Ayberk AYGÜN HAYALDEN HEDEFE…
Yazı Detayı
16 Mart 2021 - Salı 00:00 Bu yazı 1230 kez okundu
 
HAYALDEN HEDEFE…
Ayberk AYGÜN
inanisgazetesi@gmail.com
 
 
Plan mı yapıyoruz yoksa sadece hayal mi kuruyoruz? 
Seanslarımda gördüğüm ve ayrıca gözlemlediğim şey şu ki; çoğumuz sadece hayallerimizin gerçekleşmesini bekliyoruz. Sadece bekliyoruz…
Evet, hayal olmadan hedef de olmaz buna kesinlikle katılıyorum. Bununla birlikte çoğumuz hedef nasıl konulur, hedeflerimize nasıl ulaşılır, doğru plan yapma stratejisi nedir? Konuya ya çok hâkim değiliz ya da göz ardı ediyoruz. 
Sadece hayal kurmak, beklentiye girmek, doğru bir planlama olmadığı sürece, gerçekleşmesi tesadüflere bağlı olan bir şeydir. Süreci doğru planlayamadığımız sürece yakın olduğumuz taraf hayallerimizden çok hayal kırıklıklarımız oluyor maalesef. Ve hayal kırıklıklarımız ne kadar artarsa özgüvenimiz de yaşam enerjimiz de o kadar düşüyor. Bu durum ileriki safhalarda plan yapmaktan dahi korkmaya, karamsarlığa, umutsuzluğa varabiliyor. İşte karşınızda, sürece yanlış başlamanın zincirleme etkileri. 
Gelin bugün sizlerle hayallerimize nasıl ulaşabiliriz. Bunun üstüne konuşalım. Dostlar ben hayatın sırrını çözmüş biri değilim. Sadece gerçekçi olmaktan yanayım. 
Hayallerimize kavuşabilmemiz için gerekli olan ilk şey motivasyondur. Yeterli motivasyonumuz olmadan çıktığımız her yolu yarım bırakacağımız neredeyse kesin. Çünkü beyin ihtiyaç duymadığı ya da ulaştığında alacağı haz ulaşırken ödeyeceği bedelden az olan hiçbir şeye ulaşmak istemez. Çünkü beynimiz bu konuda basit düşünen bir esnaf gibidir ve sürekli kar zarar hesabı yapar. Çoğu ünlü ve özellikle pahalı marka satış yöntemlerini beynin bu stratejisinden yola çıkarak geliştirdiğini söyleyebiliriz. Gömlek ya da elbise en nihayetinde, markasından bağımsız olarak bir giysidir ve amacı da giyilmektir diyebiliriz. Siz hiç çok pahalı “Markaların” satış temsilcilerinin: “Pazardan aldığınla bunun arasındaki fark kumaşı, ipliği, tarzı evet ama çok fazla kar farkıyla satılıyor. Değmez.” Dediğini duydunuz mu? Onun yerine stratejileri ne, beynimizin algılarıyla nasıl oynuyorlar: “Biz kıyafet değil prestij satıyoruz.” , “Ünlüler bizim markamızı tercih ediyor.” , “ Siz özelsiniz ve en iyisine layıksınız.” … Vs. vs.  Yani ihtiyaç oluşturuyorlar. Algılarımızla oynuyorlar ve ödenen bedel aldığımız hazdan düşük oluyor bir anda. Bu örneği vermemin asıl amacı; eğer başkaları bizlerin algılarıyla oynayabiliyorsa, bunu biz kendimize de yapabiliriz.   
Eğer bir hayalimiz varsa hele ki; daha önce birisi ona veya daha zoruna ulaşmışsa eğer, kesinlikle siz de ulaşabilirsiniz. Zengin olmak mı? Kesinlikle… Ünlü olmak? Neden olmasın… Dünya vücut geliştirme şampiyonluğuna ne dersiniz peki… Ya da büyük bir şirketin sahibi olmak? Bunların hepsi ve örneklendirmediğim pek çok şey mümkün…
Peki, hayallerimize giden yolu nasıl inşa edeceğiz? 
Öncelikle kendimizi ne kadar tanıdığımızdan başlamalıyız tabi ki. Çünkü hayalleri hedefe dönüştürmek için “Bunu neden yapmalıyım?” sorusunun gayet ikna edici bir cevabı olmalı bizler için…
“Zengin olmalıyım” diye düşündüğümüzde beynimiz bize hemen şunu sorar aslında “Neden… Zengin olup ne yapacaksın?" beyin bize bunu derken aslında zengin olmak için ödemesi gereken bedellerin de farkındadır. Bizler ise bunlara ancak süreci tasarlarken – eylem planını oluştururken bilinç seviyesinde fark ederiz. 
Diğer bir koşul ise hayalin ya da hedefin muğlak olamayacağı. “Zengin olmalıyım.” Muğlak bir kalıptır. Bu şuna benziyor. 30 km gitmeliyim. Ama nereye? Neden? Nasıl? Ne kadar süre içinde? Ya da ne zaman? Hayali hedefe dönüştürme aşamasında “Zengin olmalıyım.” ifadesi “ 100 milyon TL’ye sahip olmalıyım.” ile yer değiştirdikten sonra eylem adımlarını yavaş yavaş görmeye başlarız. 
Bundan sonra plan aşaması gelir. Kendimizi yeterince tanıyoruz. Hayalimiz hedefe net bir şekilde dönüştüyse artık sırada “Peki nasıl?” sorusu vardır. Bu sorunun cevabı artık tamamen eylem adımlarına yönelik olacağından (Birikim yapabilirim, birikimlerimle yatırım yapabilirim, gelir giderimi iyi takip etmeliyim, ayrıca şunu da yapabilirim… vs. vs. vs.) yol haritamız şekillenmeye başlar. 
Yol haritamız şekillendikten sonra bir de bakmak lazım bu plan ne kadar gerçekçi, ne kadar bana uygun, hangi aşamalarda sorun yaşayabilirim, nereleri değiştirmem lazım diye. Belki de tüm bunları yaptıktan sonra hedefimizin gerçekçi olmadığına karar verip ya daha gerçekçi bir hedef koyacağız kendimize ya da vazgeçeceğiz.
Plan gerçekçi geldiğinde ise artık geriye sadece planı gerçekleştirmek kalır. Bu noktadan sonrası artık hedefe yönelik davranışlardır. (Daha fazla çalışabilmek, daha özverili olmak yani mutlu bir şekilde konfor alanımızı terk edebilmek… Vs. vs. vs.). Yani motivasyon. Genellikle böyle süreçler bizleri yıpratır ama hayalimiz hedefe dönüşmüş bir şekilde gelecekte orada öylece durur ve bizi bekler. Ve biz her adımımızda biraz daha yaklaştığımızı hissederiz. 
Her ne olursa olsun sevgili dostlar, hayallerimize bu şekilde bakmak bize kendimizi çok daha iyi tanıtacaktır. 
Şunu tekrar hatırlatmakta fayda var: hedefe ulaşırken harcayacaklarımız kazanacaklarımızdan fazlaysa biz o hedef için enerji harcamayız. Daha doğrusu harcamamalıyız.
 
Etiketler: HAYALDEN, HEDEFE…,
Yorumlar
Haber Yazılımı