0
Yazı Detayı
13 Mart 2019 - Çarşamba 17:17 Bu yazı 320 kez okundu
 
HOŞÇAKAL ÇOCUKLUĞUM!...
Neslihan YÜKSEL
 
 

Çok küser misiniz? Hem de bir çocuk gibi. Vara, yoğa, olana, olmayana. Sallar mısınız dudaklarınızı hemen? Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi, düşer mi yüzünüz? Parça parça olur mu kalbiniz? Çıkar mısınız oyundan? “Olur mu hiç?” dediğinizi duyar gibiyim.

“Ben oynanıyorum!” deme şansımız yok artık değil mi? Ne güzeldi çocukken, “Ben oynamıyorum.” der, çıkardık oyundan. Sonra öfkemiz yatışır, sığışırdık hemen bir köşeden içeri oyuna. Devam ederdik, kaldığımız yerden. Sanki; hiçbir şey olmamış gibi. Az önce salya sümük ağlayan, değilmişiz gibi...

Sanırım; egomuz tam gelişmemiş o zamanlarda. En azından henüz tavan yapmamış. Ya da sevdiklerimiz o şişkin egomuzdan çok daha değerli imiş. Bizden küçükleri kollayıp bizi yenmelerine izin verecek kadar mütevaziymişiz. Ve boyumuzdan büyük, yüce bir ruha sahipmişiz. O kısa, çelimsiz bedenimizin altında aslında ne kadar büyükmüşüz. 

Acelemiz ne imiş? Neden büyümek için bu kadar acele etmişiz. Önce “Çok ayıp!” demişler hareketlerimize. Bize doğru sallanan bir parmakla birlikte. Sonra “Sen artık büyüdün!” demişler. Duruma göre bazen küçüksün, bazen büyüdün sözleri arasında bocalamış hep çocukluğumuz. “Bir yanımız çocukluğun tadını çıkarayım.” demiş. Bir yanımız “Bir an evvel büyüyeyim de, özgürlüğüme kavuşayım.” diye düşünmüş. İşte böyle gel-gitler arasında ne olduğunu anlamadan geçmiş gitmiş en kıymetlimiz, her şeyimiz, bu günümüzdeki halimizin yapı taşları. Kaymış gitmiş avuçlarımızdan farkına varmadan. Daha ne olduğunu anlamadan gelmiş oturmuş bedenimize gençliğimiz. Daha çocukluğumuza doyamadan. Mahallede koşturup doyasıya sokaklarda oynayamadan. Hatalar yapıp çocukluğumuza sığınamadan...

Hep büyüklerin gölgesi düşmüş çocukluğumuzun üstüne. Bizim hata yapma fırsatımız olmadan, onların hatalarının bedelini ödemişiz hep. Oyun oynayıp güzel vakit geçirmek tek derdimiz olması gerekir iken; “Annem niye böyle hüzünlü bakıyor?” veya “Babam niye böyle öfkeli? soruları meşgul etmiş zihnimizi. Bir de çocuğuz ya; dünyayı kendi etrafımızda dönüyor sandığımızdan, tüm olumsuzlukların sebebi görmüşüz hep kendimizi. Dahası; çözümü! Onları mutlu etmek için harcamışız tüm emeğimizi. Yalandan mutluluk oyunları oynayıp mutlu göstermişiz kendimizi. Dışımız gülerse, içimiz de güler sanmışız. Yanılmışız! Aldatmış, bizi büyükler! Tecrübesiz, çömeziz ya. İnanmışız! Kandırmışlar bizi, hıçkıra hıçkıra ağlarken, bir şeker uzatıp. Gözyaşlarımızı silip almışız şekeri bir çırpıda. Kanmışız!..

Ne saf, ne temiz, ne can çocuklarmışız! Kanepeden atladığımızda uçtuğumuzu, düşüp dizimiz acıdığında annemiz öpünce geçer sanmışız. Ağlayan birini gördüğümüzde elimizdeki oyuncağı verince geçer, iyileşir sanmışız...

Neredesin şimdi çocukluğum? Ne yapmaktasın? Gelir misin benimle, en kırmızısından bir elma şekeri uzatsam? Ya da en pembesinden bir pamuk şeker aldam? Küstün mü, yoksa bana?

Giyinip kısa pantolonunu, hadi çık gel çocukluğum. Al varımı, yoğumu!...

