“Emekliler yılı öyle mi?..”

Önce Türkiye yüzyılı diye bir slogan üretildi, sonra 2024 emekliler yılı ilan edildi! Bakıldığında Türkiye yüzyılı söylemiyle, ekonomik gelişmişlik, mutlu ve refah bir süreç akıllara geliyordu. Öyle olmadığı görüldü, antidemokratik uygulamalar demokrasi kavramını örseledi, hukuk sistemi tartışmaya açıldı, Türk ulusu cumhuriyet tarihinin en kötü ekonomisi ve yüksek enflasyon altında, adeta savaş durumundaki ağır şartları yaşamaya başladı.

Ucuz et ve gıda kuyrukları ile yoksulluğun getirdiği iftar kuyrukları, açlık sınırı altında sefalet maaşına mahkûm edilen emekli feryatları, hastaların muayene için randevuya haftalar sonra ulaşabildiği, sağlık taraması emar için altı ay sonraya gün alınabildiği bir süreç yaşanıyor! 

Yaşlılıkta refah ve huzurlu bir yaşam hayali kuran 15 milyon emekli açlık sınırı altında sefalet maaşına mahkûm edildi! Yetmedi günah çıkarır gibi,2024 yılı emekliler yılı ilan edilerek dua ve sabır istendi. Yaşı kemale ermiş, bir ayağı çukurda, açlık ve sefalet arasında yaşam mücadelesi verenlerden sabır ve dua isteniyor! 

İronik bir durum var ortada!.. 

Tamamda, nereye kadar sabır? Var mıydı bir süresi? Var mıydı yılı, ayı, günü, gecesi? Biraz daha sabır,şu ay,bu ay,komşuda savaş var,dış güçler ekonomiyi baltaladı,enflasyon patladı…elimiz darda..! Az daha sabır, Temmuz enflasyonu yüksek çıkar maaşlar düzelir, sabır ve telkinleri! 

Her sabret lafı geçmişin sağduyusu emeklilerden bir şeyler aldı götürdü. Az daha sabır dediler, kimi ucuz ekmek, kimi ucuz gıda kuyruğunda beklerken kalpten gitti. Kimi karşıdan karşıya geçerken, kimine de yoksulluğun ve yokluğun utancından inme indi, öldü de acısı dindi!  Emekliler yılı ilan edilen 2024, bu kesim için refah değil, sefalet ve yoksulluğun verdiği utanç yılı olarak hafızalarda yer edindi! 

Hem emekliler yılı ilan ediliyor hem de hiçbir geliri olmayanlara verilen sosyal destek yardım paketleri düşük maaşlı emekliler içinde vaat ediliyor! İstanbul’da AKP adayı emekliler için 2 bin 500 lira sözü veriyor, Ankara’nın milyarder AKP belediye başkan adayı 15 Nisan’ı işaret ederek 5 bin lira sözü veriyor. Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz ise, “Deprem yükü hafifledikçe tüm kesimlere olduğu gibi, emeklilere daha fazla destek olmaya devam edeceğiz” diyor. 

Kamu bankalarındaki emekli maaş promosyonları 8 ile 12 bin lira arasında yükseltildiği bir lütufmuş gibi müjdelendi! Bunların kurnazlığına şapka çıkartılır doğrusu! Kamu bankalarında maaş alan ne kadar emekli kaldı ki? Özel bankalarının sunduğu 15 bin liraya varan promosyon için maaşlar çoktan taşındı bile. 

Aslında tüm bu söz ve telkinlerin idareimaslahat olduğunu bilmeyen yokta, emekli kesim, yaşlı, bunamış, aklı-melikelerini kaybetmiş gibi görülmesini içine sindiremiyor, önüne gelecek sandığı dört gözle bekliyor! 

Emekliye geldiğinde para yok sabret deniyor ama hükümetin tüm imkânları seçim çalışmaları için seferber ediliyor! Ankara büyükşehir belediye başkanlığından ümidini kesen iktidar İstanbul seçimlerine odaklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere hükümetin 17 kabine üyesi neredeyse İstanbul’da karargâh kurdu Murat Kurum için oy istiyor. 

İmamoğlu görev süresi boyunca adaletli ve hakkaniyetli güzel işler yaptı, tüyü bitmedik yetim hakkını kimseye yetirtmedi, cemaat guruplarına aktarılan muslukları kesti iktidarın hedefi haline geldi! Sadece iktidar değil, iktidarın çeşmesine su taşımaktan ödeye geçmeyen oyu yüzde 2-3 bile olmayan, neredeyse tüm siyasi oluşumlar İmamoğlu’nun karşısına dikildi. Deyim yerindeyse Ekrem İmamoğlu İstanbul’da yedi düvele karşı tek başına yarışıyor!

İktidar erki her seçimde harcadığı eforu, kullandığı kamu gücünü emekli kesim başta olmak üzere halkın refah ve mutluluğu için harcamadı. Sadece iktidarlarını devam ettirebilmek için ellerinden geleni yaptılar, planı programı olmayan vaatler ile seçim ekonomileri gelir dağılımını bozdu. Yoksulu daha yoksul, zengini daha zengin yaptı.”Baş tacımız” dedikleri 15 milyon emekliye sefalet maaşı reva görüldü, sosyal yardımlara muhtaç edildi! 

Hakkaniyet ölçüleri kaçtı, eşitlik ilkesi buharlaştı, adilane gelir dağılımı yok oldu, adalet terazisi şaştı. Emekli kesimi açlık maaşı sınırı altında sefalete maaşına muhtaç edenler, KPS diye bir sistemle gençlerin hayallerini yok edenler için sandık tokat’ı yaklaştı!.. Emekliler yılı öyle mi?..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Altıntaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İnanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İnanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İnanış Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İnanış Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.