Yusuf İkram TUNA HAYAT YAPTIKLARIMIZ KADARDIR
Yazı Detayı
16 Haziran 2020 - Salı 00:00 Bu yazı 2372 kez okundu
 
HAYAT YAPTIKLARIMIZ KADARDIR
Yusuf İkram TUNA
y.ikramtuna@gmail.com
 
 

Merhaba;

Hayatımızdan bahsettik, yaşamaktan. Peki yaşarken yaptıklarımız ne durumda?

Bizim toplumun harika bahane üretme makinası var. Makine derken abartmıyorum gerçekten bir makinamız var ve harika bahaneler üretebiliyor.

Mutfaktan su almaya üşenmek için bile bahanemiz var.

Ailemizle vakit geçirmemek için bahanemiz var.

İşe geç kalmak için bahanemiz var.

Yönetici seçerken bahanemiz var.

Çalışmamak için bile bahanemiz var.

Oysa hayat maraton ve bizler de koşmak zorundayız. Yarınlarını düşündüklerimizin yarınlarını hazırlamak çabasında olmamız gerek. Yanlış anlamayın sakın bu söylediğimin para ile hiçbir ilgisi yok.

Yarınlarını düşündükleriniz varsa önce güvenliklerini sağlamalısınız. Sonra özgürlüklerini sağlamalısınız. Bu ikisi bir arada ise insanların mutlu olmamak için herhangi bir nedeni yok demektir.

Bu ara güzel Türkçemizin en çok duyulan kelimesi SOSYAL değil mi? Sosyal medya ve sosyal mesafe, ne kadar çok duyar olduk.

Aslında daha çok duymamız gereken bir terim daha var içinde SOSYAL barındıran. SOSYAL DEVLET.

Peki nedir bu SOSYAL DEVLET ?

Sözlük tanımı: ekonomik ve toplumsal yönden yurttaşlarının tümüyle ilgilenen, onların yaşam düzeyi, sosyal güvenliği vb. konularında gereken önlemi alan devlet.

Ne kadar güzel anlamı var değil mi. Yurttaşların tümüyle ilgilenen, sosyal güvenliği ile ilgilenen diyor. Bakın bu tanımın kaynağı her şeyi sorduğumuz Google. Yazın Sosyal devlet nedir? Aynı tanıma oradan ulaşabilirsiniz.

Bizim yönetici seçerken bir sürü bahanemiz var fakat yöneticileri sorgulamaya gelince güvenimiz yok.

Bir ablam var geçen yazımı okudu, kendisi hem iyi bir okuyucu, hem de kaliteli bir gazeteci. Bunu ona ileterek kendisinden güzel yorumlar almamın benim için önemli olduğundan bahsettim ve bana dedi ki “bide yazabilsem” . Aslında yazmak istese çok güzel yazılar yazabilir. Fakat harika bir bahanesi vardı ve ardından ekledi “ gözlüğüm yok ya” . İnanabiliyor musunuz gözlüğü olmadığı için yazmadığını belirtti. Bence harika bir bahane…

Haklı olduğumuzda da bahanemiz hazır, haksız olduğumuzda.

Ortaokuldayım bir İngilizce öğretmenim var ama keşke olmasa diye dua ediyorum. Adam çok bilinmeyenli denklem gibi, ne yapacağı da belli değil ne diyeceği de. Ceza olarak verdiği ödev de İngilizce bir cümleyi 1000 defa el yazısı ile yazmak. Bu ceza bana da geldi ve ben cümleyi yazmadan geldim derse. Soru basit “ ödevi neden yapmadın?” Bahane ise “sular yoktu öğretmenim”. Dedim ya “Biz harika bahaneler üretebilen bir milletiz”. Aslında söylemek istediğim elektrikler yoktu olacaktı, fakat yalan söylemenin heyecanı ile sular demiştim. Sonrası kahkaha tufanı ve “Armut” denilerek rencide edilen ben ile dersin sona ermesi. Benim bahanem vardı ama öğretmene bu şekilde davranmasının, bir öğrencinin sınıf ortasında aşağılanmasını soracak güvenim yoktu.

“GEÇİÇİ GÜVENLİK İÇİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ FEDA EDENLER NE ÖZGÜRLÜĞÜ HAK EDER, NE DE GÜVENLİĞİ” BENJAMİN FRANLİN.

Ben burada geçici güvenlik için özgürlüğümden vazgeçmiştim ve bundan sonra da özgürlüğümü hak edemeyecektim. Çünkü sosyal bir toplumun parçası olamamış ve hakkımı sorgulayamamıştım.

Çalışmamak için bahaneler üreten bir toplumuz dedim yazımın başında. Evet gerçekten öyleyiz.

Bir şirkette Batı Karadeniz Bölge Müdürlüğü yaptığım dönemde ofis personeli ihtiyacımız oluştu ve araştırdık bir bayan arkadaşı işe aldık. İçerde iki bayan arkadaş ile çalışıyoruz ve Ramazan bayramı arifesi geldi. İş yerinden personele bayram primi için talepte bulundum ve onaylandı. Ofisimiz binanın ikinci katında ve bayram temizliği yapılacak. Üç kişiyiz ve üç adet cam bulunmakta. Arkadaşlar siz camları içerden silin dış kısmını da ben temizlerim dedim. Ofisin dışında bir bayanın cam silerken gözükmesini istemediğim için böyle bir teklifte bulundum. Suratlar düştü ama iş yapıldı. Prim ödemelerinden önce sordum? “neden yüzünüz asıldı”. Bir tanesi dedi ki “ ben evde bile cam silmiyorum. Annem evime gelip camlarımı siliyor, bana kıyamadığı için” Harika bir bahane.

Yemin ediyorum kırk yıl otursam düşünsem aklıma gelmez. Çünkü annem camları bana sildirebilir. Ya da “DÖVLÖT BİZE BAHSIN” diyebilirim.

Bahane üretmekte üzerimize yok. Bahaneler üretmekten vaz geçip bu Ülke için çabalamaya başladığımızda, fikir ve düşüncelere sabit bakmayarak bahane üretmeden araştırmaya başladığımızda, geçici güvenlik için özgürlüğümüzü feda etmediğimiz de harika bir sosyal devlet olabiliriz.

Hayat sorgulamaktır, nefes almaktadır, çabalamaktır, yetiştirmektir, yetişmektir.

Hayat Yaptıklarımız kadardır.

Bahanelerin arkasına sığınmadan yaptıklarımız hayatın anlamını taşımaktadır.

Sevgi, Saygı, Sağlık dileklerimle. Hoşçakalın.

 
Etiketler: HAYAT, YAPTIKLARIMIZ, KADARDIR,
Yorumlar
Haber Yazılımı