EZGİ YAĞMUR BATIR / PSİKOLOG KORONAVİRÜS SÜRECİNDE OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK VE ÖNLEMLER google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
27 Nisan 2020 - Pazartesi 00:00 Bu yazı 2529 kez okundu
 
KORONAVİRÜS SÜRECİNDE OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK VE ÖNLEMLER
EZGİ YAĞMUR BATIR / PSİKOLOG
 
 

Dünyada ve ülkemizde görülen korona virüs insanlar üzerinde bir takım psikolojik etkilere neden olmaktadır.
 Yaşamı tehdit eden olayların insanlar üzerinde kaygı ve korku yaratması doğaldır.  Artan korona virüs haberleri obsesif kompulsif bozukluğu olan kişilerde şikayetlerin artmasına herhangi bir tanısı bulunmayan kişilerde de yoğun bir şekilde kaygı ve korku artışına yol açabilmektedir. 
Obsesyonlar yani takıntılar, ısrarlı bir şekilde kontrol altına alınamayan istem dışı olarak tekrarlı düşünceler ve hayallerdir. Kişiler aslında bu düşüncelerin gerçek olmadığını abartılı olduklarını bilirler ve bu davranışları o kadar yoğun bir şekilde yaşarlar ki günlük yaşamlarındaki işlevsellikte bozulmalar meydana gelebilir. Kompulsiyonlar, obsesif düşüncelerin bir sonucu olan kaygının azaltılması için tekrarlayıcı, abartılı davranışlar ve bilişsel eylemlerdir. Örneğin; elinin kirli olduğuna dair obsesyona (takıntılı düşünce)  sahip kişi rahatlamak için elini yıkayarak kompulsiyon davranışı gösterecektir. Ancak bu durum kişide kalıcı bir rahatlığa sebep olmayabilir. Obsesif düşüncenin tekrar kendini göstermesiyle birlikte bir kısır döngü görülebilmektedir. Bu kısır döngü kişide elinin kirli olduğu düşüncesi ve elini yıkama davranışının yoğun bir şekilde tekrarlanmasına neden olacaktır. Obsesif Kompulsif Bozukluğu’nun en sık görülen temaları arasında mikrop kapma, kirlenme korkusu vardır. 
Mevcut hastalığa sahip kişiler salgın olmadığı zamanlarda da mikrop kapacaklarına dair düşünceleri bulunmaktadır. Örneğin; mikrop kapacaklarını düşünerek yaşamlarını kısıtlar ve hastaneye gitmeme, çöplere dokunmama, eldiven takma gibi davranışlarda bulunurlar. 
Pandemi sürecinde korona virüse yakalanmamak için yakınlarımız ve diğer kişilerle temas etmemeye özen gösterilmekte hijyen kurallarına uyularak mikrop olabilecek yerlerden uzak durulmaktadır. 
Bu durum mevcut hastalığa sahip kişilerin bu düşünceleri daha da yoğun yaşamasına, el yıkama davranışlarında artışlara sebep olabilir. Öncelikle bu sürecin olağan üstü bir süreç olduğu bilinciyle hareket edilmelidir. Mevcut hastalığa sahip kişiler hijyen kurallarındaki el yıkama davranışının 20 saniye olmasına özen gösterilerek davranıştaki aşırılığı önleyebilirler. Aşının bulunmaması henüz etkili bir tedavi yönteminin olmaması gibi nedenlerden dolayı kişiler belirsizlik duygusunu yoğun bir şekilde yaşamaktadırlar. Ancak bu gibi durumlarda yaşanan kaygı yaşamın devamı için doğaldır. Kaygı gelecek tehditlerin fark edilmesi ve önlemlerin alınabilmesi açısından uyum sağlayıcı bir özellik gösterebilmektedir. Bundan dolayı hissedilen kaygı düzeyi aşırılaşmadıkça yani günlük yaşamdaki işlevselliklerde bozulmalara sebep olmadıkça kaçınılmaması ve korkulmaması gereken bir durumdur. 
İzalasyon sürecinde okulların kapanması, bazı meslek gruplarında esnek çalışma saatlerine geçilmesi gibi durumlar evde geçirilen zamanın artmasına ve aile içi etkileşimin daha fazla yaşanmasına neden olmaktadır. Anne babalar kendileri ve diğer aile üyeleri için zaman yönetimi yaparak bir takım aktivitelerde bulunabilirler. 
Özellikle çocukların yanında haber kanallarının sürekli açık olmamasına ve sık sık korona hakkında konuşulmamasına dikkat edilmelidir. 
Çocuklarla beraberken konuyu kapatmak ve açıklama yapmamak doğru olmayacaktır. Ebeveynler tarafından samimi ve anlaşılır bir şekilde yapılan bilgilendirici konuşmalar çocuklarında bu süreci anlamasını sağlayacaktır. 
Okul öncesi çocuklar neler olup bittiğini anlamlandıramayacakları için genellikle anne ve babalarının davranışlarını gözlemleyerek örneğin; bir konu hakkında kaygılı ve korkmuş ifadelerde bulunmaları çocukların da benzer tutum geliştirmelerine neden olabilir. 
Okul çağı çocukları ise artık hemen hemen hepsinin ulaşımının kolay olduğu internet aracılığıyla yanlış bilgilere ulaşabilirler. Bunun için çocuklara her bilginin doğru olmadığı anlatılarak doğru bilgilendirme konusunda ebeveynlerin aracılık etmesi daha doğru olacaktır. 
Bu süreçte yanlış bilgilere maruz kalmamak için sosyal medya araçlarından uzak durmaya çalışılmalı ancak yakınlarla olan iletişim tamamen kesilmemelidir. Telefon görüşmeleri yaparak iletişimi aktif tutmaya özen gösterilmelidir. Ölüm sayılarındaki artışın sık takibi korku ve kaygıya sebep olacağı için günde bir kere haberlere bakılması daha doğru olacaktır. Doğru bilginin kaynağına ulaşabilmek için sağlık bakanlığının resmi internet sitesindeki bilgiler takip edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki aşırıya kaçan kaygı durumlarının varlığında ve obsesif kompulsif bozukluğu olan kişilerin şikayetlerinde artışların yaşanması psikiyatrik terapi ve tedavilerin bu süreçte tekrar düzenlenmesini gerektirebilir.

 
Etiketler: KORONAVİRÜS, SÜRECİNDE, OBSESİF, KOMPULSİF, BOZUKLUK, VE, ÖNLEMLER,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı