Yazı Detayı
09 Kasım 2018 - Cuma 17:39 Bu yazı 613 kez okundu
 
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

En güzelini merhum Nasrettin Hoca özetlemişti. Hani meraklı bir çoban hocaya sormuş, “Hocam şu gökteki ay her ay yenileniyor, peki eski ayı ne yapıyorlar?” diye…

Çoban haklı tabii.

Gecemizi aydınlatan ay, her ay bir hilal olarak doğuyordu. Hem de belli belirsiz bir hilal olarak. Sonra dolunaya dönüşüyor ve bu dönüşümü de 15 günde tamamlıyordu. Ve derken bu defa tersine erimeye başlıyor ve yine bir hilal şekline bürünerek, silinip gidiyor.

Ama biz karanlıkta kalmıyorduk, gözlerimizi kapatıp, başımıza yorganı çekmediysek!

Çünkü her zaman yeni bir dönem başlıyordu…

Ve derken yeni ay gökte arz-ı endam ediyor. Devran böyle sürüp gidiyor. Peki eski ayı ne yaparlar?

Merhum Hoca’nın cevap, bugün bile birçok sıkıntıyı anlatacak türdendir; kırpıp kırpıp yıldız yaparlar.

Aslında hocanın benzetmesi bir işe yarardan yeni işe yararların doğmasıdır ama bugün anlaşılanı o değil.

Özellikle eski şöhretler için bu örnek sıkça verilir.

Mesela, eski starları kırpıp kırpıp dizi oyuncusu yaparlar.

Eski yazarları yorumcu yaparlar.

Eski futbolcuları kırpıp kırpıp spor programlarına yorumcu yaparlar.

Eski televizyon programcılarını kırpıp kırpıp “Güzel konuşma üstadı” yaparlar.

Ya da eski şöhretleri kırpıp kırpıp ufak tefek reklamlarda oynatırlar.

Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür ve bu devran kaçınılmaz şekilde sürüp gider.

Ama bu örneklerin çoğunda “övme” değil, “yerme” amacı güdülür.

Bir zamanlar çok ünlü olan, hayranlarının başını döndüren birçok meşhur ismin unutulduğunu, kendi haline bırakıldığını ve çoğunun sersefil bir hayat sürdüğünü öğrenmek her zaman mümkün olmaz.

Belki de bu insanlar ürettikçe vardır, ürettikçe bilinir, ürettikçe tanınır diye özetleyebiliriz. Belki de üretmesine izin verilmediği için kabına sığmayıp taşanlar da vardır.

Ne olursa olsun, yeni bir jenerasyon geldiğinde eskilerin kıymet-i harbiyesi kalmaz ve yavaş yavaş yeni nesil sahnedeki yerini alır, eski nesil ise mezara doğru yol alırken, sahneden de yavaş yavaş çekilmeye başlar. Bu çekilme bazen çok hızlı, bazen de çok yavaş olur ama sahneden inme, “ölmek” manasına gelmeyeceği için, hayat bir şekilde devam eder, ama zorlukla ama kolaylıkla ama acıyla ama sevinçle…

Ama bunu kabullenmek çok da kolay değil, hiç de kolay değil.

Eski şaşalı dönemler özlenir, ünlü olmanın hazzına her daim varma arzulanır. Halen aranan, sorulan, sevilen, merak edilen olmak ister. Elbette herkes şöhreti istemez ama hiç kimse de bir köşeye atılmak istemez, işe yaramaz kalmayı dileyen olmaz. Belki de beş parasız, avare bir şekilde, hiçbir sosyal hakkı olmadan sokaklarda kalmayı da dilemez.

Her sanatçı kendince ünlüdür, kendince başarılıdır, kendince olmazsa olmazdır ama ne kadar önemli olursa olsun, bir süre sonra “gündem” onunla belirlenmeyecek, belirlenen gündemin hiçbir yerinde de o olmayacaktır.

Çok az insana nasip olan ebedilik, yazdığı eser veya yaptığı başarıların yüzyıllar sonra anlaşılması nedeniyledir. Ne yazık ki bugün dilimizden düşürmediğimiz birçok güzel söz, elimizden düşürmediğimiz birçok kitap ve eserlerini dinlediğimiz veya izlediğimiz birçok sanatçı, yaşadığı dönem boyunca sefalet içinde yaşamıştır.

 Belki gerçekten de sanat karın doyurmuyordur; ya öldükten sonra ya ölmeden önce öldürüyordur!

***

Örnek çok var ama bir örnek var ki, bana 2 pötibör bisküviyle geldi.

Beyoğlu Belediyesinin Taksim’de düzenlediği el işi festivalini eşimle birlikte geziyorduk. Girişte bulunan bir kafeye oturduk. İki çay aldım, bir bana, biri yoldaşıma. Kafenin hemen yanında sahafları görünce, bir okuma meraklısı olarak dayanamadım ve elimde çayla stantları gezmeye başladım.

