Yazı Detayı
10 Eylül 2019 - Salı 17:49 Bu yazı 1277 kez okundu
 
BİLGİ YOLCUSU
Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
inaniskemalsönmez
 
 

   Öğrenmek, bir “Haz” olarak algılanmalıdır. Öğrenme, kişiye zevk vermelidir. Yaşamak istemediğimiz bir olaydan kaçmak için değil, öğrenme ve bilgi sahibi olmak bizi mutlu edeceğinden öğrenmeliyiz. Kişi, zevk almadığı ve sevmediği hiçbir eylemi gerçekleştiremez. Öğrenmek bize zevk vermelidir.  Bilginin bize vereceği zevk ve haz duygusuna odaklanmalıyız. İnsan davranışlarını haz ve zevk almak yönlendirir. Zoraki bir öğrenme değil, zevk alarak öğrenmeyi gerçekleştirmeliyiz. Maddi çıkar veya hayalimizdeki bir meslek için öğrenme bizi sınırlamaktadır. Öğrenmeden zevk alırsak ve severek öğrenirsek zaten maddi imkânlarda gelecektir.

   Öğrenmede bilgi yeterliliği diye bir şey söz konusu değildir. Zihnimizi belli bir hedefle sınırlamamamız gerekmektedir. Sonsuzluğa doğru bilgi yolculuğu yapmamız gerekmektedir. Bilgi sınırlamasından kaçınmalıyız. Her türlü bilgiyi merak etmeli ve değişik alanlarla ilgili kitaplar okumalıyız. Sadece okumayı mesleki alanla sınırlamamalıyız. Öğrenmede yeterlilik duygusu hissetmemeliyiz. İnsan aklı, sürekli olarak bilinmeyene yolculuk yapmaktadır. Sürekli olarak daha fazla öğrenmeyi gerçekleştirmek için araştırıcı ve okuyucu olmalıyız. Bir konu ile ilgili bilgileri yeterli görmeyerek, o konunun ayrıntılı olarak araştırmasını yapmalıyız. Zihnimizi sınırlandırırsak gelişemeyiz. Yaşam boyu sürekli öğrenmeyi kendimize prensip edinmemiz gerekmektedir.

   Kitaplarla sevgi dili aramızda oluşturmalıyız. Kitapları sevmezsek onlardan uzak yaşarız. Kitapların geleceğimiz olduğunu aklımızdan çıkartmamalıyız. Kitaplarla aramızda bir konuşma dili ve sevgi dili kurmamız gerekir. Kitaplar bizim gönül ve akıl dostlarımızdır. Ve okuduğumuz kitaplardaki önemli yerleri, cümleleri bilgisayarımızda bir dosyaya kaydetmeliyiz. Böylece muazzam bir dokümana sahip olacağız.

   Özgürleşmek, kişinin kendi zaaflarını tespit etmektir. Zaaflarımızı tespit ederek bu zaaflarımıza yönelik tedbirler uygularsak, bu bizi özgürleştirir. Bilgi yolculuğunda kendimizden özgürleşmeliyiz. Kendimizi geliştirmeye ve başarılı olmaya odaklanırsak zaaflarımızı da tespit ederiz. Gerçeklerden kaçmamamız gerekir. Sanal mutluluk oyunları oynamamalıyız. Kendimizi olmadığınız bir şeye ikna ederek, mutluluk pozları vermememiz gerekmektedir.  Bilgi yolculuğunda, kendi eksiklik ve zaaflarımızı görerek daha başarılı olmanın yolunu seçmeliyiz. Bunun en önemli yolu, kendimizi yeterli görme hissini kontrol altına almak. Kendimizi devamlı geliştirmeye yönelik programlamamız gerekmektedir

   İnsanlar iki tiptir. Dışsal ve içsel. Dışsal insanlar, davranışlarına başka insanların telkin ve nasihatleri ile yön verirler. İçsel insanlar ise davranışlarına kendi iç dünyasının karar mekanizmaları ile yön verirler. Yani içsel insan, bir davranış gerçekleştireceği zaman, önce bu davranışın gerekliliğine kendisini ikna etmelidir. Siz, davranışlarınızı içselleştirin. Size, kim nasihat ve telkinde bulunursa bulunsun bu davranışı yapmadan önce kendi iç dünyanızda kendinizi ikna edin. Aksi takdirde dış dünyanın etkisi ile yaptığınız davranışlarda insanlar sizi yanlış yönlendirebilir. Ayrıca hayatta her zaman bir yönlendirici bulamayabilirsiniz. Siz, kendi karar verme yetilerinizi geliştirin. Örneğin neden öğrenmemiz, okumamız gerektiğine kendinizi ikna edin ve erişebilir hazlar seçin. Örneğin tanınmış ve ülke çapında bir bilim adamı olma isteği gibi. Bundan sonra yapmanız gereken tek şey, hayallerinizin önündeki engelleri kaldırmak olacaktır. Yalnız dikkat edin! Hayallerinizi sınırlamayın. Unutmamanız gereken önemli nokta, sizin de inanamayacağınız başarılara imza atacağınız seviyelere çıkabileceğinizdir.

   İnsan içinde sırlar barındıran varlıktır. İnsan topraktan yaratılmıştır. Topraktaki bitki gibi kendisini sürekli bilgi yağmuru ile sularsa içindeki toprağın gizlediği sırrı ortaya çıkartacaktır. Şu gerçek unutulmaması gerekir ki, bilgi sürekli bilgi doğurur. Bilgi üreyen bir yapıya sahiptir. Öğrenilen bilgilerden yeni bilgiler türetilir. Bilgi, sürekli değişim halindedir. Sürekli yenilik halindedir. Ve insanlar sürekli olarak düşünmektedir. Ancak ilk önce düşünülenleri bilmek gerekmektedir. Düşünülenleri öğrendikten sonra, düşünülmeyenleri düşünmek gerekir. Bilim bu şekilde gelişmedi mi? Sürekli bilginin üzerine bilgi yükleyerek. Hz Peygamberin dediği gibi “ İki günü eşit olan zarardadır” Hz Peygamber bu beyanı ile sürekli bilgi yolculuğuna işaret etmektedir. Yenilik, bilgi üretimidir. Japonların “Kaizen” kelimesi sürekli yeniliği işaret etmiyor mu?

   Başarılı günler dilerim….. 

 
 
Etiketler: BİLGİ, YOLCUSU,
Yorumlar
Haber Yazılımı