Yazı Detayı
04 Temmuz 2018 - Çarşamba 20:14 Bu yazı 911 kez okundu
 
İdam isteyenlere üç güzel film
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Ne zaman minicik bedenlere uzanan iğrenç ellerle karşılaşsak, ne zaman şiddet olayları insan aklının, vicdanının ve merhametinin ötesine geçse, toplumun büyük bir kesimi “idam” diye bağırır ve bunun çözümünün idam olduğunu, yağlı urganın çözemeyeceği sorun kalmadığını söylerler. 
Bunu söylerken gerçekten inanarak mı söylerler, yoksa o anki öfkenin bir patlaması olarak mı, bilinmez.
Kuşkusuz o cani veya o caniler, o an toplumun tümünün eline geçse, bir kaşık suda boğulacaklarına kuşku duymuyorum. Bunun örneğini de tarih boyunca görmüşüz; hem bizde, hem Ortaçağ Avrupa’sında hem de Amerika’da…
İdam isteyenlerin çoğunluğu İslam şeriatının bir ceza uygulaması olan “Kısasa Kısas”ı örnek göstererek, kısasta hayır olduğunu belirten ayetten de örnek verirler. İşin garibi, yine bu insanlarımızın çoğunun “İslam Şeriatı” diye bir derdinin olmamasıdır.
Tıpkı adında “İslam” olan ülkeler gibi…
İslam’ın hiçbir sosyal ve içtimai yönünü/kuralını uygulamayan bu ülkeler, söz konusu vatandaşı korkutma ve sindirme olduğunda İslam Şeriatının ceza konularına sımsıkıya sarılırlar. Hırsızlık yapanın elinin kesilmesi de buna örnektir. Oysa aynı kesim de çok iyi bilir ki, bir hırsızın elinin kesilmesi için devletin en az 27 kuralını eksiksiz uyguluyor olması gerekir. Bunlardan sadece birisi hırsızın işsiz olmaması diye ipucu verebilirim.
Eğer siz kısasa kısas istiyorsanız, o zaman suçluyu, suç işlemeye iten/götüren bütün yolları da tıkamış olmanız gerekir. Taşları bağlayıp, itleri serbest bırakmak, sizi kuduz köpeğin saldırısından kurtarmaz.
Lafı elbette idama karşı olduğuma getirmek istemiyorum, zaten idama karşı birisiyim. Çünkü asıl söylemek istediğim devletlerin, ceza vermekte oldukça cömert, cezaya giden sosyal ve içtimai sıkıntıları gidermede de oldukça pinti olduğunu söylemek istiyorum.
Yine adaleti sorgulanan bir yerde, idam istemek toplu katliamdan farksızdır.
“Taciz” ve “Tecavüz” gibi kolay suçlamanın yapıldığı konularda “idam” demek, “geri dönüşü mümkün olmayan yola sapmak” demektir.
Çünkü dünyada en kolay suçlama “taciz” suçlamasıdır. Kalabalığın ortasında “İmdat sapık var” diyen birisinin parmağıyla sizi işaret ettiğini dahi anlamadan hayattan kopup gidebilirsiniz. Çünkü o kalabalığın aradığı adalet değil, infazdır; mahkeme de kendileridir, cellat da…
Tersi de olabilir tabii…
Taciz edildiği halde kimsenin inanmadığı, inanmayacağı kadınlarımız, kızlarımız da olabilir.
Güçlüysen taciz iddiası örtbas edilir veya “yeni bir ilişki” olarak algılanır ama güçsüzsen, fakirsen, “sapık” olarak suçlanırsın.
Dikkat ederseniz “suçlu” olanı pek söylemiyorum, “suçlananı” söylüyorum. Yani henüz ispatlanmamış bir suçtan bahsediyorum. Daha ne olduğunu bilmeden linç etmeye meraklı bir kitleden söz ediyorum.
Konuyu araştırmadan karar veren bir kitlenin olduğu yerde masumiyeti kanıtlamak pek mümkün değildir. Bunun için peşin hüküm vermeyen, olayı sonuna kadar araştıran, soruşturan bir toplum gerekir ki, bu toplumun niyeti cezalandırmak değil, masumu korumak, suçluyu da hak ettiği cezaya çarptırmak olmalıdır; linç etmek, anlamadan, dinlemeden, medyanın yönlendirmesiyle sonuca giden olmamak gerek.
İyisi mi yazının başında verdiğim söze döneyim ve size üç güzel film tavsiye edeyim.
Bunlardan birincisi bütün kovboy filmleri…
İçinden seçin, hangisini izlerseniz izleyin.
Ama orada anında darağacı kurup, asmak için uğraş verenlerin suç dosyasına da bakın. Çoğunluğu at hırsızı tiplidir. Hayatı boyunca işlediği suçun çetelesini tutmaya kalın ciltli defter gerekir. Ama o ve onun gibi olanlar yakaladıkları kişinin suçlu olduğuna, kendilerinin temiz kaldığına ve cezanın da derhal verilmesi gerektiğine inanırlar. Ya da kendi kendilerini kandırmanın farklı bir yolu…
İlk taşı günahsız olanımız atsa, recmedecek bir tek suçlu bulamayız. Ama ne ilginçtir ki, ilk taşı atan da, son taşı atan da kendisini “yargı” yerine koyup, delillere bakmadan karar verebilecek kudrette görebiliyor.
***
İkinci filmimiz merhum Necip Fazıl Kısakürek’in eserinden önce tiyatroya, sonra sinemaya uyarlanan ve bana göre “adalet” ve “merhamet” konusunda başyapıt sayılabilecek Reis Bey filmidir…
Senaryosunu ve yönetmenliğini Mesut Uçakan’ın üstlendiği Reis Bey filminin başrolünde Haluk Kurtoğlu oynuyor. Belki çoğunuz bu filmi izlemişsinizdir ama naçizane tavsiyeme uyarak bir kez daha izleyin…
***
Üçüncü ve son film tavsiyem, orijinal adı Jagten olan, Thomas Vinterberg’in yönettiği Onur Savaşı filmidir. Filmin başrolünde Mads Mikkelsen var.
Önerdiğim üç filmi izlediğinizde önyargılardan arınamazsınız/arınamayız biliyorum ama belki bir kez daha sorgulama şansı yakalarsınız.
Çünkü özellikle ülkemizde yaşadığımız “puslu” dönemlerde kimin suçlu, kimin suçsuz olduğuna bile halen karar vermiş değiliz. Bir dönemi suçlarken, o dönemin suçladıklarını da suçlu ilan eden ilginç bir ülkeyiz. Buna 12 Eylül ve 28 Şubat çok canlı örnektir. Biz hem o darbeyi yapanları suçluyoruz hem de o darbeyi yapanları yargıladıklarını suçlu görüyoruz!
Adaletle ilgili film tavsiye etmiyorum, çünkü sadece yargımızın değil, kafamızın da henüz adil ol(a)madığının farkındayım.
Bu kadar olumsuzluğun olduğu yerde, asıl sorunun insan yetiştirme olduğu da daha net anlaşılır.
Kuşkusuz minicik bedenlere dokunanların cezası bana göre de idam gibi “ağır” bir cezadır. Belki de bunu hep ertelememin nedeni, “adaletinden emin olduğum” bir yüce makam bulamadığımdandır. 
Unutmayın, idam istemek çok kolay; masum bir başbakanın ipte sallandırıldığı bir ülkede ise idam demek, cesaret ister!

