Baş tacıydılar, ayak bağı oldular!..

Geçmişte ülkenin tüm zorluklarına göğüs germiş, bugünlere gelinmesinde büyük emekleri geçmiş 15 milyon emekliye günün koşullarında açlıkla sefalet arasında maaş ücreti vicdanları sızlattı, sosyal adalet, sosyal eşitlik ilkesini zedeledi! Gözlerinde fer kalmamış, ayakları vücudunu taşıyamaz hale gelmiş ama son bir gayretle çalışarak hayata tutunmaya çalışan emekliler arasında, çalışan, çalışmayan ayırımcılığı yapılarak sosyal haklar kırpılmak istendi!“Baş tacımız, ülke emektarları“denilerek plaket bile verilen kesim, ülkenin kamburu, ayak bağı gibi görülmeye başlandı!

Ne olduysa küresel salgının ortaya çıktığı 2020 yılı başlarında oldu, emekliler için zor geçecek yılların o zaman belli olmuştu. Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Türkiye’de bir başka gelişti, hiçbir ülkede uygulanmayan 65 yaş ve üstünü ”Hastalıktan koruyoruz” gerekçesiyle bir yıl boyunca zorunlu olarak eve kapatıldı! Covid başta olmak üzere tecrit ortamının yarattığı rahatsızlıklar ortaya çıktı, seyahatler izne bağlandı, markete, pazara gidişleri yasaklandı, toplumda vebalı muamelesi görmeye başladılar. Koruyucu maske zamanında verilemedi, “İban” atılıp yardım bile istendi. Pandemi döneminde “ Virüs kapıp hayatını kaybetmesinler, koruyoruz” diye eve kapatılan kesim bu kez açlık sınırının altında bir ücrete reva görülerek yaşam mücadelesiyle karşı karşıya bırakıldılar!

Tam salgın geçti, yaşam normale döndü derken ekonomik kriz ülkeyi etkisi altına aldı. Kötü günleri geride bıraktığına sevinemeyen emekli kesim bu kez salgın günlerinden daha kötü duruma düştü! Bir yıl boyunca tecrit ortamının verdiği rahatsızlıkları üzerinden atamayanlar başta olmak üzere hastanelerde muayene randevusuna ulaşılamadı, en kötüsü de ağır hastalar için hastanelerin yoğun bakım servislerinde yer bulunamadı, civar illere sevkler başladı. Oysa maden havzası ve kömürlü termik santrallerin bulunduğu, hastalığa meyilli on binlerce emeklisinin olduğu şehirde hastaneler tam donanımlı, ihtiyaca cevap verebilecek sağlık personeliyle hazır hale getirilmeliydi, getirilemedi!

Madenci şehri Zonguldak bir zamanlar kömür işletmelerinde 60 bin çalışanı ile ekonomisi ve sağlık alanında refah bir kent, ülke sanayinin lokomotifiydi. Şimdilerde ise kömür işletmesinde 8 bin civarında, bir o kadarda redevanslı ve kaçak ocaklarda çalışan ile açlık sınırının altında maaş alan 170 bin emeklisi var. Yaşanan ekonomik zorluklara, düşük ücretlere rağmen kıt kanaat geçinip gidecekler ama sağlıkta yaşanan tıkanıklık yaşamı daha da zorlaştırdı, insanları canından bezdirdi!  

Geçtiğimiz hafta sonu Cumhurbaşkanı Erdoğan miting için Zonguldak’a geldi. Havadan helikopterler, denizde sahil güvenlik potları, karada çakarlı çakarsız bir dizi araç filosu, filmlerde seyrettiğimiz Amerikan başkanını bile geride bırakan binlerce koruma ordusu adeta kuş uçurtmadı. Yerel seçim için böylesine ihtişamlı mitingin yapıldığı alanda üç binin üzerinde güvenlik gücü olduğu kabul edilirse beklenen tarihi mitink olmadığı, 8-10 bin civarında kalabalık olması parti yönetiminin moralini bozdu. Miting alanına gelen 59 yaşındaki bir kadın elinde derme çatma karton parçasına yazılmış” Emekliler Aç” afişiyle alana sokulmadı! On bin lira emekli maaşı,6 bin lira ev kirasıyla geçinmenin zorluklarını anlatamadan geri döndü. Hükümetin canını sıkacak bu tür afişler miting alanında açtırılmadı, taşıyanlar alana sokulmadı. Tüm emekliler derneği adına gazeteci Adnan Küçükvar, madenci şehrindeki emeklinin sorunlarını içeren bir dosyayı cumhurbaşkanına verilmek üzere AKP il başkanı vermişti gündeme getirilmedi. Küçükvar’ın hazırladığı dosyanın Cumhurbaşkanına verilip verilmediği bilinmiyor, ortada muğlâk durumun cevabı ise il başkanı Çağlayan’da!

2023 Şubatında litresi 19 lira olan mazotun 44,5 liraya yükseldiği bir ortamda yine zengin petrol yataklarından, Gabar da, Cudi de günlük 100 bin ton varil kapasiteli petrol bulunduğu müjdesi verildi, geriye şehir ve insanı sorunlarıyla baş başa bırakıldı!

Ocak itibariyle tüm kesimleri kapsayan ücret artışları yapıldı emekliye yapılan seyyanen zam oranında ketum davranıldı, iyileştirme için Temmuz ayı işaret edilerek, yaşarken ölmek gibi bir durumla karşı karşıya bırakıldı! Ülke nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan bu kesim için devlet erkânının on ay önce söylediği “Sosyal hayatın güvenceleri, toplumun sağduyusunuz” gibi, övgü dolu sözler merhum Demirel’in deyimiyle ,“Geçmiş, geçmişte kaldı.”  Emekliler için umutlar başka bahara kaldı, “Kurt yediği ayazı unutmaz” sözü ise akıllara mıh gibi çakıldı!..

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Altıntaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İnanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İnanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İnanış Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İnanış Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Zonguldak Belediye Başkanlığı için hangi adaya oy vereceksiniz?
Tüm anketler