Terzilik de yok olmanın eşiğinde

YAŞAM 11.05.2015 - 07:56, Güncelleme: 02.12.2022 - 10:19
 

Terzilik de yok olmanın eşiğinde

Hazır giyim sektörünün hızla gelişmesi, terzilik mesleğine son demlerini yaşatıyor. İnsanlar artık, özel kıyafet diktirmediği gibi, eskiyen bir giysi tadilat için terziye vermek yerine yenisini almayı tercih ediyor. 28 yıldır terzilik yapan İsmail Dangır, mesleğinin yok olmaya yüz tuttuğunu söyledi.
Geçmişin gözde meslekleri arasında yer alan terzilik, her ne kadar yıllara meydan okusa da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Emral Çarşısı’nda terzilik yapan İsmail Dangır, yetiştirecek çırak bulamadıklarını ifade ederek, mesleğinin gelecekte kaybolacağını vurguladı. Terziliğe 12 yaşında başladığını ve okumak yerine çalışmayı seçtiğini belirten Dangır, geçmişte işlerinin çok daha iyi olduğunu ifade ederek, “Terziliğe 12 yıl önce başladım. Babam bana okumak isteyip istemediğimi sordu bende çalışmayı seçtim. Çırak olarak beni bir terzinin yanına verdi. O günlerden bugünlere geldik. Geçmişte işlerimiz çok daha iyiydi. Hatta Emral Çarşı’sında depo olarak kullanan dükkan yoktu. Terziliğin yanında giysi satışı da oluyordu. İşleri yetiştirmekte zorlanıyorduk ki tamir, tadilat türü işleri ricayla alıyorduk. Oyalayıcı bir iş gibi geliyordu. O zamanlar takım elbiseydi, ısmarlama dikimdi, elimize çok iş geliyordu. Ancak tekstil ve hazır giyim sektörünün gelişmesi terziliği yok etmeye başladı” dedi. Mesleğinin zorluklarından bahseden Dangır, hak ettiklerini kazanamadıklarını da sözlerine ekledi.  “Kaliteye bakılmıyor” İnsanların kaliteye bakmayarak, hazır giyime yöneldiğini kaydeden Dangır, ısmarlama dikimin daha pahalı ve kaliteli olduğunu vurgulayarak, “İnsanların maddi güçleri eskiye nazaran kötüleşti. Haliyle hazır giyime doğru bir yönelme oldu. Artık işçiliğe ve kaliteye bakılmıyor. Örneğin iyi kaliteli bir takım elbise yerine, farklı farklı olsun diye 3 tane ucuz takım elbise almak mantıklı geliyor. Ancak insanlar, kalitesiz kumaşın cilde ne kadar zarar verdiğinin farkında bile değiller. Naylon ve polyester ağırlıklı kumaşlar kansere neden olabiliyor. Müşteriler yaptığımız kıyafetlerin fiyatlarını mağazalarda satılanlarla kıyaslıyor. Ancak, bizim en iyi kumaşımızın fiyatı, mağazadakilerin en iyi kumaşının neredeyse yarı fiyat ama farkında değiller” diye konuştu. “Yetişecek çırak yok” Mesleğine olan ilginin geçmişe nazaran azaldığını ve zorunlu eğitim sisteminin 12 yıla çıkartılması nedeniyle çırak yetiştiremediklerini belirten Dangır, bu nedenle de mesleğinin gelecek nesiller boyu devam edemeyeceğini ifade ederek, “Zonguldak gittikçe küçülen bir şehir haline geldi. Sürekli göç veriyor ve bu durum durdurulamıyor. Gençler, burada kalmak yerine çalışmak için büyük şehirlere gidiyor. Ayrıca, aileler eskisi gibi okumak istemeyen çocuklarını meslek öğrenmesi için çırak olarak vermiyor. Eskiden önemli olan çocukların birer meslek sahibi olmalarıydı. Fakat şartlar değişti, kaldı ki zorunlu eğitim sistemi 12 yıla çıkarıldı. Belki de bizler mesleğimizin son temsilcileriyizdir. En genç terziler bizleriz” şeklinde konuştu. HABER: Göksu BAYRAM  
Hazır giyim sektörünün hızla gelişmesi, terzilik mesleğine son demlerini yaşatıyor. İnsanlar artık, özel kıyafet diktirmediği gibi, eskiyen bir giysi tadilat için terziye vermek yerine yenisini almayı tercih ediyor. 28 yıldır terzilik yapan İsmail Dangır, mesleğinin yok olmaya yüz tuttuğunu söyledi.

