“TEHLİKE HER YERDE!..”

Doğasıyla, deniziyle, yeşil örtüsüyle, cennet ülke yaşanılmaz hale geldi! Üzerimizde dolaşan karabulutlar gitmek bilmedi, doğasında tat, çalışma hayatında şevk kalmadı! Gün geçmiyor ki acı haber gelmesin, garibanın ocağına ateş düşmesin, anaların yüreği yanmasın! Sosyal devlet sosyal adalet, çalışma barışı, iş güvenliği sağlanamadı, toplumsal mutabakat kurulamadı!  Zengin petrol müjdeleri yaşamın akışına yansımadı, siyaseten söylemlerden öteye geçmedi. Aksine akaryakıta üst üste, mazota, gübreye zamlar tarımı bitirdi, köylü, çiftçi tarlasını ekip biçemedi!

Maden sahaları verildi ormanlar katledildi, ağaç kıyımları başladı, doğa ve bitki örtüsü tahrip edildi, oksijen deposu güzelim ormanlar yok edildi, bağışıklık sistemi çöktü kronik hastalıklar hortladı! Doğal afetlere karşı önleyici tedbirler alınamadı, imar aflarıyla çürük yapılara ruhsat verildi, depremde acıyla hüzün kardeş oldu. Afet sonrası dert bitmedi, kar’da kışta çadırlarda, barakalarda yaşam mücadelesiyle karşı karşıya kalanların  "Nerede bu hükümet” nidaları yürekleri dağladı! Çalışan dertli, emekli dert küpü, sorunlar yumak oldu, ihmaller zinciri, denetimsizliğin getirdiği kural dışılık, cinayet gibi iş kazalarını da beraberinde getirdi.

Erzincan İliç Çöpler altın madeninde, Soma’da, Afşin Elbistan’da, Zonguldak madenlerinde olmak üzere ülkenin dört bir köşesinde yaşanan maden kazalarının temelinde, denetim eksikliğinden kaynaklı olumsuzluklar yatmakta, madencilik ve birçok iş kolunda denetimsizlik hali adeta sırıtmaya başladı!

Maden kurulacak bölgeler araştırıldı, nabız turları yapıldı, önce çevre halkına abidik gubidik yapıldı, ekâbir takım, siyaset bağlantılı fırıldak tipler, ikna için aracı oldu, çirkin protokol ile malından mülkünden oldular, hak arama yolları tıkandı!

Geçmişte yaşananlardan ders çıkarılmadı. “Vahşi madencilik” devam etti, facialar peş peşe geldi. İliç çöpler maden sahasında işçiler, toprak kayma tehlikesini sendika yetkililerine bildirdi, aldırış edilmedi, nihayetinde facia göz göre göre geldi. Bölgede doğal afet yaşanmadı, maden iş kazası da yaşanmadı. Aktif fay hattı üzerine kurulan maden sahasında olması gerekenden çok fazla toprak istifi yapıldı, milyonlarca metre küp siyanürlü pasa içeren yapma dağ kaydı,9 işçiyle birlikte önüne geleni yuttu, Fırat’ı besleyen dereye aktı!

Havaya karışan zehirli maddeler, toprağa sızdı, Arılar çiçek bulup bal yapamadı, canlı hayvan kalmadı, kanserli hastalıklar arttı, toprak zehirli suya doydu, sonunda insan eliyle, makine gücüyle yapma dağ heyelan gibi akıp gitti!

İliç madeninde yaşananlar Çöllolar’ı hatırlattı. Afşin Elbistan’da 2011’de “Çöllolar maden katliamı” diye anılan göçükte toprak altında kalan 11 madenciden 9’u halen bulunamadı. Olayı araştıran meslek odalarına “Ticari sır” diye maden sahası denetim raporları verilmese de ”Ölümlerin nedeni özelleştirme ve denetimsizlik olarak” olarak akıllarda kaldı.

2014 Mayıs ayında Soma kömür madenin de çıkan yangında 301 madencinin ölümü, Cumhuriyet tarihinde en çok can kaybı ile sonuçlanan iş kazası olarak tarihe geçti. Facianın ardından ağıtlar yakıldı, öfkesini dillendiren madenci ve yakınları şiddete maruz kaldı, başbakanlık görevlisi madenci tekmeledi, ceza yerine terfi gibi Frankfurt’a Ticari ateşe olarak atandı!   Türkiye Büyük Millet Meclisine verilen madende tehlikenin araştırma önergesi facianın gerçekleşmesinden yalnız yirmi gün önce reddedildi.

Zonguldak maden kazalarının en çok olduğu havza olarak bilinirken bu kez Kömürlü Termik santraller peydah oldu. Santrallerin kurulmasıyla birlikte hastalık ve ölümler arttı, doğa ve bitki örtüsü kıraçlaştı, erken ölümler başladı. Bölge siyasilerinin çevre halkına “Eve dönüş projesi” diye enjekte ettiği termik santraller bir süre sonra zehir saçmaya başladı.

Sağlık ve Çevre Kuruluşu (HEAL) “Kronik kömür kirliliği” adında, vahim ve ürkütücü bir rapor yayınladı. Çatalağzı bölgesinde toplamda 2 bin 995 Megavat gücünde 7 üniteli dört santral faaliyet gösteriyor. Kömürlü termik santraller 1989-2022 yılları arasında 3 bin 563 erken ölüm’e,

Bin 749 erken doğuma yol açtığı tıbben kanıtlandı. Hastalıkta geçirilen süre içinde Devlete sağlık maliyeti ise 132 milyar 45 milyon lira oldu.

Özellikle kömürden elektrik üretmek kükürt dioksitin yanı sıra partikül madde, azot oksitler, cıva gibi anne karnında dahi insan sağlığına zarar veren hava kirleticilere neden olduğu ortaya çıktı, çocuk onkoloji bölümleri kuruldu. Maden kazası değil ama “Erken ve sessiz ölümler" başladı!

Türkiye Maden Mühendisleri Odası eski başkanı Mehmet Torun, “Erzincan İliç çöpler maden sahasındaki facia başta olmak üzere, Afşin Elbistan, Soma, Zonguldak ve farklı maden bölgelerinde geçmişte yaşanan olumsuz gelişmeler ve iş kazalarının temelinde denetim eksikliği ve şirketlerin kural dışılığından kaynaklandığınıifade etti.Torun,bunun sürdürebilir bir durum olmadığını, tehlikenin her yerde olduğuna dikkat çekti!..

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Altıntaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İnanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İnanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İnanış Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İnanış Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.