İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Yazı Detayı
04 Aralık 2018 - Salı 17:44 Bu yazı 738 kez okundu
 
Mutfakta garip şeyler oluyor
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Karnımın guruldamasından mı uyandım, uyandım diye mi karnım guruldamaya başladı, yoksa beni uyandıran gizli bir güç mü vardı.. doğrusu bilemiyorum ama uyandığımı iyi biliyorum, karnımın guruldadığını, hatta midemin ezilip, ta sırtıma yapıştığını da çok iyi biliyorum. Açım işte kardeşim açım. İlla boynumuza yafta takıp gezelim mi, yaftanın üzerine kocaman harflerle “Açım” diye yazalım mı?

Yorganı üzerimden atınca havanın soğuk olduğunu da anladım. Sırtıma sabahlığımı geçirip, ayağıma terlik almayı da ihmal etmeyerek yataktan çıktım. Ancak yataktan çıkarken olabildiğince sessiz olmaya gayret ettim, hani hanımı uyandırıp da gece gece fırça yemeyelim. Yataktan çıkıp, koridora kavuştuğumda tuvalete mi gitsem, mutfağa mı gitsem diye bir ikilemde kaldım ama bu ikilem çok kısa sürdü. Mutfaktan süzülen ışık, beni kendisine doğru çekti. Bu vakitte mutfakta kim ola ki, herkes horul horul uyuyordur. Ama demek ki benim gibi karnı guruldayan birisi var.

Mutfağa yaklaşınca dışarıya süzülenin sadece ışık olmadığını anladım. Bir takım garip sesler de geliyordu. Hayırdır, hırsız falan mı var diye bir tereddüt geçirdim. En iyisi temkinli olmaktı.  Kapının arkasındaki askılıkta baston gibi duran şemsiyeyi, el yordamıyla bulup, kendimi silahlandırdım. Artık silahlı kuvvetlerin bir neferi olarak mutfağa dalabilirdim, heyttttt diye bir nara atıp, hırsızı veya hırsızları birkaç kılıç darbesiyle diskalifiye edebilirdim.

Bu düşünceme şaşırdım. Sahi benim gibi naif birisi hangi ara şiddet yanlısı olmuştu ki…

Belki de henüz uyanmadım, kendimi çimdikledim, uyanmıştım. Yüzüme bir iki şaplak attım, acı vardı, demek ki uyanmıştım. O zaman şiddet yanlısı olmaya gerek yoktu. Eğer mutfaktaki hırsız ise onunla güzel güzel konuşurdum. Polisi de aramazdım, kendisini bu defalık affederdim.  Ne yani, hırsız da beni dinleyecek miydi, elinde ne varsa üzerime doğrultmayacak mıydı, belki de beni öldürürdü, şu an, son andı belki…

Yahu ben ne diyorum, açlık başıma vurmuş herhalde. Peki ya hırsız değilse.. Aman Allah’ım gece gece evimizde kim veya kimler ola ki…

Kapının koluna elimi atmamla, kapının açılması bir oldu. Fonetik bir sesle “Hoş geldiniz, hoş geldiniz” sesleri yükselmeye başladı, şaşırdım. Doğum günüm değildi, hem hoş geldiniz diyen bizden birisi değildi, hatta birisi bile değildi.

Fonetik bir ses bana bir biri ardına güzel cümleler kuruyordu ama ortada kimse yoktu. Sanırım oğlum babasına sürpriz yapmış. Bir yerlerde ses kayıt cihazı, müzik aleti falan vardır diye sağa sola baktım ama öyle bir şey görünmüyordu.

Birden mutfak aydınlandı, hah şimdi yandık hanım kalktı ve benim diyeti bozduğumu sanacak. Yoksa mutfakta ne işim ola ki, değil mi?

Ama ışık hanımın geldiğini işaret etmiyordu, buzdolabının kapağının açıldığını işaret ediyordu. Hayret buzdolabının kapağı hangi ara kendi kendine açılır oldu ki, tüh bozulduysa şimdi bir dünya para isterler.

Dolabın kapağı açıldı, mutfak aydınlandı ama sadece bununla kalmadı, çok güzel bir Amasya elması dolaptan süzülerek bana doğru geldi. Gelirken de kabuğu soyuldu, dilimlendi ve altına doğru uçuşan bir tabağa dizildi, tam gözümün önüne gelip durdu, gayri ihtiyari elimi uzattım ve o mis kokulu elmadan bir dilim aldım. Kendimi bir kez daha çimdikledim ama yok, uykuda değildim, capcanlı, kapkanlı uyanıktım. Dolaptan bir mandalina çıktı, yine aynı metotla havada soyularak bir kaba girdi. Ardından üzüm ve ardından da muz.