 

 
Etiketler: İdam, isteyenlere, üç, güzel, film,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
466 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
785 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
551 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
449 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
275 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
431 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
737 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
852 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
615 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
603 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
385 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2387 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
708 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
645 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
557 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
602 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
436 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
475 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
380 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
809 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1262 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
848 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4750 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2005 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
885 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
679 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1860 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
796 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1747 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1485 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1851 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
962 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
961 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2843 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1070 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
985 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1744 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
836 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1070 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
833 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1253 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
911 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
846 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
874 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
979 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
878 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1023 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
845 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
788 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1019 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1010 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
833 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
869 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
945 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4541 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1173 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1175 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1417 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1118 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1136 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1277 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1234 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1109 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1044 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1401 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1035 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1193 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1293 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1286 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1772 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1163 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1255 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1239 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
948 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1108 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1120 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1469 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1084 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1255 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1094 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1132 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1140 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1160 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1173 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1242 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1197 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1053 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1090 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1366 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1093 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1137 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1293 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1188 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1138 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
961 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1125 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1329 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1172 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1145 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1130 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1421 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1072 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1252 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1501 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1384 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1135 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1301 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1216 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1160 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1258 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1219 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1066 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1178 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1277 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1087 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
886 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1250 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1100 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1114 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1054 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1077 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1211 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1136 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1003 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1092 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1013 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1202 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1230 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1189 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1279 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1213 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1389 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1150 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1149 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1292 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1251 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1485 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1169 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1019 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1195 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1299 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1145 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1213 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1384 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1231 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1395 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1248 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1140 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1152 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1154 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1151 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1329 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1268 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1212 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1369 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1236 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1310 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1462 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1214 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1270 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1216 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1474 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1363 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1217 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1382 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1210 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1362 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1406 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1254 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1457 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1289 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1316 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1287 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1267 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1300 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1229 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1372 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1363 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1485 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1256 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1415 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1382 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1455 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1134 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1216 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1457 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1272 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1318 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1421 Okunma.
Haber Yazılımı