyon 850 bin olarak belirlemiş.

Olaya TÜİK istatistikleri açısından bakarsanız, kafanız karışır. İstatistikler, ‘Allem küllen’ metotlarla sizi ‘Aritmetik karmaşaya’ götürür.

Dolayısıyla fazla rakam ile sizi boğmadan, değerlendirmeye geçelim.

Olayı, yine rakamlarda boğulmadan ‘Yatağa aç giren çocuk’, ‘İşsizlik nedeniyle artan suç oranları’ ve ‘İşsiz çocuklarının yeterli eğitim alamayışları’ açısından düşünelim.

Bir de, bu çocukların uyum sağlayamadıkları toplum içindeki yerleri ve yaşam kalitesini aşağı çekmelerini...

Önemli bir tarafta, dünyanın en ağır ve tehlikeli iş kollarından madenciliğin, bu gün itibarıyla lokomotif sektör olduğu Zonguldak’ta,  ‘İşsizler için moral’ olacak bir ‘Gelişme’ olmayış.

Düşünebiliyor musunuz, devletin birçok iyileştirme yaptığı özel sektör işletmelerinde, İŞKUR yoğun istihdam açığı tespit ederken; köstebek usulü kömür çıkartan kaçak ocaklar ‘Lebaleb’ dolu.

SONUÇ:

Zonguldak, ‘Cumhuriyetin ilk endüstri merkezi’ olmasına inat, bu gün ‘Ödediği vergi kadar yatırım alamayan’ illerin başında ve ‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu’ bir il.

Elbette çalışanların sorunları da önemli…

Ancak, bırakın ‘Yoksulluk Sınırı’, ‘Açlık Sınırı’ altında maaş alan çalışanların durumlarını; çalışmayan/işsiz aile reislerinin çocuklarını bir düşünün!

Aile reisinin çoluk-çocuğu önündeki durumunu, çocukların toplum içindeki akranları arasındaki durumunu; her ikisinin yasalar karşısındaki durumunu!

Durum gerçekten vahim.

Yapılacak olan mı?

Ellerinde ‘Yetki’ olanlar, gerçek ihtiyacı olanlar yerine, yandaşlarını kolluyorlarsa; inançlarıyla düştükleri tezatı, insanlığa yaptıkları eziyeti unutmamalı.

‘Çalışanların Psiko Sosyal Sorunları’nın incelendiği toplantılar gibi, ‘İŞSİZLERİN ÇOCUKLARI’ konulu ÇALIŞTAY organize edilmeli.

Toplumun kanayan yarası ellenmeli, FARKINDALIK yaratılmalıdır.

Bayram ve Seyranlarda ‘GELECEĞİN TEMİNATI GENÇLER’ sallamalarıyla, BÜROKRAT SUÇLAMASI dallamalarıyla kimse bu vebalden kurtulamaz.

İŞSİZLERİN ÇOCUKLARI konusuna devam edeceğiz.

 

 

 ‘SAĞLIK ÇALIŞANLARI TÜKENDİ. ÇÖZÜM TALEP EDİYORLAR…’

 

 

İçeride olduğumuz süreç zarfında ‘Hemşireler Haftası’ kutlandı.

Kutlamadan kasıt, derneklerin açıklamaları.

Sağlık çalışanları, pandemi/salgın döneminde ‘Yüksek Risk’ taşıyan meslek grupları içinde yer aldı. Bu meslek mensupları, dünyanın yeni karşılaştığı enfeksiyon hastalıklarından COVİD-19’dan ruh sağlıkları en çok etkilenenlerdi.

‘COVİD Meslek hastalığı sayılsın’ veya Covid’le mücadelede ölen sağlık personeli şehit sayılsın’ deyiş bundandı.

Gerçektende, ‘Hikâye’ edilmelerinde haklılık payı vardı. Bu gün ‘Kahraman’ ilan edilenlere yarın ‘Saldırılar’ oluyordu.

Birkaç gün önce, Türk Sağlık Sen Zonguldak Şube Başkanı Sayın Arzu Kara’nın Hemşireler Haftası(12-18 Mayıs) dolayısıyla açıklamasını okudum, hayret ettim.

Sayın Kara,  ‘Hemşireler, haftalarını haksızlıklara uğradıkları, sorunlara çözüm üretilmediği bir halde karşılıyorlar’ demiş.

Devam ediyor, “Esnek mesaiden idari izinden mahrum oldular. Sağlık çalışanı anneler bebeklerinden bile ayrı kaldılar. Sağlık hizmetlerinin yürütmek ve şifa dağıtmak için salgın döneminde canından bile vazgeçen sağlık çalışanları için gerekli adımlar bir türlü atılmıyor. Yok olup giden döner sermaye, yıllardır beklenen 3600 ek gösterge, sözleşmelilerin, vekil ebe hemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının beklediği ve hak ettikleri kadro, adaletli ve hakkaniyetli bir ek ödeme ile ekonomik kayıpları telafi edecek bir ek zam ile dertlenilmiyor.”

