Mecburi tasarruf!..

Kötü yönetimin sonucu, bozulan ekonomik çarklar ve yüksek enflasyon toplumun yaşam kalitesini alabildiğince bozdu. Cumhuriyet tarihinde ilk kez gıda enflasyonu tavan yaptı, vatandaşın büyük bir bölümü pahalılık nedeniyle kurban kesemeyecek duruma düştü. Küçükbaş kurbanlık 18 bin lira sınırını geçti, büyükbaş kurbanlık hisseler 30 bin lirayı aştı. 2024 yılı dört aylık gıda enflasyonu yüzde 25’i geçti. Türkiye’nin yanlış politikalar sonucu 2021’den bu yana 100 liraya dolan bir gıda sepeti 2024’te 900 lirayı geçti. Dünya ülkeleri arasında sefalet endeksinde son sıralara geriledik, Türk lirası değersiz para birimleri arasında yer aldı. Ülkeyi 22 yıldan beri tek başına yöneten siyasal iktidar sonunda mutsuz ve yoksul bir toplum yarattı. Sadece ekonomik değil, insanca yaşam hakkı olan sağlıkta bile en kötü günler yaşanıyor. Hastanelerde muayene randevusuna ulaşılamıyor, parası olmayanın işi Allaha kaldı. Sağlık bakanlığı “randevuda onay” sistemini müjde diye duyururken, içi boş, vatandaşı oyalama taktiğinden başka bir şey olmadığı görüldü. Şans eseri randevu alabilenler gün içinde randevuya gelmezse 15 gün içinde bir daha randevu alamayacak. Sözde randevu aldıkları halde gelmeyenler yüzünden tıkanma yaşanıyor demeye getirildi. Şaka gibi doğrusu vatandaş zaten 2-3 ay sonrasına zor randevu alabilirken günah keçisi yine hasta, gariban vatandaş oldu.

Gelinen aşamada gidişatın hiçte iyi olmadığı ortaya çıktı, mecburi tasarrufun ilk ayağı gündeme geldi. Önce palyatif tedbir olarak “kamuda tasarruf” paketi hazırlandı, ilerleyen zaman içerisinde yeni tasarruf tedbirleri alınabileceği yetkili ağızlar tarafından duyuruldu. İller bankası yerel yönetimlere ödenecek belediye paylarını alacaklarına karşı tasarruf tedbirleri kapsamında ödememe durumu gündemde. AKP’li belediyelerce her seçim öncesi plansız, programsız, iller bankasına borçlanarak yapılan harcamalar görevi devralan CHP’li belediyeleri zora soktu. Sadece CHP’li belediyeler değil, görevi devam ettiren AKP’li belediyelerin de işi zor. Çalışanlara maaş ödemesinde sıkıntılar yaşanabilir, rutin belediye hizmetleri dışında mali denge kurulana kadar hizmetler yapılamayabilir.

Zonguldak merkez, Kozlu ve Kilimli belediyesinde maaş sorunu tedirginliği şimdiden başladı. Bu anlamda geçmişte ticari deneyimi olan, bu anlayış ile belediyenin öz gelirleriyle hizmete öncelik veren Çaycuma belediye başkan Kantarcı ticari geçmişinin de verdiği tecrübe ile belediye çalışmalarında iller bankasına borç etmemeye özen gösteren tek belediye.

Gittikçe derinleşen ekonomik krizden çıkmak öyle kolay değil. Orta da öyle az boz kriz yok, iliklere kadar işleyen derin bir krizden çıkmak öyle çokta kolay değil. Önce güven sorunu aşılacak, hukuk sistemi sorgulanmaktan çıkacak, sonrası mali yapı düzelmeye yüz tutarak sorunlar aşılma noktasına ancak gelinebilecek.

Ülkede adaletsiz ve hakkaniyet ölçülerini aşan bir gelir dağılımı olduğu süre tasarruf tedbirlerinin kalıcı olarak amacına ulaşması da beklenemez. Hazinenin kara deliği lüks ve şatafat sonlandırılmadan “Kamuda” tasarruf yaraya pansuman bile olmayacak. Çeşitli kurumlardan 5-6 yerden, hatta daha çok huzur hakkı ve yönetim kurulu maaşlarıyla aylıkları bir milyonu bulan çarpık ve adaletsiz bir gelir dağılımı ortadayken, “itibardan tasarruf olmaz” sözü mıh gibi yerinde dururken! Çok daha uzun yıllar ekonomik zorluklar çeker, tasarruf paketleriyle uğraşırız!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Altıntaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İnanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İnanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İnanış Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İnanış Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.