Geçmişin gözde meslekleri arasında yer alan terzilik, her ne kadar yıllara meydan okusa da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Emral Çarşısı’nda terzilik yapan İsmail Dangır, yetiştirecek çırak bulamadıklarını ifade ederek, mesleğinin gelecekte kaybolacağını vurguladı. Terziliğe 12 yaşında başladığını ve okumak yerine çalışmayı seçtiğini belirten Dangır, geçmişte işlerinin çok daha iyi olduğunu ifade ederek, “Terziliğe 12 yıl önce başladım. Babam bana okumak isteyip istemediğimi sordu bende çalışmayı seçtim. Çırak olarak beni bir terzinin yanına verdi. O günlerden bugünlere geldik. Geçmişte işlerimiz çok daha iyiydi. Hatta Emral Çarşı’sında depo olarak kullanan dükkan yoktu. Terziliğin yanında giysi satışı da oluyordu. İşleri yetiştirmekte zorlanıyorduk ki tamir, tadilat türü işleri ricayla alıyorduk. Oyalayıcı bir iş gibi geliyordu. O zamanlar takım elbiseydi, ısmarlama dikimdi, elimize çok iş geliyordu. Ancak tekstil ve hazır giyim sektörünün gelişmesi terziliği yok etmeye başladı” dedi. Mesleğinin zorluklarından bahseden Dangır, hak ettiklerini kazanamadıklarını da sözlerine ekledi. 

“Kaliteye bakılmıyor”
İnsanların kaliteye bakmayarak, hazır giyime yöneldiğini kaydeden Dangır, ısmarlama dikimin daha pahalı ve kaliteli olduğunu vurgulayarak, “İnsanların maddi güçleri eskiye nazaran kötüleşti. Haliyle hazır giyime doğru bir yönelme oldu. Artık işçiliğe ve kaliteye bakılmıyor. Örneğin iyi kaliteli bir takım elbise yerine, farklı farklı olsun diye 3 tane ucuz takım elbise almak mantıklı geliyor. Ancak insanlar, kalitesiz kumaşın cilde ne kadar zarar verdiğinin farkında bile değiller. Naylon ve polyester ağırlıklı kumaşlar kansere neden olabiliyor. Müşteriler yaptığımız kıyafetlerin fiyatlarını mağazalarda satılanlarla kıyaslıyor. Ancak, bizim en iyi kumaşımızın fiyatı, mağazadakilerin en iyi kumaşının neredeyse yarı fiyat ama farkında değiller” diye konuştu.

“Yetişecek çırak yok”
Mesleğine olan ilginin geçmişe nazaran azaldığını ve zorunlu eğitim sisteminin 12 yıla çıkartılması nedeniyle çırak yetiştiremediklerini belirten Dangır, bu nedenle de mesleğinin gelecek nesiller boyu devam edemeyeceğini ifade ederek, “Zonguldak gittikçe küçülen bir şehir haline geldi. Sürekli göç veriyor ve bu durum durdurulamıyor. Gençler, burada kalmak yerine çalışmak için büyük şehirlere gidiyor. Ayrıca, aileler eskisi gibi okumak istemeyen çocuklarını meslek öğrenmesi için çırak olarak vermiyor. Eskiden önemli olan çocukların birer meslek sahibi olmalarıydı. Fakat şartlar değişti, kaldı ki zorunlu eğitim sistemi 12 yıla çıkarıldı. Belki de bizler mesleğimizin son temsilcileriyizdir. En genç terziler bizleriz” şeklinde konuştu.


HABER: Göksu BAYRAM

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inanisgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.