İnsan en çok neyi özler? Tabii ki çocukluğunu! Çok özledim ben çocukluğumu. Küstüm! Oynamıycam artık! Bu sahte, büyüklük oyununu!

Hadi, uzat ellerini barışalım çocukluğum. Dönme dolapları çok sevsem de;...Ben hiç sevmedim, bu dünya denen düzendeki dönen oyunu!..

....Selam olsun içimizdeki çocuğa. Sevgi ve saygılarımla;

 

Instagram/tcneslihanyuksel

Facebook/İçsel Algılar

Blog/icselalgilar.blogspot.com

 

 
Etiketler: HOŞÇAKAL, ÇOCUKLUĞUM!...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Mayıs 2019
Topal Sehpa
43 Okunma.
20 Mayıs 2019
Ömrüme İthafen;...
81 Okunma.
15 Mayıs 2019
Ey, Türk gençliği!
141 Okunma.
08 Mayıs 2019
Belki de; anneni özledin?...
205 Okunma.
01 Mayıs 2019
Fotoğraflar, anılar, falan-filan...
176 Okunma.
29 Nisan 2019
Hiçliğimden, Benliğime
150 Okunma.
24 Nisan 2019
Şen olun; bayram olsun çocuklar!
225 Okunma.
22 Nisan 2019
İPİNİ KOPARTAN UÇURTMALAR
176 Okunma.
17 Nisan 2019
Herkesin işine yaradığın kadar iyisin!
261 Okunma.
10 Nisan 2019
YELKENLER FORA!...
301 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu'dan...
181 Okunma.
03 Nisan 2019
HAYDİ, ŞİMDİ; “HAYATA TUTUN!”...
270 Okunma.
27 Mart 2019
YURDUM İNSANI, “Haydi Seçime!”...
345 Okunma.
20 Mart 2019
NE GÜZEL ŞEYSİN; BAHAR!...
346 Okunma.
06 Mart 2019
“Ben KADINIM! Ben CAN’IM!...”
276 Okunma.
27 Şubat 2019
Söz’de SEVDİK!...
317 Okunma.
20 Şubat 2019
CANIM TÜRKİYE’m!...
514 Okunma.
13 Şubat 2019
14 ŞUBAT’a GİRERKEN;...
613 Okunma.
06 Şubat 2019
AZRAİL HEP HABERSİZ GELİR!..
661 Okunma.
30 Ocak 2019
AŞK’a DAİR;...
591 Okunma.
23 Ocak 2019
HELAL ve SICAK EKMEK
696 Okunma.
16 Ocak 2019
YOL, YOLCU ve YOLDAŞ
523 Okunma.
09 Ocak 2019
İYİLER HEP KAZANIR!
754 Okunma.
02 Ocak 2019
HOŞGELMİŞ 2019!
536 Okunma.
26 Aralık 2018
BAK POSTACI GELİYOR!...
616 Okunma.
19 Aralık 2018
...BİR ÇİFT LAFIM VAR, KIŞ’A...
576 Okunma.
17 Aralık 2018
İnsan Doğmak ve İnsan Kalmak
346 Okunma.
12 Aralık 2018
HUUUUU KOMŞU!...
617 Okunma.
05 Aralık 2018
ENGELSİZ, GÜZEL GÜNLERE...
628 Okunma.
28 Kasım 2018
“ELVEDA!” DEMEDEN ÖNCE
610 Okunma.
21 Kasım 2018
HEYT BE YAŞAMAK!
875 Okunma.
14 Kasım 2018
“ALTIN ÇAĞIN ÇOCUKLARI!”
728 Okunma.
02 Kasım 2018
Karanlığa Işık Ol
991 Okunma.
31 Ekim 2018
EZAN, BAYRAK, VATAN...
668 Okunma.
24 Ekim 2018
İYİ, KÖTÜ...
834 Okunma.
17 Ekim 2018
BIRAKIN HAYAL KURSUN ÇOCUKLARIMIZ!
955 Okunma.
10 Ekim 2018
DEPRESİF RUHLAR
872 Okunma.
03 Ekim 2018
ZAMAN ÇOK YAMAN!
1077 Okunma.
30 Kasım -0001
“İÇİNDEKİ SEN”E BİR ŞANS VER!
285 Okunma.
Haber Yazılımı