Neyse de ne diye çok önemsemedim, zaten karnım gurulduyordu, meyveyle de diyetimi bozmamış olurum. En iyisi yatmaktı, sabah erkenden işe gideceğim.. diye düşünüyordum ki, birden bir gürültü koptu, mutfak tezgahının alt kapağı kendiliğinden açıldı, tencere tezgahın üzerine uçtu, kapağı açıldı. Kapağı açık olan buzdolabından domates, biber, patlıcan havada uçarak geldi, musluğun tam altına. Musluk açıldı, sebzeler yıkandı, havadayken doğranıp tencerenin yanında aniden beliren süzgeçli kaba doluşuverdi. Derken dolabın dondurucu bölmesinden kuşbaşılık etler, havada çözülerek uçtu, tencereye kondu. Şişede duran yağ tencereye aktı, tencere uçtu, ocağın üstüne kondu ve ocak yandı, bir kepçe kendi kendine eti yağla karıştırdı, bu arada pul biber serpildi, soğan doğranıp içine konuldu, tuz serpiştirildi, biraz kekik kondu ve et hazır hale getirildi. Sonra sebzeler süzgeçli kaptan uçarak tencereye doğru yol aldı. Ben şok halinde bütün olanları izliyor ve bütün bu olanlara bir anlam veremiyorum. Ama beni şaşırtmak isteyen mutfak da boş durmuyor. Bir tava çıktı meydane, musluktan su aldı kendi kendine, sonra pirinç kabından süzüldü, yağ eklendi, şehriye tavaya serpildi, pirinçle birlikte yağın da yardımıyla kavruldu durdu. Böylece bir pirinç pilavı ocağın üstünde pişmeye başladı.

Ben kapının önünden bir adım bile atmadım, atacak halimin olduğunu da sanmıyorum. Gördüklerim karşısında şok oldum, sürekli kendimi çimdikliyor, yüzüme şaplak atıyor, sağımı solumu dövüp duruyorum ama bunun sonunda bir ziyafet olacağı da kesin, artık kaçınılmaz.

Kapısı açık dolaptan yoğurt çıktı, soğuk su çıktı, derin bir kabın içinde buluştular ve birlikte dans ederek ayran kıvamına geldiler. Sonra dolaptan salatalık çıktı, rende onu havada karşıladı, balkondan birkaç diş sarımsak soyula soyula geldi, çok acılı olmalı ki ezildi, büzüldü, tuz yardımına koştu ve sonra hep birlikte derin kapta buluşup ağlaştılar, kaynaştılar, karıştılar ve ortaya çok güzel bir cacık çıktı, kaseye doldu, masaya dizilmeye başlandı. Sonra ocaktaki yemekler havada süzülerek, dolaptan çıkan porselen tabaklarla buluştular, sonra da masadaki yerini aldılar. Pirinç pilavı da onlara bakıp, bir başka porselen tabakla anlaşarak masadaki yerini aldı. Kaşıklar, çatallar, peçeteler derken mükellef bir masa kuruldu ve bir anda masa dile geldi, yemek hazır, sizi şuraya alayım diye. İşte o anda sandalye hafifçe yerinden kıpırdadı, sağa doğru döndü, benim oturacağım şekle büründü. Kırmadım, gittim oturdum, sandalye kendiliğinden düzeldi ve kaşık elime geldi. Sonrası çok kolay, bir oturuşta bana ayrılan her şeyi bitirdim. Aman Allah’ım nasıl da lezzetli, olmuş, nasıl da lezzetli olmuş…

Birden sırtıma birisi dürttü, sağa sola baktım kimse yok, bir daha dürttü, yine baktım yok. Sonra bir ses geldi, “kalk bey, uykuda kalmışız, işe geç kalacaksın”

Kalktım, akşam yattığım gibi halen karnım gurulduyor, midem sırtıma yapışmış, ağzım kurumuş.. Azıcık göbeği eriteyim diye başladığım bu diyet beni bozacak, hem de fena halde bozacak, diyeyim!

 

 
Etiketler: Mutfakta, garip, şeyler, oluyor,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
467 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
785 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
552 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
449 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
276 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
431 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
852 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
615 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
603 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
385 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2388 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
710 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
911 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
645 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
557 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
602 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
436 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
475 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
380 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
811 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1262 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
848 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4750 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2005 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
886 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
679 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1860 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
796 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1747 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1485 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1851 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
962 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
961 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2843 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1070 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
985 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1744 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
836 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1070 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
833 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1254 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
911 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
846 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
874 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
979 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
878 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1023 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
845 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
789 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1020 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1011 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
833 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
870 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
945 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4541 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1173 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1175 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1417 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1118 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1136 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1277 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1235 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1109 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1044 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1401 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1036 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1193 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1293 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1286 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1772 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1164 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1256 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1239 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
948 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1108 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1120 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1470 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1085 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1255 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1094 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1132 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1140 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1160 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1173 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1242 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1197 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1053 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1090 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1366 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1093 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1137 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1293 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1188 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1138 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
961 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1125 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1329 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1172 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1146 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1132 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1421 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1072 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1252 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1501 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1384 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1135 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1301 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1216 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1161 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1258 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1219 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1066 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1178 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1277 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1087 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
886 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1251 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1100 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1114 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1054 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1077 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1211 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1136 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1003 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1092 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1013 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1202 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1230 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1189 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1279 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1213 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1390 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1150 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1149 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1292 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1251 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1486 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1169 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1019 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1195 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1299 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1145 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1213 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1384 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1231 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1395 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1248 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1140 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1152 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1154 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1151 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1329 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1268 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1212 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1369 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1236 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1310 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1462 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1214 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1270 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1216 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1474 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1363 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1217 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1382 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1210 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1362 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1406 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1254 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1457 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1289 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1316 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1288 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1267 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1300 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1229 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1372 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1363 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1485 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1256 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1415 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1382 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1455 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1134 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1216 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1457 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1272 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1318 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1421 Okunma.
Haber Yazılımı