GÖZÜMÜN GÖRDÜĞÜ HİÇBİR ŞEYDEN KORKMAM!

Merhaba;

Uzak mesafelerden bir yakınınız geldiğinde nasıl da sevinç kaplar yüreğimizi.

Sizin için yüzlerce km yol yapmış, hayatını ortaya koymuş, eline üç beş demeden ikramlık bir şeyler almış ve bir sabah ansızın kapınızı çalmıştır. O gün sanki bayram yeridir üç gözlük eviniz. Telaş basar ev halkını, en güzel çay demlenir, en güzel yemekler hazırlanır. Lakin asıl güzel olan ise hoş sohbettir, saatlerce bitmeyen. Eskiler ve yeniler bir bir ortaya çıkar. Konuşacak o kadar çok şey vardır ki bitmez o sohbet. Her güzelin bir sonu vardır elbet ayrılık kapınızı çaldığında eller havaya kalktığında tüm o sevinç kaybolur. Pus çöker gözlerinize, kalbiniz de çığlıklar başlar. Yolculuk vakti gelmiştir, daha evinize yeni gelen o çok sevdiğinize.

İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.

Dostoyevski

İnsanlar gerçekten birbirini ayrılırken tanımlarlar. Vazgeçebilir misin yoksa vazgeçmemeli misin? Ya da, ki en kötüsü de budur vazgeçmek zorunda kalmışsındır.

Üstte yazmış olduklarım;

Sevinç, özlem ve ayrılıkların en basit tarifidir. En acı olan ise ölümdür. Helvanın tadı size acı gelince anlarsınız Ölüm acısını.

Şu gündem meseleleri hepimizin malumu. Aptala malum olurmuş der annem. Hepimize malum oldu sanırsam. Bu nedenle ben o durumu bu yazımda sizinle konuşmak istemiyorum. Benim size söylemek istediğim COVİD!

Ne oldunuz, nereye vardınız da maskeler çıktı, herkes bir rahatladı. Dünya üzerinde yeni varyantlardan bahsedilirken biz neden bu kadar boş vermişlik içerisindeyiz. Kendimizi de sevdiklerimizi de korumaktan vazgeçtik. Ne kadar kolay unuttuk salgın başlangıcını. Evlerimize hapis olduğumuz o günlerimizi. Yaşlılarımıza uzanmadığımız, çocuklarımızı sakladığımız günlerimizi.

Aşı olanlar “aşı oldum bana bir şey olmaz” diyor. Böyle bir sonuç yok, kesinleşmiş tedavi veyahut korunma yöntemi yok. Elde olan en değerli veri kendimizi korumamız.

Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam!

Hz. Hamza (Allah’ın Aslanı)

Hz. Hamza bile bu şekilde ifade ederken, biz görmediğimiz bilmediğimiz, tanımadığımız bir hastalıktan nasıl oluyor da korkmuyor ve korunmuyoruz. Aklım almıyor. Üstelik binlerce insanın aramızdan ayrılmasına karşın, nasıl hala maske takmaktan kaçınıyoruz.

Unutmayın!

Yolculuğun sonu mutluluğa, kazasız olursa erişmektedir.

Çocukları sevin.

Hoşça kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yusuf İkram TUNA - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İnanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İnanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İnanış Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İnanış Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.