Elbette bu kadarla bitmiyor sorun çetelesi. Korona belasıyla ‘Ölümüne’  uğraşırken, alkış ve takdir değil beklentileri. En azından, ‘Hafta’ dolayısıyla, sorunlarıyla ilgilenildiğini görmek istiyorlardı, olmadı.

Kim bilir, belki de, ‘Gizli kahraman’ oldukları için görülmediler.

 

 

COVİD / KORSAN MİTİNG / PARA CEZASI

 

 

Covid dolayısıyla 18 günlük eve kapanma sürecini, Allah’a şükür ‘Pimi çekilmiş bomba’ gibi ‘Patlamak’ üzereyken bitirebildik.

Bu süreç içindeki gelişmeleri ‘Home ofis’ çalışmasıyla aktardık gazeteye.

‘Patlamak üzere’ dedim ya?

Evde durmak,‘Cezaevi’nde durmaktan beter. Cezaevi tecrübesi olan biri olarak söylüyorum bunu. Cezaevinin kapısı kilitli, ekstradan nöbetçiler var.

Ev kapısı açık, kapıda nöbetçi de yok. Birde, Corona için alınan önlemlere ‘Akıl veren’ kişi hüviyetiyle uyma mecburiyeti var.

‘Biz’ uymazsak, kime ‘kurallara uyun’ deme hakkımız olur!

Gazetenin çıktığı süreçte bile, ‘Görevli/izinli’ olmam dolayısıyla‘Ev/Dernek/Gazete’ güzergahını ‘Yasal’ kullandım. ‘Serseri Mayın’ gibi cadde/sokaklarda dolaşıp, ‘Bulaş budalası’ olmadım.

Geçenlerde, politikacı eşi bir arkadaşım aradı. Yaşlı ve hasta babası düşüp, burun kemiğini çatlatmış. Hastaneye getirmişler. Yolda üç posta durdurulmuş. ‘Hayat eve sığar’ sorgulaması yapılmış. Hastaneden eve gidişi de tam bir seremoni. Ellerindeki doktor raporunu anlatana kadar, kilo kaybına uğramışlar.

Arkadaşım diyor ki, ‘Bizi ahret sualine tutanlar, gece yarısı Madenci Anıtı’nda korsan miting yapan araç ve insanları nasıl görmediler?

‘Allah aşkına’ diyerek, uyulması gereken önlemleri açıklayanların samimiyetlerini sorguluyor. Bürokrasinin, bu yandaş tayfaya uyguladığı ‘Lebaleb’ keyfiyetine akıl erdiremiyor.

Ancak, ‘Önlemler’ kategorisinde, açamadığı dükkânını, ödeyeceği çekleri düşünüp, bağrına taş basıp, kurallara uyarken; toplumsal sağlığı tehlikeye atan bu korsan miting kollayıcılarına ne demeli?

Arkadaşım ‘Yarın hastane yolunda ceza yersem, hakkımı helal etmem’ diyor.

Sahi, bundan böyle ‘Sokağa çıkma yasağını delenler’ durdurulduğunda, ‘Madenci Anıtı’na İsrail’i protestoya gidiyorum’ diyenlere ceza yazmak ne kadar ‘Hukuki/vicdani’ olur acaba?

 

 

TO’DA IŞIK GÖRÜLDÜ İŞÇİLER BAYRAMA GİTTİ

 

Zonguldak’ta çevre ulaşımını rahatlatmak, şehir içi trafik rezaletini azaltmak için başlatılan Zonguldak- Kilimli arası karayolu çalışmaları 7/24 esası devam ediyor.

 

Şehir merkezinde Mithatpaşa T1-T2 tüneli içindeki teknik çalışmalar yanında Kapuz/Uzunkum mevkiinde TO tünelinde sağ tüp’te ışık görüldü.

Hızlı çalışmalar neticesinde bayram öncesi ışık görülmesiyle birlikte çalışan işçiler bayram tatiline gönderildi.

Bu gün itibarıyla çalışmalara yoğun tempoda, zemin su tahliye kanallarının açılmasıyla devam edileceği öğrenildi.

Diğer taraftan, tünel ve yol çalışmalarından çıkartılan hafriyatlar, İnağzı dolgu alanı haline getirilen iki demiryolu tüneli arasındaki alana dökülüyor.

Gözlemciler, yapılan tüm hızlı çalışmalara rağmen, yol ve güzergah çalışmalarının 2022 yılına sarkacağını ileri sürüyorlar.

 

 

TOSUN VE VALİ TUTULMAZ AÇIKLAMALI

 

 

Zonguldak Merkez İlçe Karaman Belde Belediyesi’ne alınan ve FETÖ iltisaklı olduğu söylenen üç işçi ile ilgili tartışma, Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar tarafından yine ateşlendi.

Herkesin birbirini tanıdığı küçücük bir beldede, işe alınanlar ile ilgili İŞKUR ve Emniyet Müdürlüğü’nün suçlanması ilginç bir olay.

Efendim, işe alınanların Genel Bilgi Toplanması (GBT)emniyet tarafından yapılmış, işe alımları İŞKUR yapmış(mış) Bunu bilmeyen mi var?

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ZONGULDAK’TA, 50, BİN, İŞSİZ, ÇOCUĞU,
Yorumlar
Haber Yazılımı