Üçüncü sahafın ön tarafında bir tezgâh vardı ama öyle albenili bir tezgâh değildi. Küçük sehpa türü bir masa, masanın üstünde İstanbul manzaralı not defteri, kalemlik, çay altlığı gibi ufak tefek şeyler vardı. Satıcı veya tezgâhın sahibi bunları 5 liraya, 10 liraya satıyordu.  Alınan ürünün üstüne imzasını da atıyordu. İşte bu tezgâhın önünde bembeyaz saçlarıyla, 74 yaşından daha genç gösteren zıpzıp bir ihtiyar delikanlı vardı. Tabii bütün bunlar dikkatimi önceden çekmedi. Ben meraklı gözlerle kitaplara bakıp, çayımı da gayriihtiyari yudumlarken, gözümün önüne iki pötibör bisküvi uzandı. Çayla iyi giderdi, aldım. Meğer içi geçen tezgâhın başındaki kişi, masanın altında sakladığı zuladan bisküvi yiyecekmiş, benim elimde çayı görünce “iyi gider” diyerek, bana da uzattı.

Bu ihtiyar delikanlıyı bir yerden tanıyordum elbet ama nerden, nereden…

Sonra tezgâha dikkatli baktım, eski filmlerde yer alan kendi görüntülerinin olduğu onlarca resim vardı. Bazen Battal Gazi’nin yanındaki cengâver, bazen bir komedi filmindeki yerinde duramaz karakter.

Necdet Kökeş’di bu kişi…

1944 yılında Adana da doğmuş, 1970 yılında Bütün Aşklar Tatlı Başlar filmiyle oyunculuğa adım atmıştı. Cüneyt Arkın’ın başrolünü oynadığı Battal Gazi serilerinde Zıpzıp karakteriyle tanınmıştı. Bugüne kadar 90 filmde oyuncu, 10 filmde yapım amiri, 5 filmde de ışık asistanı olarak görev yapmıştı. Yani az kazansa da, bir zamanlar ünlü bir isimdi. Sinema Oyuncuları Derneğinde başkanlık yapan Tanju Gürsu’nun girişimiyle, 1995 yılında 39 sinema oyuncusuyla birlikte emekli olmuştu. Gürsu’nun halen dua edenleri vardı, bunlardan birisi de Necdet Kökeş’di.

Kendisine stant açma izni vererek, hem eski günleri yad etme, hem de harçlığını çıkartmasına vesile olan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a da minnettardı…

Tanıştık…

Benim söyleyecek çok şeyim yoktu, yazıyordum işte…

Ondan söz ettik, Yeşilçam’ı, beyazperdeyi, sinemayı, filmleri, oyunculuğu, eski şaşalı günleri, bugünü, yanlışları, doğruları ve 74 yaşında halen süren o günlerin özlemini…

Nasrettin Hoca’nın çobanla ay sohbeti aklıma geldi…

Sanatın, sanatçının, yazarın, çizerin kıymetini bilmeyen bir toplumda, kendi döneminde meşhur olanların, yavaş yavaş yıldıza dönüşünü ve sonra da silinip gidişini, hep bir ibret olarak izleriz ama ibret almadan…

Bir zamanların zıpzıp Necdet’i, bugün birkaç kişi olsa da, eski günleri ansak, filmlerde nasıl oynadığımızı anlatsak, Ayhan Işık’tan bahsetsek, Cüneyt Arkın’ı konuşsak, Türkan Şoray veya Fatma Girik’ten söz etsek…

Mesele belki de sadece soğuk duvara bakmak yerine, kendisini heyecanla dinleyen meraklı gözlerle hemhal olmaktır.

Belki de beklenen sadece bir vefaydı, şu hep unutulanından…

Kim ister ki, bir köşeye atılmayı…

 
Etiketler: Bir, zıpzıp;, Necdet, Kökeş,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
394 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
779 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
550 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
447 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
273 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
428 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
726 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
850 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
596 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
383 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2383 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
707 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
909 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
645 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
554 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
601 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
434 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
467 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
375 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
808 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1261 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
847 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4750 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2003 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
882 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
675 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1859 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
795 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1747 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1482 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1848 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
960 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
959 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2843 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1069 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
984 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1741 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
834 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1070 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
831 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1253 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
911 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
846 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
872 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
977 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
878 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1022 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
843 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
787 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1018 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1008 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
832 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
867 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
944 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4541 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1173 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1171 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1415 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1115 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1136 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1275 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1234 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1108 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1044 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1401 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1035 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1191 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1292 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1285 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1765 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1162 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1251 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1238 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
944 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1107 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1119 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1462 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1079 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1253 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1092 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1132 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1138 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1159 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1173 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1242 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1195 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1053 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1087 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1365 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1092 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1134 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1293 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1187 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1136 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
961 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1122 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1328 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1170 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1143 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1128 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1418 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1072 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1248 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1498 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1383 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1134 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1297 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1214 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1158 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1257 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1217 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1064 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1178 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1274 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1087 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
886 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1250 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1095 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1112 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1054 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1075 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1209 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1134 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1002 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1089 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1012 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1201 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1229 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1189 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1277 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1213 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1389 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1150 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1146 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1292 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1251 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1483 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1166 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1018 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1193 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1299 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1145 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1211 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1383 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1231 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1395 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1245 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1140 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1152 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1151 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1149 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1327 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1267 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1209 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1366 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1233 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1309 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1460 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1212 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1269 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1215 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1473 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1362 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1215 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1379 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1206 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1362 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1406 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1254 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1453 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1287 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1314 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1285 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1266 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1300 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1229 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1372 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1363 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1484 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1254 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1413 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1381 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1454 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1129 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1215 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1454 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1269 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1317 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1419 Okunma.
Haber Yazılımı