0
Yazı Detayı
09 Ocak 2019 - Çarşamba 19:10 Bu yazı 852 kez okundu
 
BU HATUNLAR AKILLARA ZARAR!
Gül GÜROĞLU
 
 

Neden böyle bir başlık attığımı yazımı okuyunca daha iyi anlayacaksınız.  Hepimiz biliyoruz ki, dinimiz mükemmel bir din, içinde zorlama ve baskı bulundurmayan, emir ve yasakları gayet açık bir şekilde dile getirmiş.
Anlaması ve algılaması kolay eşsiz bir din. Yüce Mevla’nın da açıkça belirttiği gibi ilk emri “OKU”….
Kutsal kitabımız bize ilimden bilimden bahseder, mantığımıza ters gelen ahlakımıza ters düşen hiçbir şeyi yapmamamız gerektiğini, yalan söylemenin, gıybet etmenin, insanları aşağılamanın, insanları hakir görmenin ne kadar kötü olduğunu açıkça anlatmıştır.  
Ama tabi bizim bunu anlamamız için önce Türkçe okumamız gerekir ki buda ayrı bir tartışma konusu buraya hiç girmiyorum.Tüm bunları naçizane kendince bilen bir insan olarak sizinle bir konuyu paylaşmak istiyorum. İlk emri oku olan kutsal bir kitabı içinde ne yazdığını bilmeden kendilerince bir şiir dinletisi moduna bürünerek dinleyen insan topluluğu…
Yaşayarak gözlemlediklerimi okuduktan sonra sizde bana hak verirsiniz diye düşünmeden edemiyorum. Herkesin benimle aynı fikirde olmasını da beklemiyorum.
Hepimizin hayatında bir Kur’an dinletisine katıldığı anlar olmuştur. Kah ölmüşlerimiz için, kah yeni bir mal mülk edinildiği zaman vs.. Ben de bir gün böyle bir Kur’an gününe denk geldim.                                 
Güzel yurdumun insanı, yaşı kemale ermiş birkaç teyzenin bir araya gelerek özünde "Ölmüşlerin ruhuna gitsin” anlamı taşıyan sonrasında amacını aşan bir topluluk içinde buldum kendimi.
Bizim dinimiz zaten mükemmel bir din, kutsal kitabımız bizim yol göstericimiz, bu da tamam.Tamam olmayan insanı dinletiden eden hal ve hareketler.
Efendim gelelim o güne..
Ev halkı hazırlıklarını yapmış, evini temizlemiş, vitrinden hep misafirleri için sakladığı tabaklarını çıkarmış, misafirlerini beklerken kapı çalmaya başlar.
-"Aaa hoş geldiniz canım", ”hoşbulduk”
-"Şöyle buyurun", “ay ben şöyle geçeyim”
Şöyle geçeğimin ardından göz ucuyla mutfak bir süzülür. İkinci bakış salona olur "acaba Aynur abla geldi mi ki sinir oluyorum o kadına sevimsiz” ve üçüncü bakış yaz ise cam kenarında oturmak kış ise kalorifer dibi.
Herkes tek tek gelip yerini aldıktan sonra hoca hanımın susalım dercesine kaş göz işaretleri ile okuma başlar. 

Okuma esnasında kadınların birbirine, mutfağa kaçamak bakışlarını ve bu bakışların altındaki anlamı sessizce fısıldanışlarını yakalarım.
“Bitmesine daha çok var mı?”
“Acaba pilav üzeri et mi var yoksa tavuk mu tatlı da kesin tulumbadır”( en uygun tatlı tulumbadır ki bu çok doğal ekonominin durumu malum)
Mideye çbilinçsizce yapılan bir el hareketiyle  "Ayy benim mideme dokunur, pilav kilo yapar "şeklinde bakışlar dolaşırken milleti gözlemlemekten dinleyemediğim Kur’an ziyafetinin sonuna gelinir.
Tabi bu arada okuma esnasında herkesin yüzüne bir nur, bir aklanma oluşmuşçasına bir masumiyet çöker. Kur’an biter o nur nasıl olduysa sihirli değnek değmişçesine birden kalkar, o huşû sonlanır.
Eee tabi gıybet saati ve yerle bir etme zamanı artık başlamıştır. Eteklerdeki taşlar dökülmeye birbirini lafla yerin dibine gömme çabaları seyirlik durumdadır.

 - "Ayyy sen ne kadar kilo aldın kız, saldın iyice kendini” (Cevap gecikmez)     
- "Yok kız enine çizgili giydim ondan fesat mı ne bu”

-"Ay ev ne soğuk, kombi yanmıyor mu” (cevap gecikmez)       
-"Faturaya ortaksan açayım" hahahahha

  -"Senin yüzün neden şiş Fatma, kurbağa gibi olmuşsun" cevap gelir hemen
-" Haaa botox yaptırdım" artık moda bu" hahahah

 -"Bu yaşta ne demezler ayol" (cevap gelir)              
-“Ne varmış yaşımda sen aynaya bakmıyorsun sanırım"
VE İŞTE FİNAL:

Yanında bir büyük valizle eve Kur’an’a değil yatıya geldiğini düşündüğünüz kadından bir ses yükselir.
- "Bakın kızlar yeni ürünlerim var bakmak ister misiniz "diyerek kadınların Kur’an sürmek için kullandıkları masaya x marka bir firmanın kozmetik malzemelerini seriverir.
Al sana sıcak satış smileybuyrun bakalım.

Kremler, göz kalemleri, farlar, allıklar...
Başına toplanan kadınlar:))
-“Al kız al Neriman yabancı mı sonra verirsin” şeklinde konuşmalar. Bakın işte nasıl başladı gün ve nasıl sonlanıyor.
Peki oldu mu bu şimdi sevap mı işlediniz, yoksa amaç o gün öğlen yemeğini nasıl beleşe getiririz bunun hesabını mı yaptınız?
Nereye gitti yaptığınız ibadet? Nereye gitti okunan Kur’an? Amacına ulaştı mı?     
Konuyu bağlamak gerekirse: 
Kur’an-ı Kerim’in ilk emri OKU ve içinde bahsedilen konular Allah’ın emir ve yasakları. Kendimize ders çıkartmak. Çıkarmanın yanı sıra uygulamak. Ve bunları tatlı tatlı tartışmak.
ALLAH AŞKINA SÖYLEYİN BANA BU İNSANLAR ŞİMDİ NE YAPTI NEYİ BAŞARDI. NE DİYELİM ARTIK NEYE NİYET NEYE KISMET.
HOŞ KALIN HOŞÇA KALIN                                                                                   

 

 
Etiketler: BU, HATUNLAR, AKILLARA, ZARAR!,
Yorumlar
Haber Yazılımı