Yusuf İkram TUNA SİDAR FIRAT ÖLDÜ!
Yazı Detayı
05 Ağustos 2020 - Çarşamba 10:30 Bu yazı 1532 kez okundu
 
SİDAR FIRAT ÖLDÜ!
Yusuf İkram TUNA
y.ikramtuna@gmail.com
 
 

Merhaba;
 

Bu bayram bir yara açıldı ve ben bir parçamı bıraktım köşe başına. Eski bayramları özledik deriz ya hep ben de özledim bu bayram. Korkmadan sarılmayı, el öpmeyi, kucak dolusu sevgimi vermeyi özledim çocuklara. Geçen sene ki bayramı özledim ben, öyle çok eskisini değil. Tabi o eski bayramların huzuru bambaşka idi lakin bu bayram öncekinden hiç bir şey bırakmamış gibiydi. Dünya Sağlık Örgütü‘nün açıklamalarına bakacak olursak biz artık bayramları çok arayacağız.Bu şükürsüzlük bize daha neler getirecek bilemiyorum ve korkuyorum yarınlarımızdan.
 

Bazılarına bayram farklıydı. Zira kapuz plajı kapasitesinin üzerinde misafir ağırlamış. Ayrıca Bartın’a girişlerde kısıtlanmış. Düğünler de mendilini kapan halayın başı olmak için yarış yapmış. Maske kullananlara kullanmayanlar hayıflanmış, yaşlılara sarılmış ahrette yer ayırtmışlar. Ne kadar da normale dönmüş insanlar. Yeni normal dedikleri bu olsa gerek galiba! Bilim insanları bayramın bilançosu 15 gün sonra kendini gösterecek açıklamaları yapıyor ve bu gidişin sonu pek hayırlı gözükmüyor.
 

Bayram ve düğün özeldir bizim toplumumuzda. Her düğünde, her bayramda belimizden silahı çeker ve umarsızca ateşleriz. Düğünlerde silah ateşlemek; Osmanlı da yasaklanmasına ve hatta silah atanların prangaya vurulma cezasına rağmen devam eden ilginç bir toplum yarası.
 

Dr. Nuri Adıyeke'nin bir araştırması, Osmanlı devlet adamlarının 19. yüzyılın ortalarında eğlencelerde silah atılmasını engellemek için bulduğu ilginç yöntemleri ortaya çıkarmıştır. Osmanlı yönetimi, eğlencelerde silah atılmasını engellemek için 19. yüzyılın ilk yarısında bir emir çıkarmış, ancak bunun üzerine insanlar da kurusıkı atmaya başlamışlardı. Kurusıkı atışlardan da yaralananlar olunca kurusıkı atmak da yasaklandı. Fakat yayınlanan emirlere rağmen insanlar eğlencelerde silah atmayı bırakmadılar. Bunun üzerine 1850'de bir emir çıkarıldı ve bu emir dönemin resmi gazetesi Takvim-i Vekayi'de de yayınlandı.

Düğünlerde tüfek ve tabanca atılmasının yasaklanmasıyla ilgili emir Bağdat'tan Belgrad'a, Girit'ten Üsküp'e, Biga'dan imparatorluğun dört bir tarafına gönderilerek, mahalli idarecilerin gerekli tedbirleri almaları istenmişti. İmparatorluğun dört bir tarafındaki valiler merkeze gönderdikleri cevabi yazılarda düğünlerde silah atılmaması konusundaki emre dikkat ve itina edileceğini söylemişlerdi. Bağdat Valisi Abdülkerim Paşa, merkezden gelen emir üzerine en sert tedbiri alan vali olmuştu. Abdülkerim Paşa, merkeze yazdığı cevabi yazıda silah atma yasağına uymayanları prangaya koyduracağını söylemişti. Ancak devletin aldığı sert tedbirler ve bazı bölgelerde bu işe engel olamayan muhtarların azledilmesine rağmen mesele çözülemedi. Düğünlerde silah atılması ve ölümler devam etti.(Erhan AFYONCU)


Ve bu bayram, Bayramın ikinci günü,


Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde ailesiyle düğüne giden Sidar( Dayanıklı, Ağaç gölgesi) FIRAT (3),havaya rastgele ateş açılması nedensiyle göğsüne mermi isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. (rakamla 3,parantez içinde (“üç”) yazı ile üç, büyük harf ile ÜÇ, tarifi mümkün değil işte daha üç yaşında)

3 yaşında bebe açmaya çalıştığı gözlerini yumdu. Melek oldu. Rahmet oldu.

2 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Peki evladının adını Sidar ( Dayanıklı, Ağaç gölgesi) koyan baba nereye gönderildi? Annesine Allah tarafından göbek bağı ile bağlanan bebeğini kaybeden anne neyini kaybetti? Suçlular cezaevine minik Sidar cennete gönderildi. Biri de çıksın bana desin ki anne ve babasını da şuraya gönderdik. Anlatın bana anlatın anlamak istiyorum gerçekten o baba o ana nerede? Hangi söz kapatır yüreklerinde ki acıyı. Hangi ilaç derman olur içlerinde ki tükenmeyen çığlık sesine!

Cennete sana sarılmak istiyorum Sidar! Seni görmek istiyorum. Bu bayram da o kadar yaram varken bir yaram da sen oldun, yaran acımasın EVLAT. Yaran yaram oldu.

 

Toplumun yozlaşması için eğitimini bitirmeniz yeterli. Gerçi bizim eğitim sistemimizin durumu da ortada. Eğer hata yoksa eğitim de nasıl türedi cehalet ülkemde. Çok kurcalamak da iyi değil bence lakin sistemde her an değişiyor bu ülkede.

Yaptıklarınız ile yaşarsınız, aklınızdakiler ile ölürsünüz! Yaşantınızda ki güzellikleri aklınızda bırakmayın! Kefenin cebi yok diye boşuna demediler, yanında bir yudum su götüreni görmediler. Hayatınızı yaşarken yaşadıklarınızın farkına varın. Sesinizi duyurmak istediğiniz de çığlıklarınızı içerinize değil, en yükseklere kadar atın! Ezilen yada ezen olmak için değil, fedakar ve yardımcı olmak için nefes alın. Gözlerinizi kapattığınızda ardınızdan iyi insan denilmesi beklemek için; yarınlara yatırımlar yaparak iyiliğin kazananı olun. Fırsatlar ülkesi aramayın, fırsatları var eden toplumu kurmak için çabalayın.

Çocukları sevin, sevmek gerçekten güzel.

Bu kentin karanlığında kalanlara aydınlık yarınlar diliyorum!

Sevgi, saygı ve sağlık dileklerimle … Hoşça kalın!

 
Etiketler: SİDAR, FIRAT, ÖLDÜ!,
Yorumlar
Haber Yazılımı